NOT: Bence bu konuyu WORDPAD’e atın ve saklayın,bir çok sorunun cevabını burada bulacaksınız.Worpad arama buttonunu kullanarak sorununuzla ilgili anahtar kelime kullanın,böylece sorunun cevabına daha hızlı ulaşıcaksınız. Burdaki yöntemlerin Yüzde 90′ı tüm windowslar da geçen kodlar ve yöntemlerdir,genel sorunlar oldugu için bunları göz önünde bulundurun. PC hakkında 68 soru ve cvpLarı ▓ PC hakkında 68 soru ve cvpLarı ▓ Bilgisayarda çalışırken, film seyrederken, İnternet’te sörf yaparken yada yeni aldığınız bir donanımı takarken en çok karşılaştığınız kronik sorunların çözümlerini bu belgede bulabilirsiniz. Bilgisayarlar, donanım ve kullandığımız yazılımların bütününden oluşuyor. Bir bilgisayarın donanımı kusursuz çalışsa bile, yüklenen yazılımların hataları ya da donanımla uyumları sorun yaratabiliyor. Kusursuz, tıkır tıkır çalışan bir bilgisayar idealden başka bir şey değildir. Bilgisayar kullanırken sorunlarla karşılaşmak çok doğaldır.Sorunlarla karşılaştığınızda paniğe kapılmayın, verilerinizi kaybetmediğiniz sürece bilgisayarınıza zarar verecek ya da çözülmeyecek hiçbir sorun yoktur. işte yazılım, donanım, internet ve Windows’la ilgili en çok karşılaşılan soru ve cevapları..
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software YardimBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim
Devamını Okuyun...
13.02.2008
Bilgisayarın Temelleri ve Network
Bu yazıda network’ler için çok önemli cihazlar olan bilgisayarlar ve bilgisayar-network ilişkisi üzerinde duracağım.
Şekil-1 İdeal Bir Bilgisayarın Yapısı
Bir bilgisayarda yukarıda bahsi geçen bölümler arasında sürekli olarak veri akışı gerçekleşir. Şekil-1′e baktığımızda bilgisayarın içinde yer alan parçalar bir tür network oluşturmaktadır. Bu durumda bir network kelime anlamı olarak, birbirleri ile iletişim kurmak ve belli bir amaç için bir araya gelmiş parçalar topluluğudur. Bu tanımın ışığında bilgisayar network’leri için birbirleri ile iletişim kurmak için bir araya gelmiş, aralarında çift yönlü veri akışı gerçekleşen bilgisayarlar, yazıcılar ve diğer network cihazlarının oluşturduğu topluluktur diyebiliriz.
Bilgisayarda yer alan bölümlerden merkezi işlem ünitesi, bilgisayar içersinde tüm işlemlerin yapıldığı birimdir. Bu bölümde tek bir cihaz bulunur o da işlemcidir. Hafıza bölümü iki ayrı birim adı altında incelenmelidir. İlki bilgisayar sisteminin çalışmaya başlayabilmesi için gerekli olan bazı bilgilerin saklandığı bölüm olan ROM’dur. İkinci bölüm ise bilgisayarın çalışması esnasında geçici bilgilerin saklandığı RAM’dir. ROM içeriği sürekli sabittir silinmez. Ancak RAM bellekte yer alan bilgiler elektrik var olduğu sürece vardır, elektrik kesildiği anda silinir. Saklama birimleri işletim sistemi, programlar ve dosyaların saklandığı birimlerdir. Bunlar harddisk, disket, CDROM ve teyp üniteleridir. Son olarak arayüzler bilgisayarın dış dünya ile olan bağlantısını sağlayan birimlerdir. Bunlar klavye, fare, monitör ve network arayüz kartlarıdır.
Bu saydığımız birimlerden network alanında en çok bahsedilecek olanı “network arayüz kartlarıdır”. Network arayüz kartları, bir bilgisayara network üzerinde yer alan diğer cihazlarla iletişim kurabilme yeteneği kazandırır. Bu iletişim çift yönlüdür. Hem bilgisayara dış dünyadan veri akışı sağlanır, hem de bilgisayardan dış dünyaya veri akışı sağlanır. Bu kartlar network ile seri bilgisayar ile paralel bağlıdırlar. Genel kullanımda bu kartlara “ethernet” kartı denilir ama bu yanlış bir tabirdir. Daha sonraki yazılarda anlatılacak olan topolojilere göre bu kartların ismi değişir. Yani kullanılan topoloji “ethernet” ise bu kartlar ethernet kartı olurken, kullanılan topoloji FDDI ise o zaman FDDI kartı olarak anılır. Daha genel bir isim olduğu için bundan sonraki bölümlerde hep “netwok arayüz kartı” ismini kullanacağız.
Şekil-2 Network Arayüz Kartı
Bir network arayüz kartı alınırken dikkat edilmesi gereken üç önemli nokta vardır. Bunlar:
* Network’ün türü(Ethernet, FDDI)
* Kullanılacak bağlantı materyalleri (media)(ikili bakır tel, fiber)
* Bilgisayar içersinde bulunan “bus” türüdür.(ISA, PCI)
Bilgisayar ve Sayı Sistemleri
Bilgisayar üzerinde işletim sistemlerini ve programları çalıştırabilmek için işletim sistemi ve program kodlarının ikili sayı sistemine çevrilmesi gereklidir. Çünkü bilgisayarların ana dili 1 ve 0′lardan oluşur. Bilgisayarların çalışma sistemi elektrik anahtarlarının açık yada kapalı olmasına göre düzenlenmiş olduğu için bilgisayarların yazılımları işletebilmesi için gerekli olan en uygun sistem ikili sayı sistemidir. Öyleyse kullanmış olduğumuz programlar ve diğer yazılımlar bize farklı görünümlerde görünebilirken, bilgisayar tarafından sadece ve sadece 1 ve 0′ların oluşturduğu birer dizi olarak algılanırlar.
Bilgisayarın kendisi içindeki veri akışları elektrik sinyallerinin var yada yok olması şeklinde ifade edildiği gibi network üzerindeki veri akışları da elektrik sinyallerinin var yada yok olması ile ifade edilir. Bunun yanında network konusuyla ilgilenen kişilerin network üzerinde gerçekleştirilen adresleme mekanizmalarını anlayabilmesi için ikilik ve onluk sayı sistemlerini öğrenmesinde fayda vardır.
