Bilin ki, yalnız değilsiniz!
Bebeğinizin ya da okul öncesi yaştaki çocuğunuzun beslenmesi hem sizin hem de onun için kabusa dönüşüyorsa, öncelikle bilmeniz gereken yalnız değilsiniz! Her gün aldığım yüzlerce mail arasından ve her gün canlı yayında arayan telefonlardan da anladığım kadarıyla birçok anne çocuğunun şöyle iştahla, keyifli keyifli yemek yememesinden şikayetçi… Ve inanın yakın bir zamana kadar ben de aynı dertten muzdariptim! Çocuğun yemek görünce, hiç tatmadan yüzünü ekşitmesini, her gün bıkmadan usanmadan bir hevesle “Belki bunu yer?” diye yaptığım yemekleri çöpe dökmeyi, yemek saatlerinin neşe ve muhabbet saatleri olması gerekirken, savaş ve mücadele ile geçmesinin ne demek olduğunu, maalesef iyi bilirim.
Bir yandan sürekli birileri size -yani anneye- “Yanlış yapıyorsun” der… Büyük ihtimal, evet bir yerlerde yanlış yapıyorsunuzdur ve bu yanlışa farkında olmayarak takılmışsınızdır. Öte yandan psikologlar; “Bırakın acıkınca yer, üstelemeyin, çocuğun bireyselliğine saygı duyun!” der. Ama çocuk doktoruna gittiğinizde boyu-kilosu yaşına göre düşük çıktığında doktorun karşısında kendisini suçlu ve beceriksiz hisseden yine ve sadece annedir. Tabii, bu kısır döngüde sadece suçluluk değil, kendinizi çocuğunuz tarafından da reddedilmiş hissedebilirsiniz. Üstelik, danışmanlık aldığınız uzmanların yanı sıra, eşiniz, anneniz, diğer yakın çevre ve büyükler; çocuğa yemek yemeyi sevdirip, öğretemediğiniz için dilleriyle değilse de bakışları ve davranışlarıyla sizi suçlar. Ve o küçük, sevimli canavarla gün içinde uzun saatler siz bir başınıza kalırsınız.
Ben ne yaptım, biliyor musunuz? Hayır, asla Duru’yu aç falan bırakmadım. 2,5 yaşındayken, öğlen yemeklerini ana okulunda yemesi, yemek yeme alışkanlıkları edinmesinde büyük fayda sağladı. Neyi seviyorsa (ki, o sıra bir tek pilavı seviyordu), her gün başka tür bir pilav pişirdim: Mısırlı, tavuklu, nohutlu, etli, havuçlu… Yeni tatlar konusunda dirençli bir yapısı olduğunu ve onun da tercihleri olabileceğini “mecburen” kabul ettim. 7. ayda katı gıdaya geçmemizden itibaren kendi yapmış olabileceğim yanlışların bir listesini kendime itiraf ettim. Evet, hiçbir şey, hemen bir çırpıda değişmiyor, bebekler ve çocuklar da alışkanlıklarına ve takıntılarına kuvvetle sahip çıkıyorlar. Hatta varoluşlarını bu diretmeler üzerine kuruyorlar. Öyleyse, en önemli kural; di-ret-me-ye-cek-si-niz! Yaşına uygun cümlelerle; “Bu senin bedenin, tabii ki tercihlerin var, ama sağlıklı bir şekilde büyüyebilmek için her yiyeceğin en azından tadına bakıp, sevmeyi deneyebilirsin” şeklinde sorumluluğu çocuğa bırakmaya başladığınızda, arkası da çorap söküğü gibi geliyor… Sabır, sukünet ve zaman size de yardım edecek, inanın…
Bebek Cocuk SagligiBebek Cocuk Sagligi
Devamını Okuyun...
06.08.2007
En sık görülen 10 önemli ev kazası
1- İlaçlar: Özellikle çocuklara ilginç gelen küçük şekerlemelere benzeyen kalp ilaçları geri dönüşü olmayan zehirlenmelere yol açabilir. Aspirin, flor ve demir tabletleriyle olan zehirlenmeler de ciddi sorunlara neden olabilir. Hayvanlar için kullanılan parazit ilaçları ile bitkiler için kullanılan organik fosfor bileşenleri, yaşamı tehdit eden zehirlenmelere yol açabilir.
2- Boğulmalar: Ortada bırakılan yarı dolu bir temizlik kovasında bile çocuklar birkaç saniye içinde boğulabilir. Bu nedenle havuz, su kovası, küvet gibi tehlikeli noktalara dikkat edilmeli. Doğalgaz zehirlenmeleriyle boğulmalar da dikkate alınmalı.

3- Düşme ve Çarpmalar: Çarpılan veya kafanın vurulduğu yerin kütlesel gücü yüksek değilse ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak kolon, kiriş ve seramik gibi kitlesi yoğun yerlerdeki özellikle kafa çarpmalarında kısa ve uzun sürede ortaya çıkabilecek ciddi komplikasyonlar görülebilir.
4- Yanıklar: Çocuklu evlerde kural olarak ocağın uzak alanları kullanılmalı. Kaynar su, süt ve çay yanıkları en sık görülen kazalardan.
5- Kimyasal yemek borusu yanıkları: Deterjan ve lavabo açıcılar ağza alındıktan sonra geri dönüşü olmayan yanıklara neden olur; çocuk kurtulsa bile ömür boyu yapay bir yemek borusuyla beslenmek zorunda kalabilir.
Devamını okuyun…»
çocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlıkçocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlık
Devamını Okuyun...
29.07.2007
Çocuk ‘oyun kurucu’ olmalı
Sağlıklı ve yararlı bir oyunun yüzde 90′ı ‘çocuk’, yüzde 10′u ‘oyuncak’ olmalı. Yani oyunun yaratıcısı çocuk, oyuncak ise araç olmalı. Çocuklar tatillerde ve özel günlerde hediye almayı çok sever; ancak ebeveynler, her türlü oyuncağın kendi çocuklarına uygun olamayacağının farkında olmalı. Çocuğun yaşının oyuncak için uygun olmadığı durumlarda oyuncaklar yarardan çok zarar verebilir. Oyuncak nedeniyle yaralanarak acile başvuran çocukların yarıdan fazlası 4 yaş ve altındaki yaş grubundandır. Vakaların neden olduğu birçok ciddi yaralanma ve ölüm olaylarının varlığı unutulmamalı. Sadece bebek ve çocuk sağlığı için değil, gelişimsel açıdan zararlı etkileri olabilecek
oyuncaklardan da kaçınılmalı. Son yıllarda Avrupa Birliği uyum çerçevesi içinde; ülkemizde de oyuncaklar için yönetmelik çıkarılmış ve oyuncakların zararlı etkilerinden çocuklar korunmaya çalışılmıştır. Yan etkileri yanında, oyuncakların doğru kullanımları çocukların gelişmelerine son derece olumlu etki yapar.
çocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlıkçocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlık
Devamını Okuyun...
29.07.2007
Çocukları kanserden koruyacak 10 öneri
Gündelik hayatta küçük önlemler alarak çocuğunuzu kanserden korumanız mümkün. Hamileyken ve sonrasında yanında sigara içmeyerek, kanserojen maddelerden ve radyasyondan kaçınarak, fast food beslenmeden koruyarak, spor yaptırarak ve aşılarını ihmal etmeyerek kanser riskini azaltabilirsiniz
Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne baba olmak isteyen aileler için hazırladığı ‘Çocuk Sağlığı Rehberi’ adlı kitabında yer alan önerileri anlattı. Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı da olan Prof. Dr. Tuncer, çocuklarınızı kanserden koruyacak 10 altın öneride bulundu:

1- SİGARA VE ALKOL: Türkiye’de her iki çocuktan biri sigarayla etkilenecek şekilde karşılaşıyor. Sigara; tüm kanserlerin üçte birinden ve akciğer kanserlerinin de yüzde 90′ından sorumlu. Evde sigara içen birinin varlığı ya da annenin sigara içmiş olması çocuklardaki lösemi ihtimalini üç kat artırıyor. Özellikle hamilelik döneminde alkol alan annelerin çocuklarında kanser riski artıyor.
2- ÇEVRE KANSEROJENLERİ: Çevremizde farkında olmadan karşılaştığımız birçok kanserojen, yani kansere neden olan madde var. Örneğin; asbest, erionit içeren ev yapımı malzemeler ve toprak, ağır metal üreten fabrika artıkları, arsenik, PVC kesimi yapılan fabrikalar, elektromanyetik alanlar, hamilelik ve emzikli dönemde kullanılan kimyasal saç boyaları kanser riski yaratır.
3- BESLENME: Kanser riskini azaltan en önemli beslenme tarzı anne sütü ile beslenmedir. Fast food’lardan, gazlı ve hazır içeceklerden kaçınmak da kanserlerin yaklaşık üçte birinden sorumlu olan önemli bir riski azaltmaktadır. Özellikle çocukları cezbeden ancak hiç de sağlıklı olmayan yüksek kalorili atıştırma amaçlı yiyeceklerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Böylece hem farkında olmadan aldıkları kanserojenleri uzaklaştırmış, hem de onları obeziteden korumuş oluruz. ‘Na-benzoat’ ve ‘askorbik asit’ içeren hazır içecekler de zararlıdır. Ayrıca cocuklarınıza aşırı tadlandırıcı içeren diyet ürünler vermeyin.