Onluk Sayı Sistemi: Sayı sistemleri rakamları ifade edebilmek için semboller kullanır. Onluk sayı sistemi sıfır ve dokuz arasındaki on adet rakamı temel olarak kullanır. Bu doğrultuda onluk sayı sistemi, bu sistemdeki rakamları ifade etmek için 0,1,2,3,4,5,6,7,8 ve 9 sembollerini kullanır. Onluk sayı sistemi onun katları şeklinde sayıları gösterir.
Örneğin:
2134 = (2×103) + (1×102) + (3×101) + (4×100)
İkilik Sayı Sistemi: Tıpkı onluk sayı sisteminde olduğu gibi ikilik sayı sisteminde de rakamlar sembollerle gösterilmektedir. İkilik sayı sisteminde sadece iki rakam söz konusudur ve bu rakamlar 0 ve 1 sembolleri ile gösterilir. İkilik sayı sistemi sayıları ifade etmek için ikinin katlarını kullanır.
Örneğin:
10110 = (1 x 24 = 16) + (0 x 23 = 0) + (1 x 22 =4) + (1 x 21 = 2) + (0 x 20 = 0) = 22 (16 + 0 + 4 + 2 + 0)
Onluk Sayı Sistemindeki Sayıların İkilik Sayı Sistemine Dönüştürülmesi: Onluk sistemdeki bir sayının ikilik sisteme çevrilmesinin en kolay yolu oluk sistemdeki sayıyı her seferinde 2′ye bölmek suretiyle yapılır. Bölme işlemine bölümler üzerinde devam edilir ve kalanlar sondan başa doğru ikilik sistemdeki sayıyı göstermek üzere bir araya getirilir.
Örneğin:
192/2=96′ kalan 0
96/2=48′kalan 0
48/2=24′kalan 0
24/2=12′kalan 0
12/2=6′kalan 0
6/2=3′kalan 0
3/2=1′kalan 1
1/2=0′kalan 1
ise 192 sayısının ikilik sistemdeki karşılığı 11000000′dır.
İkilik Sayı Sistemindeki Sayıların Onluk Sayı Sistemine Dönüştürülmesi: İkilik sayı sistemindeki sayıların onluk sayı sistemine çevrilebilmesi için ikilik sistemdeki sayının her bir basamağı soldan itibaren artan bir biçimde ikinin katı ile çarpılır ve elde edilen çarpımlar en son toplanarak onluk sistemdeki sayı elde edilir.
Örneğin:
01110000 sayısını onluk sayı sistemine çevirelim.
0x 20 = 0
0x 21 = 0
0x 22 = 0
0x 23 = 0
1x 24 = 16
1x 25 = 32
1x 26 = 64
0x 27 = 0
ise 01110000 sayısının onluk sistemdeki karşılığı
( 0+0+0+0+16+32+64+0)=112 dir.
Bu yazıyı burada sonlandırırken bir dahaki yazıda veri network’leri ve network’lerde kullanılan kablo türleri ile network cihazlarından söz edilecektir
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim Bilim Teknoloji ve SaglikBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim Bilim Teknoloji ve Saglik
Devamını Okuyun...
31.12.2007
Donanım sorunları, özellikle acemi kullanıcıların korkulu rüyasıdır. Yazılım problemleri çoğunlukla birkaç fare tıklaması veya uygun yazılımlarla kolayca çözülebilirken, donanım bileşenlerinin neden olduğu sorunları tespit etmek bile kolay değildir. Problemli bileşen veya hatanın kaynağı bulununca da sorunu çözmek, herkesin cesaret edebileceği bir iş değildir. CHIP, bu yazıda en önemli donanım sorunlarını, bunların kaynaklarını ve nasıl çözülebileceklerini, tek tek donanım bileşenlerini ele alarak açıklıyor. Sorunun kaynağını nerede arayacağınızı bilemiyorsanız, işe “Kontrol Etmeniz Gerekenler” başlığını okuyarak başlayabilirsiniz. Sorunlu bileşeni bulduysanız, hemen ilgili bileşen için ipuçlarımızı okumaya başlayabilirsiniz.
PC KİLİTLENMELERİNDEKİ ADIMLAR
Kontrol Etmeniz Gerekenler
Bilgisayarınız açılmadığında veya Windows genel koruma hatasıyla çakılıp kaldığında, aşağıdaki kontrol listesi problemin çözümünde size yardımcı olacaktır. Maddeleri adım adım gözden geçirin, böylece sistematik bir şekilde problemin kaynağını bulabilirsiniz.
1. Kablo ve Kart Kontrolü
PC’nin yerini çok fazla değiştiriyorsanız, kablo veya kartlardan biri kolayca yuvasından çıkabilir. Mesela IDE bağlantı kablosunun hafif bir şekilde yerinden çıkması, can sıkıcı veri hatalarına ve kilitlenmelere neden olabilir. Bu yüzden öncelikle tüm kabloların ve kartların sıkı bir şekilde yuvalarına takılı olduğundan emin olun. Ayrıca kasa içindeki tüm parçaları şöyle bir bastırıp sarsın, bu sayede gevşemiş kontaklar da kendilerine gelecektir.
2. Aygıt Yöneticisi’ne Başvurun
Aygıt Yöneticisi yardımıyla tüm PC problemlerinin yüzde 80′inin kaynağını tespit edebilirsiniz. Sağ fare tuşuyla Bilgisayarım’a tıklayın ve kısayol menüsünden Özellikler’i seçin. Windows 98/Me’de doğrudan Aygıt Yöneticisi kartına tıklayın. Windows 2000/XP’de ise Aygıt Yöneticisi “Donanım (Hardware)” altında gizlidir. Aygıt Yöneticisi’nde kurulu tüm PC bileşenleri hakkında bilgi bulabilirsiniz. Bir aygıtın yanında sarı ünlem işareti varsa bu şu demektir: Ya yanlış bir sürücü yüklüdür, ya ilgili aygıt için herhangi bir sürücü yüklenmemiştir ya da sürücü düzgün bir şekilde yüklenmemiştir. Tak ve çalıştır (plug&play) uyumlu olmayan aygıtlarda, diğer donanım bileşenleriyle bir kaynak çakışması meydana gelebilir. Bu uyarı donanımın arızalı olduğunu belirtir.
3. Takılı Kartları Sökün
Hatanın kaynağını halen tam olarak tespit edemediyseniz, çoğunlukla çoğu kullanıcının uygulamaktan korkacağı radikal bir müdahale gereklidir: Anakarta takılı ve Windows’un açılması için gerekmeyen tüm kartları sökün. Sadece ekran kartının bilgisayara takılı olması yeterli olacaktır. Daha sonra Windows’u alışık olduğunuz gibi açın ve hatanın yine de ortaya çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Hata ortadan kalktıysa, söktüğünüz kartları sırayla tek tek tekrar takın. Taktığınız her bir karttan sonra bilgisayarı yeniden başlatın ve sistemin tekrar sorunsuz çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
4. Bellek Modüllerini Sökün
Bilgisayarınız nedenini anlayamadığınız bir şekilde kilitlenip kalıyorsa, bunun nedeni belleklerle de ilgili olabilir. PC’nizde birden fazla bellek modülü mevcutsa, sadece bir tanesini takılı bırakıp diğer modülleri sökün. Yeni anakartlarda bellek modülünü başka bir RAM yuvasına takmayı da deneyebilirsiniz.
5. Sabitdiskleri Sökün
PC’nizde iki veya daha çok sabitdisk çalışıyorsa, bunların arasında uyumsuzluklar da çıkabilir. Açılış partition’ının bulunduğu disk dışında tüm disklerin bağ- lantılarını sökün. Değişik diskler birbiriyle uyumlu olmayabilir ve bazı sürücüler sadece master olarak düzgün çalışabilir.
6. Jumper’lara Dikkat!
Özellikle yeni bir donanım bileşenini monte ederken jumper ayarını doğru yapmaya dikkat etmelisiniz. Jumper’lar mesela anakartlar üzerinde bulunduğu gibi, sabitdisk veya CD sürücülerinde de mevcuttur ve bunların doğru ayarlanması çok önemlidir: Jumper ayarıyla hangi sürücünün “Master” ve hangisinin “Slave” olarak çalışacağını belirlemiş olursunuz, her IDE kanalında sadece bir “Master” ve bir “Slave” sürücünün çalışabilir olması bu sorunu ortaya çıkartır. Bu ayrım gereklidir, zira IDE denetleyicisi ancak bu şekilde aynı kabloya bağlı iki sürücüyü belirgin bir şekilde adresleyebilir.
CD ve DVD Yazıcı
- Sürücülerin jumper ayarları doğru mu?
- Kasa içinde yeterli soğutma sağlanıyor mu?
- Aygıt Yöneticisi’nde DMA modu açık mı?
Yeni bir sürücü satın aldınız, ancak sürücüyü monte ettikten sonra CD yazıcınız veya sürücünüz çalışmamakta inat ediyor. Bunun nedeni çoğunlukla basit şeylerden kaynaklanır.
Kablo ve Jumper Kontrolü
Windows sürücülerini doğru olarak tanımıyorsa, öncelikle güç ve veri kablosunun doğru bağlanıp bağlanmadığını kontrol edin. Veri kablosunu takarken kırmızıyla işaretli tarafın Pin 1′e, yani güç kablosunun hemen yanına gelmesine dikkat edin. Ayrıca sabitdiski ve yazıcıyı aynı IDE kablosuna (IDE Port 0) bağlamanızı tavsiye ediyoruz. Bu durumda sabitdiski master ve yazıcıyı slave olarak konfigüre etmeniz gerekiyor. Böylece yazma programındaki olası hata mesajlarının önüne geçebilirsiniz. Yavaş bir yazıcının kendisiyle aynı kabloya bağlı hızlı bir sabitdiski frenleyeceğine dair eski PC kuralı, yeni anakartlar için artık geçerli değil, bunun için endişelenmenize gerek yok. Slave olarak çalışan yazıcınız eski performansıyla kayıt işlemlerini gerçekleştiremiyorsa tekrar ikinci IDE port’una master olarak bağlayabilirsiniz.
Isı Birikimini Engellemek
Yazıcı kasanın içinde yeterince hava alıp soğutulamazsa, yazma işlemi yarıda kalabilir ve yazılabilir CD’nizi çöpe atabilirsiniz. Bu problemin çözümü, yazıcının havalandırması iyiyse, kolay. Sürücüler arasında bir yuva boş bırakıp sürücülerden birini bir alt yuvaya monte etmelisiniz. Sürücüler arasında böylece hava akımı sağlanabilir. Sadece iki tane 5,25′lik sürücü yuvasına sahipseniz ve arada boşluk bırakma şansınız yoksa, yazıcıyı en azından sabitdiskin hemen üstüne monte etmeyin. Bunun yerine CD-ROM sürücüyü diskin üzerine monte edin. DMA modunu açmak Bilgisayarınız CD yazma işlemi sırasında internette sörf yaptığınızda kilitlenip kalıyor mu? O zaman sürücüler için DMA modunu etkinleştirin ve böylece işlemcinin yükünü azaltın. “Aygıt Yöneticisi”nde CD yazıcıyı işaretleyin ve “Özellikler” altında “DMA” seçeneğini etkinleştirin. Bunu diğer tüm sürücüler için uygulayın. DMA modunu etkinleştiremiyorsanız BIOS Setup’ta CD sürücünüz için “Ultra DMA Mode”u “Disabled” olarak aya! rlayın. VIA chipsetli bir anakartınız varsa, en son VIA 4in1 sürücü paketini kurmanızda da fayda var.
Ses Kartları
- Kablolar bağlı mı?
- Sürücüler sorunsuz çalışıyor mu?
- Kaynaklar paylaştırılmış mı?
Ses kartları kendilerine özgü sorunlara sahiptir.Homurdanıp rahatsız edici sesler çıkarırlar. Ya kabloları yanlış bağlanmıştır ya da başka kartlarla sorunlar çıkartıp onların düzgün çalışmasına engel olurlar. Elbette tüm bunların çözümü var.
Kablolama ve Mixer Kontrolü
Karttan herhangi bir şekilde ses çıkmıyorsa, Windows altında mixer (karıştırıcı) ayarlarını ve kablolamayı kontrol etmelisiniz. Çoğunlukla Windows ayarlarında bazı girişler veya çıkışlar etkinleştirilmemiş veya sesleri kısılıp (mute) iptal edilmişlerdir. Ayrıca bazı önemli girişleri standart görünümde göremeyebilirsiniz. Bunları görünür yapmak için görev çubuğundaki hoparlör simgesine çift tıklayın. Açılan pencerede Seçenekler menüsünden Özellikler’i seçin. Şimdi pencerenin alt bölümündeki tüm seçenekleri önlerine bir onay işareti koyarak etkinleştirin. Tamam düğmesine tıkladığınızda yeni ayarlar geçerli olacaktır.