Devamını okuyun…»
çocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlıkçocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlık
Devamını Okuyun...
29.07.2007
Çocuğunuzun doktoru olun
Prof. Dr. Murat Tuncer, Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu ve Prof. Dr. Hilal Mocan’dan çocuk sağlığı rehberi… Sağlıklı çocuk yetiştirmenin ve hastalıklara karşı alabileceğiniz önlemlerin tüm reçetesi bu dosyada
İşte bu dosyada cevabını bulacağınız sorulardan bazıları:

* Çocuğum hasta mı, ne zaman doktorumu aramalıyım?
* Sağlıklı çocuk yetiştirmek için en önemli 10 öneri.
* Çocuklarınızı kanserden koruyacak 10 önemli bilgi.
* Yazın çocuğuma televizyon kısıtlaması getirmeli miyim?
* Bakıcı bulma problemi nasıl aşılır?
* Seks hakkında çocuğunuzun bilmesi gerekenler.
* Çocuğunuz için hangi sporu seçmelisiniz?
* Çocukları kazalardan koruma yolları.
* Alerjilere karşı ne yapılmalı?
* Aşı, alerji yapar mı?
* Büyümesi normal mi?
* Sık tekrarlayan enfeksiyonlardan çocuğumu nasıl korurum?
* Ateş, ishal ve kusma ne zaman tehlikeli olur?
ÇOCUĞUN HASTA OLDUĞUNU ANNELİK İÇGÜDÜSÜ SÖYLER
‘Çocuğum gerçekten hasta mı’ sorusunun yanıtını bulmak için tıp uzmanı olmaya gerek yok! Çünkü çocuğun hasta olduğunun en doğru habercisi annelik içgüdüsüdür! Eğer anne çocuğunun hasta olduğunu hissediyorsa fazla düşünmeden bir doktora gidilmelidir
Devamını okuyun…»
çocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlıkçocuk çocuk sağlığı çocuklar Bebek bebeğim bebeğiniz Cocuk Arsivi Cocuk Sagligi saglik sağlık
Devamını Okuyun...
29.07.2007
Bebekleri oturtmayın
“Ani bebek ölümü sendromu” ile ilgili yeni araştırmanın sonuçları açıklandı.
20.07.2007 11:43

İngiltere’de yayımlanan Çocuk Hastalıkları Arşivi Dergisi’nde çıkan bir araştırma, “ani bebek ölümü sendromu”na oturur pozisyondaki bebeklerde daha sık rastlandığına işaret ediyor.
Montreal McGill Üniversitesi’nden bir araştırma grubu, 1991-2000 arasında 0-12 ay yaş aralığındaki 508 ani bebek ölümü vakasının yüzde 3.3’ünün bebekler otururken, özellikle de araba koltuklarındayken gerçekleştiğini tespit etti. Riskin özellikle 1 aylık ve daha küçük bebeklerde yüksek olduğu belirtildi.
Yeni Zelanda Auckland’de yapılan bir başka araştırma ise 43 vakadan 9’unun araba koltuğunda gerçekleştiğini, bunun sebebinin de 0-5 ay arası bir dönemde bulunan bebeklerin başlarını kontrol edemediklerini, öne düşen başın ise çeneyle göğüse baskı yaptığını, bunun da üst solunum yolunu daraltıp soluğu kestiğini ortaya çıkardı.
HÜRRİYET
Bebek bebek sağlığı Bilim Teknoloji ve Saglik saglik sağlıkBebek bebek sağlığı Bilim Teknoloji ve Saglik saglik sağlık
Devamını Okuyun...
21.07.2007
Bebek zil zurna sarhoş doğdu!
Annesi doğum sırasında içkili olan bebeğin kanında 1.2 gram alkol çıktı.
16.07.2007 14:48
Polonya’da annesi doğum sırasında sarhoş olan bir bebek de içkili dünyaya geldi.
Polonya’da annesi doğum sırasında sarhoş olan bir bebek de içkili dünyaya geldi. Bebeğin kanında, doğduktan 2 saat sonra yapılan testlerde 1.2 gram alkol çıktı. Bu oranda alkol, bir yetişkinin 1 şişe şarap ya da 2 litre bira içmesine denk geliyor.
Alıntı HaberTürk
Bebek doğdu Dunyadan sarhoş zil zurnaBebek doğdu Dunyadan sarhoş zil zurna
Devamını Okuyun...
18.07.2007