Windows Aygıt Yöneticisi
Bir diğer kontrol merkezi de hemen herkesin bildiği Aygıt Yöneticisi’dir (Device Manager). Burada, işletim sisteminin ses kartı sürücülerini düzgün bir şekilde yükleyip yüklemediğini görebilirsiniz. Ses kartı kaydının yanındaki küçük, sarı bir ünlem işareti, bir problem olduğuna işaret eder. Bu durumda aygıt kaydına çift tıklayın ve bir sonraki pencerede Kaynaklar sekmesine girin. Windows burada ses kartının sistemdeki başka hangi bileşenlerle çakıştığını gösterir. Sürücü problemi olduğuna dair bir başka işaret de sağ alttaki görev çubuğundaki hoparlör simgesinin görünmemesidir.
Kaynak Çakışmalarının Çözümü
Bir kaynak çakışması söz konusuysa, ses kartının donanım ayarları, başka bir bileşeninkiyle çakışıyor demektir. Burada çözüm için birden fazla olasılık söz konusu: Kartları başka PCI yuvalarına takarak, Windows’un kaynakları yeniden dağıtması sağlanabilir. Bu işlem sorunu çözmüyorsa Aygıt Yöneticisi’nde kaynak dağıtımı için otomatik yapılandırma ayarlarının kullanılması iptal edilebilir. Bunun mümkün olabilmesi için de özellikle yeni PC’lerde bazen BIOS’tan ACPI güç fonksiyonunun iptal edilmesi gerekebilir. Daha sonra Windows’un Aygıt Yöneticisi’nde Windows adresini ve Interrupt’ı (IRQ) kendiniz seçebilirsiniz.
Kaynak: Alev Orhan
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software YardimBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim
Devamını Okuyun...
10.11.2007
Ses Kesintilerini Düzeltmek
Ses kartlarının diğer tipik bir problemi de ses çalınırken kısa takılmaların, atlamaların, rahatsız edici dip gürültülerinin meydana gelmesidir. Kısa takılmalarda ve rahatsız edici gürültülerde, tekrar sürücü kurulumunu ve kaynak dağıtımını kontrol etmeniz tavsiye edilir. Her şey yolundaysa, bir sonraki adım olan BIOS Setup’ta sıra: Burada PCI ayarlarıyla oynamayı deneyin.
Sabitdiskler
- Jumper’lar düzgün takılmış mı?
- Diskteki hataları düzelttiniz mi?
- Disk yeniden bölümlenmiş mi?
Dakikada 7000′in üzerindeki dönüş sayısı, kafaların milyonlarca defa disk yüzeyi üzerinde gidip gelmesi, sabitdisklerin ne kadar hızlı çalıştıklarının bir göstergesi. Ancak diskler sorun çıkardığında durum çok daha vahim olabilir, zira en önemli verileriniz kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Jumper ve Kablolama Kontrolü
BIOS diskinizi tanımıyorsa öncelikle diskin kablo bağlantılarını ve jumper ayarlarını kontrol etmelisiniz. Uzun süreli çalışma ve ısının düzgün bir şekilde atılmamasından dolayı diskiniz bozulabilir. Bunun ilk işareti diskten gelen garip tıkırtı şeklindeki seslerle kendini belli eder. Böyle durumlarda disk çalışmayabilir ve rahatsız edici sesler çıkartır. Büyük ihtimalle diskin kafası bozulmuştur ve böyle bir durumda maalesef diskin uzun bir garanti süresine sahip olmasını ummaktan başka yapabileceğiniz pek bir şey yoktur…
Disk Üzerindeki Hataları Bulmak
Sabitdisk analizindeki ilk ve en basit adımlardan biri, disk bölümlerinin Scandisk programıyla kontrol edilmesidir. İşletim sistemi artık çalışmıyorsa, programın DOS versiyonunu da (Windows 98 veya Me CD’sinde bulunabilir) kullanabilirsiniz. Scandisk hatayı düzeltemiyorsa, yapabileceğiniz tek şey, diski formatlamak, hatta yeniden bölümlemek olacaktır. Burada da değişik Windows sürümlerinin boot edebilir kurulum CD’leri size yardımcı olacaktır.
Disk Hatalarını Düzeltmek
Veri (dizin) yapısındaki hatalarda Microsoft’un yardımcı sistem araçları pek de başarılı değiller. Boş, genişletilmiş disk bölümlerinde partition’lama programı Fdisk, GoBack gibi programlarda da olduğu gibi, pek bir işe yaramıyor. Bunlar diskin Master Boot Record’una (MBR) kendilerini kaydediyorlar ve BIOS’taki sabitdisk geometrisini değiştiriyorlar. Fdisk, diskleri bölümlemede bir işe yaramadığında, ya Low-Level formatlama (ilgili araçları disk üreticilerinin web sayfalarında bulabilirsiniz) ya da Linux sizlere yardımcı olabilir. Bir Linux kurulum CD’sinden (mesela Suse) boot edin. Aynı iş için bir Linux açılış disketi de kullanabilirsiniz. Sistem açıldıktan sonra diski bölümleyebilirsiniz. Linux text modunda kendinizi “root” olarak tanıtın (şifre girmeden). dd if=/dev/zero of=/dev/hdx bs=1k count=1 satırını girerek diskin partition tablosunu güvenilir bir şekilde silebilirsiniz. “hdx” ifadesindeki “x” harfi yerine ilgili diskin sürücü harfini girmelisiniz. Linux’ta hda vey! a hdb birinci IDE kanalındaki Master veya Slave sürücü için, hdc veya hdd de ikinci IDE kanalındaki sürücüyü ifade etmek için kullanılır, bunlara dikkat edin! Bu işlemden sonra boş diski yeniden bölümlemeniz gerekir. Bunun için tekrar FDISK DOS programını kullanabilirsiniz. Burada mutlaka birincil (primary) ve etkin bir disk bölümü oluşturmaya dikkat edin.
Ekran Kartları
- Monitör kablosunu kontrol ettiniz mi?
- En yeni sürücüler kurulu mu?
- DirectX ve programlar için tüm güncellemeler kurulu mu?
Düzgün çalışan bir ekran kartı olmadan, bilgisayarınızda öncelikle hiçbir şey çalışmaz, en kötü durumda da ekranınız kararıp kalır.
Kablo ve Monitör Kontrolü
Ekran kartı problemlerinde yapılacak ilk iş, öncelikle ekran kartını monitöre bağlayan VGA kablosunun kontrolüdür. Kablo bağlantılarında bir sorun yoksa ve ekranınıza halen görüntü gelmiyorsa, en iyi çözüm yolu deneme ve yanılma yöntemidir: Ya bilgisayarınızı çalışan başka bir monitörle ya da monitörünüzü çalışan başka bir bilgisayarla açmayı deneyin. Böylece problemin nereden kaynaklandığını tam olarak bilebilirsiniz. Ekran kartı çalışmasına rağmen görüntü vermeyen bir monitörün teknik servise gitmesi ve tamir edilmesi gerekebilir. Sorun ekran kartındaysa ya yuvasından çıkmıştır ya da gerçekten değiştirilmesi gerekiyordur.
Ekran Kartı Sürücüleri
Boot sırasında bilgisayarın BIOS’u görülüyorsa, bu durumda ekran kartının ya da monitörün DOS modunda görevlerini yerine getirdikleri anlaşılır. Tökezlemeye neden olacak bir sonraki etken, yanlış konfigüre edilmiş bir ekran kartı sürücüsüdür. Burada en çok karşılaşılan durum, ekran kartının yanlış olarak tanıtılması ve ekran tazeleme hızının (refresh rate), monitörün kaldıramayacağı kadar yüksek bir değere ayarlanmış olmasıdır. Böyle bir durumda boot işlemi görünür, ancak ekran kartının Windows sürücüsü devreye girdiğinde, monitör kararıp kalır. Bu durumda bilgisayarınızı kapatın ve Güvenli Kip’te tekrar açın. Windows 95/98 veya Me’de Windows başlatılıyor… yazısı göründüğünde [F8] tuşuna basın. Windows NT, 2000 veya XP’de [F8] tuşuna bastıktan sonra menüden yine Güvenli Kip’in (safe mode) seçilmesi gerekiyor. Windows açıldıktan sonra sağ fare tuşuyla masaüstüne tıklayın ve Özellikler’i seçin. Görüntü Özellikleri penceresinde Ayarlar altında Standart VGA bağdaştırıcısı’nı s! eçin. Bilgisayarı yeniden başlattıktan sonra en azından normal Windows arayüzüne ulaşırsınız, burada daha sonra bilgisayarınız için uygun ekran kartı sürücüsünü kurabilirsiniz.
Sürücü, DirectX ve Oyun Güncellemeleri
Windows gösteriminde bir sorun yoksa, yeni yüklediğiniz 3D oyun her açılışta bir hata mesajıyla açılmıyorsa, ne yapmalı? Böyle bir durumda, ancak yazılım güncelleştirmeleri sorunu çözebilir. Sorunsuz bir 3D keyfi için şu dört bileşenin en güncel konumda olması gerekir:
Ekran kartı sürücüsü: Düzenli aralıklarla mutlaka ekran kartı üreticinizin web sitesini ziyaret edin ve doğrudan bu adresten kart modeliniz için en yeni sürücüyü download edip sisteminize kurun.
DirectX sürümü: Microsoft tarafından geliştirilen multimedia arabirimi de sürekli olarak güncelleniyor. En yeni sürümü
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.microsoft.com/directx
web sitesinden veya eCHIP’te “Basic Kit” bölümünde bulabilirsiniz.
Chipset sürücüleri: Anakartınızın chipseti, ekran kartının sistemin diğer bileşenleriyle koordinasyonunu sağlar. Bu nedenle bu sürücüler de mümkün olduğunca en güncel durumda olmalıdır. Özellikle VIA chipsetli anakartlarda ve eski işletim sistemlerinde VIA 4in1 sürücü paketinin yüklenmesi gerekiyor.
3D oyunun kendisi: Oyun üreticileri, mevcut donanımların özelliklerinden sonuna kadar faydalanmaya çalışıyorlar ve çoğunlukla çıkardıkları güncellemelerle (”patch/update”), oyun piyasaya çıktıktan sonra karşılaşılan uyumluluk sorunlarını gidermeyi amaçlıyorlar. Ayrıca programlama aşamasında gözden kaçan birçok önemli hata da bu yamalarla ortadan kaldırılıyor.
3D Oyunlara ve Benchmarklara Optimizasyon
Windows 2000 ve XP altında yaygın olarak kullanılan Nvidia sürücülerinin kendilerine özgü bir sorunu var: 3D modunda sadece 60 Hz’le ile çalışıyorlar. Bu problem için birçok çözüm yolu var. Mesela bu ayki eCHIP’te de bulabileceğiniz NVReffix aracı sorunu çözebiliyor. Ayrıca DirectX oyunlarında, Dxdiag32 yardımcı aracını, acil durumlar için çalıştırabilirsiniz. Bu aracı sabitdiskte C:WINDOWSSYSTEM32 dizininde bulabilirsiniz. Programda More sekmesine girin. Burada altta “Click this button to override DirectDraw’s refresh rate (for advanced users only):” seçeneğini göreceksiniz. Burada standart değer yerine Override düğmesine tıklayarak istediğiniz başka bir değeri seçin, mesela 85 Hz.
Anakartlar
- CPU yuvasına düzgün takılı mı?
- Bellek modülleri ve kartlar yuvalarına tam olarak oturmuş mu?
- Kasanın power düğmesi anakartın pin’lerine düzgün takılı mı?
Yeni anakartın üzerine inşa ettiğiniz sistemin montajı bitti, ancak güç düğmesine bastıktan sonra ekranda hiçbir açılış belirtisi yok. Burada sorunun kaynağı birçok nedene dayanabilir: Pin’lere takılan küçük kablolardan bozuk bir işlemciye kadar…
BIOS Ayarları Optimizasyonu
Bu tip sorunlarda akla gelebilecek senaryolardan biri, işlemcinin bilerek veya bilmeyerek overclock edilmiş olarak çalıştırılmaya zorlanmasıdır. Böyle bir durumda sistem açılmıyorsa çoğunlukla BIOS’u reset’lemek işe yarayabilir. Böylece tüm ön ayarlar standart değerlere (orijinal fabrika çıkış ayarları) düşürülür ve sistem açılır. Bunun için gerekli kontakları anakart üzerinde, gümüş renkli, 5 voltluk pilin yakınlarında bulabilirsiniz. “J-Bat” veya “BIOS Rst.” gibi isimler alan bu kontak, bazı anakartlarda jumper halinde bulunur. BIOS’u silmek için önce bu jumper’ı “1-2″ durumundan yaklaşık on saniye için Pin “2-3″ durumuna ve daha sonra tekrar eski haline getirin. Bu noktada herhangi bir jumper yoksa, bunun yerine sadece iki boş lehim kontağı bulunur. Bu iki noktayı bir metal parçasıyla köprüleyin, mesela tornavida ucuyla iki noktaya aynı anda değecek şekilde on saniye boyunca dokunun.
Dikkat! Bu müdahaleden önce sistemi komple kapatın. Aynı müdahaleyi, yüksek bellek zamanlamaları (RAM Timing) veya başarısız overclocking denemeleri sonrasında, sistemin açılmaması durumlarında da uygulamanız gerekebilir. Anakartınız üzerinde BIOS’u reset’lemek için jumper veya lehim kontakları bulunmuyorsa, bu ayarları dip-switch’ler yardımıyla yapmanız gerekebilir. Bu durumda kombinasyonu Default veya Auto olarak ayarlamalısınız. Bunun için gerekli switch konumları doğrudan anakart üzerinde veya kitapçığında yazar. Yeni Athlon anakartlarda çoğunlukla “FSB 100-133″ adında bir jumper veya switch bulunur. FSB, Frontside Bus’ın kısaltmasıdır ve bellek ile işlemci arasındaki çalışma frekansını ifade eder. 100 MHz FSB hızında çalışan RAM veya CPU’lar kullanıyorsanız bunu da anakart üzerinde uygun olarak ayarlamanız gerekiyor.
CPU Fanının Kontrolü
Ekranın karanlık kalmasının bir nedeni de bazen CPU fanıdır. Bazı fanlar çok yüksek güç çekerler ve anakartın/güç kaynağının iflas etmesine neden olurlar. Bazı anakartlar da fandan düzgün bir “Tacho” sinyali beklerler ve daha sonra açılırlar, bunun nedeni fanı çalışmayan bir işlemciyi yanıp kül olmaktan korumaktır. Ancak maalesef, her fan bu sinyali düzgün bir şekilde, anakarta göndermeyi başaramıyor. Bu tip anakartların en popülerleri Abit üreticisinin KT133x chipsetli anakartları. Bu anakartlar dakikada 1500 dönüşlü (rpm) yavaş fanlarda bile hemen çalışmayı kesiyorlar. Bu durumda yapabileceğiniz tek şey, BIOS güncellemesi ile sorunu çözmeye çalışmaktır.
Güç Canavarlarının Tespiti
Fanlar ve sürücüler çalışıyor, ancak ekran yine de açılmıyorsa, sistem bileşenlerinden biri çok fazla güç çekiyor olabilir. Özellikle ülkemizde satılan kasalar çok zayıf güç kaynaklarına sahipler. Güç canavarlığı için bir numaralı zanlı ekran kartlarıdır, özellikle TNT2 veya GeForce chipsetli olanlar. Bunlar, sistem açılırken anakartın kondansatörlerinin sunabileceğinden çok daha fazla güç talep edebilirler. Böyle bir durumda ilk açılışta fazla güç çekmeyen bir ekran kartını sisteme monte etmek yardımcı olabilir. Normal bir PCI veya AGP kartı işinizi görebilir. Böylece ilk açılıştan sonra kondansatörler dolup ikinci açılış için 3D canavarlara ısınmış olurlar. Bu da bir işe yaramazsa, köşeye sıkışmaya başladınız demektir. Son olarak sistemin ilk açılışı için gerekli olmayan tüm kartları ve diğer parçaları sökmeyi deneyebilirsiniz. Yani fanlı CPU, basit bir ekran kartı ve bir bellek modülü açılış için yeterli olacaktır. Eğer sisteminiz buna rağmen açılmıyorsa, kalan parçalarda! n biri bozuk demektir. Bu durumda bileşenleri adım adım ele alarak sorunlu parçayı tespit edebilir ve değiştirebilirsiniz.
Kasalar
- Fan çalışıyor mu?
- Güç kaynağında sorun var mı?
- Anakart ve sürücüler arasındaki kablolar güç kaynağı fanının hava akımına engel oluyor mu?
Can sıkıcı problemlerin başında devamlı kilitlenmeler gelir. Çoğunlukla belli bir işlemle sistemin kilitlenmesi arasında bir bağlantı hemen kurulabilir.
Temel Dorun: Güç Kaynağı
Güç kaynağından kaynaklanan hataların sayısı pek de az değildir, ama sorunun bundan kaynaklandığını tespit etmek de kolay değildir. Güç kaynağınızın yeterli gücü sağlaması gerektiğini söylemeye bile gerek yok sanırız. 250 watt’lık ucuz güç kaynakları, Athlon C ve GeForce3 ekran kartlarının gerektirdiği gücü karşılamakta zorlanırlar. Böyle bir durumda bilgisayarınız açılmaz, sadece güç kaynağı fanının çalıştığını, çıkardığı seslerden anlarsınız. Deneyimli kullanıcılar böyle bir durumda güç kaynağının içinde bir sigortanın yanıp yanmadığını kontrol ederler. Bu sigortanın değiştirilmesi bazen problemi çözebilir.
Dikkat! Elektrik ve elektronik bilginiz yoksa, burada anlatacaklarımızı kesinlikle uygulamayın, bilen bir arkadaşınızdan yardım isteyin, ya da en iyisi işi uzmanına bırakıp bir elektronikçinin yolunu tutun. Ayrıca asla bozuk bir sigortayı tel köprüyle değiştirmeye kalkışmayın. Daha yüksek güç değerine veya farklı taşıyıcılığa sahip bir sigorta da asla kullanmayın. Değiştirilen sigortanın aynı yapıda olması gerekiyor. Güç kaynağını parçalayıp içini açmaya cesaret edemiyorsanız, yeni bir güç kaynağı satın almaktan başka çareniz yok. Paranızı boşa harcamayacağınızdan emin olmak için önce bir arkadaşınızdan ödünç aldığınız çalışır durumdaki bir güç kaynağını kendi kasanıza monte edin ve sorunun gerçekten güç kaynağınızdan mı kaynaklandığını tespit edin. Özellikle Athlon PC’ler ve güçlü bir ekran kartı için güç kaynağının 5 voltta 30 amper, 3,3 voltta ise 15 amper güç sağlaması gerekiyor. Bu değerleri güç kaynağının üzerine yapıştırılmış etiket açıklamasında görebilirsiniz. Ayrıca yeni bir güç kaynağı satın aldığınızda mutlaka P4 güç fişi olan (P4 uyumlu) bir model tercih edin. Bu ek fiş 12 voltluk hatta daha fazla güç sağlıyor ve ilk olarak Intel tarafından Pentium 4′ün beslenmesi için geliştirilmişti. Günümüzde bu ek güç beslemesinden faydalanan Socket A anakartlar da mevcut. Arkadaşınızdan ödünç aldığınız bir güç kaynağı, nedenini bir türlü bulamadığınız kilitlenmelerin ve problemlerin de çözümü olabilir. Böylece güç kaynağınızın yeterli gücü sağlayıp sağlamadığını tespit edebilirsiniz. Eskimiş güç kaynakları problemlere neden olabilir. Aslında güç kaynakları çok dayanıklı cihazlardır, ama yine de zamanla eskiyip bozulabilirler. Örneğin, PC’nizi ne kadar sık açıp kapatırsanız, güç kaynağı da o kadar çabuk eskir. Güç kaynağı içindeki güç transistorları gibi bazı parçalar, bu süreçten etkilenmeden geçebilirken, bazı hassas parçalar yüksek sıcaklıklara uzun süre dayanamazlar. Güç kaynağı, bazı pasif parçalarının çalışmamasına rağmen, çalışmaya devam edebilir. Anakartınız, bu etkileri stabil olmayan voltajlar ve filtrelenmemiş dalgalanmalar şeklinde hisseder. Sonuçta, anakarta zarar verebilecek hatalar ve sistem kilitlenmeleri ortaya çıkar, bu sorunların kaynağı da güç kayna! ğından başka hemen her yerde zahmetli bir şekilde aranır.
Hava Akımının Kontrolü
Bazı kasalarda güç kaynağı 180 derece ters monte edilmiştir ve ikinci fan faydasız bir şekilde güç kaynağının üstündeki havayı çeker. Vidalarını sökerek, güç kaynağını ters çevirip, öyle monte etmeyi deneyin. Ancak kasanın yapısı yüzünden güç kaynağını ters takmak mümkün olmayabilir, böyle bir durumda kasayı değiştirmeniz gerekir.Ya da en azından, kalan parçaların sorunsuz çalışmasını sağlamalısınız. Özellikle ikinci fanı olmayan güç kaynaklarında, kasanın soğutulması ve böylece ekran kartı ve işlemcinin soğutulması, güç kaynağı ile sürücü kafesleri arasındaki dar açıklıktan yeterince serin hava gelmesine bağlıdır. Eğer bu aralıkta kablolar dağınık bir şekilde hava akımına engel oluyorsa, işlemci ve ekran kartı yeterince iyi soğutulamaz. Bu yüzden kabloları düzgün bir şekilde bağlamak ve kabloları salata halini almayacak şekilde birbiriyle bağlamak mantıklı olacaktır. ATAPI sürücülerin bağlanması için sunulan yuvarlak kablolar, normal kablolara göre çok da pahalı değiller am! a buna rağmen daha pratik bir kullanımın yanı sıra daha aerodinamik bir yapıya sahipler.
Toz ve Kirleri Temizlemek
Tüm bu kontrollerde güç kaynağının havalandırma deliklerinin çevresinde biriken toz ve kir dikkatinizi çekmiş olmalı. Bilgisayarınız ne kadar eskiyse, o kadar tozlanıp kirlenmiştir. Tozlu ve kirli bilgisayar da tozu ve kiri kadar sorun yaratır. Özellikle güç kaynağındaki tozlanma, sadece kötü görünmeye neden olmakla kalmaz, aynı zamanda belli bir kirlilik derecesinden sonra, aygıtın bozulmasına bile neden olabilir. Bu durumda bu kirliliği temizlemeniz gerekir. Güç kaynağını dikkatli bir şekilde açın ve uygun, yumuşak bir fırçayla içini temizleyin. Elektrikli bir süpürgenin hortumunu, fırçanın yakınında dikkatli bir şekilde gezdirirseniz, açığa çıkan tozun evinizi tozlatmasına da engel olabilirsiniz.
Kaynak: Alev Orhan
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software YardimBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim
Devamını Okuyun...
10.11.2007
Bilgisayar teknik servis - sabit disk (harddisk) bozulması nelerden kaynaklanır.
Çoğu dizüstü sabit disk sorunu iki ana sınıf altında toplanabilir: Isı kaynaklı olanlar ve fiziksel bozulmalar. Birincisi sınıf olan ısı kaynaklı sorunlardan kurtulmak pek mümkün değildir, bir dizüstüne üç tane 120 mm fan takıp yine de ona dizüstü demek imkansızdır. İkinci durum içinse şunlar söylenebilir; dizüstü bilgisayarlar için üretilen sabit diskler 7×24 çalışmak üzere tasarlanmazlar çoğunluğu günde yedi ya da sekiz saat çalışacakmış gibi düşünülür.
Yapılan araştırmalara göre bir disk ne kadar ısınırsa bozulma ihtimali de o kadar artıyor. Aşağıdaki resimde Fujitsu tarafından yapılan bir çalışmanın sonucunu görüyorsunuz. Vücut sıcaklığının biraz üstünde kalacak şekilde soğutulan 2.5″ dizüstü sabit diski bozulmadan önce bir milyon saat çalışıyor. Diğer bir deyişle sürücü MTBF (mean time before failure - bozulmadan önce geçen ortalama zaman) değeri bir milyon oluyor. Günümüzde dizüstü sabit diskleri kendileri çok fazla ısı üretmeseler de bulundukları ortam işlemciye veya ekran kartı yongasına yakın olduğundan ciddi şekilde ısınabiliyorlar. Fujitsu’nun son dönemlerde yaptığı çalışmalar yüksek sıcaklıkların yarıiletkenler üzerinde “elektron göçüne” (electron migration) neden olduğunu gösteriyor, bu da rasgele hataların oluşmasına neden oluyor. Özellikle sabit disklerde kafa dediğimiz okuma yazma işlemini yapan bileşen sıcaklıktan en fazla etkileniyor.
Denetleyici kartların bozulmasına sıcaklığın yanında insan sakarlığı da neden olabilir. Bu benim başıma geldi. Standart bir sürücü değiştirme işlemi sırasında yanlışlıkla sabit diskin alt kısmını metal bir yüzeye değdirdim. Sonuç olarak devre kartı üzerinde çiçek açtı. Bu tür sorunlar başınıza gelmemesi için son derece dikkatli olmanız gerekiyor. Son zamanlarda üretilen sürücülerin elektronik parçaları iç tarafa gelecek şekilde takılıyor. Bu durum fiziksel hatalara karşı koruma sağlasa da bir yandan da bu bileşenleri diskin en sıcak kısmına yakınlaştırmış oluyor.
Eski tip disklerde plakaları döndüren motorda bir çeşit yağ kullanılıyordu, uzun süre boyunca ısınıp soğuyan bu yağ en sonunda sakız kıvamına geliyordu. Yeni nesil disklerde böyle biri durum yok fakat hareketli parçalar yine sıkıntı çıkarabiliyor.
Dizüstü sabit diskleri darbelere karşı dayanıklı üretilirler fakat kafalar plaka üzerinde çalıştığı sırada gelen güçlü bir darbe kafanın plakaya çarparak verilerini yok etmesine neden olabilir. Bu durum diskin tamamen bozulmasına yol açmayabilir fakat uzun vadede etkisini gösterecektir.
Sabit diskler kötü dilimleri (sector) iyileriyle eşleme (map) özelliğine sahiptirler. Diskler üzerinde bir miktar iyi dilim yedek olarak bırakılır fakat bazen şu iki durumdan birisi gerçekleşebilir. Bütün iyi dilimler kullanılır ya da sürücünün dahili eşleme haritasında yer kalmaz. Benim tecrübelerime göre dizüstü sabit diskleri yeniden eşlenebilir dilimleri bitmeden çok önce bozuluyorlar.
Disk Bozulmalarına Karşı Alınabilecek Önlemler
Dizüstü bilgisayarınızın sabit diskinin bozulmasını önlemek için havalandırma deliğinin açık olduğundan emin olmak ve taşırken sert darbelerden kaçınmak gibi bazı temel önlemlerin dışında pek bir şey yapamazsınız. Fakat aşağıdaki önerileri dikkate alarak zararı en aza indirebilirsiniz.
Düzenli Yedek Alın: Bence temel felsefeniz “yedek, yedek, yedek” olmalı. Bugünlerde yedekleme yapmak bu alana yönelik pek çok ürün sayesinde hiç olmadığı kadar kolay hale geldi. Ancak kullanıcıların çoğunluğunda benim dediğimi yap yaptığımı yapma durumu söz konusu. Kişisel bilgisayarının yedeğini belirli aralıklarla alan çok az sayıda kullanıcı vardır. Hele taşınabilir bilgisayarlar söz konusu olduğunda bu oran daha da azalır. Unutmayın verilerinizi bir diskten başka bir diske kopyalıyorsunuz. Bazı durumlarda yedek aldığınız disk daha önce bozulabilir. İşin iyi yanı iki diskin aynı anda bozulma ihtimali gerçekten çok düşüktür.
Çevrimdışı Klasörleri Kullanın: İş yerimde bütün bilgisayarlar özellikle de taşınabilir olanlar Microsoft Çevrimdışı Klasör (Offline folder) özelliğini kullanıyor. Bu sayede belgelerim klasörünün her bilgisayarda bir kopyası bulunuyor. Eğer dizüstü bilgisayarımın başına bir şey gelirse hemen gidip öteki bilgisayarımdan dosyalarıma erişebiliyorum. Çevrimdışı klasörler pek çok zaman hayat kurtarıcı olmuşlardır fakat bunun karşılığında biraz yavaş çalışırlar.
Daha İyi Sürücüler Seçin: Genellikle bir dizüstü bilgisayar aldığınızda içinde gelen sabit diskle çalışmayı tercih ederiz. Değiştirmek zorunda kalırsanız ortalama bozulma zamanı (MTBF) uzun olan sürücüleri satın almaya çalışın. Çoğu 2.5″ sürücü serin çalışır fakat siz yine de aralarında en az ısı üreteni seçin.
RAID 1 Kullanın: Eğer ileri seviye bir dizüstüne sahipseniz ve iki sürücü takabiliyorsanız RAID özelliğini etkinleştirin. RAID 1 kullandığınızda aynı veriyi depolayan iki diskiniz olur. Disklerden birinin başına bir şey gelirse yapmanız gereken sadece onu çıkarıp yenisi takmaktır. Hiç bir veri kaybı yaşamazsınız. RAID 1 kullanıldığında hiç başarım artışı olmaz gibi bir inanış vardır. Eğer iyi bir RAID sürücüsüne sahipseniz yazma konusunda bir artı sağlamasa da okuma işlemi iki diskten birden yapıldığı için başarım artışı sağlanır. Eksiler ise artan maliyet ve düşen depolama alanı şeklinde karşımıza çıkar. Fakat eğer verileriniz önemliyse RAID 1 en iyi yedekleme çözümüdür.
Gelecek Hakkında Bazı Görüşler
S.M.A.R.T. Daha Akıllı Olmalı
Sabit diskler neredeyse evrensel olan ve S.M.A.R.T. adı verilen bir izleme yönergesine sahiptirler. Bazı işlerin kötüye gitmesi durumda bu sistem bilgisayarı uyarır. Bence sabit diskler Windows XP’yi veya o zamanki işletim sistemini kibarca uyarabilirler “Hey dostum sabit diskin 22.5 saatlik ömrü kaldı. Dikkat et…” TAMAM, İPTAL, YENİDEN DENE.
Aslında bu esnada genelde sabit diskinizin can çekişme sesleri duyuluyordur (kafa atma diye de bilinir). Ancak nedense bu tür uyarı iletilerinin okunabileceği yer olarak BIOS belirlenmiştir. Bu uyarıları sistemi yeniden başlatmadan görmezsiniz. Sizi bilmem ama ben bilgisayarımı 7×24 çalıştırırım ve eğer yolculuk yapmayacaksam kapatmak yerine Hazırda Beklet (hybernate) özelliğini kullanırım. Yani BIOS ekranını neredeyse hiç görmem.
Bu alanda Microsoft liderlik etmeli. Küçük bir sorun yaşanma ihtimali de olsa hemen durum bildirilmeli. Evet, SANtolls S.M.A.R.T Disk Manager gibi bazı uygulamalar var fakat bunun işletim sisteminin bir parçası olması gerekmez mi?
Dikey Kayıt (Perpendicular Recording): Daha Fazla Kapasite, Daha Fazla Risk!
İçimde bulunan teknoloji manyağı depolama alanındaki yenilikleri görmeye bayılıyor. Örneğin dikey kayıt teknolojisine bakın. Neden iyi ama aynı zamanda da tehlikeli olduğunu kağıt yaprakları benzetmesiyle anlamaya çalışalım.
Veriler normalde siyah ve beyaz renkteki (0 veya 1) kağıt yaprakları gibi depolanırlar. Eski yöntemde her bir yaprak, büyük yuvarlaklar oluşturacak şekilde uç uca eklenir. Kafa, verileri yukarıda gezinerek okur. Bu yöntemle veri depolama önemli ölçüde alan gerektirir.
Dikey kayıt söz konusu olduğunda yapraklar birer domino taşı gibi dikey olarak dizilirler. Okuma kafası sayfaların üstüne baktığında da renginin ne olduğunu anlayabilir. Bu yöntem sayesinde günün birinde insanlığın şimdiye kadar ürettiği bütün kitapları, resimleri, şarkıları tek bir disk üzerinde saklayabilir hale geleceğiz.
Bu açıdan bakıldığında yeni teknoloji çok güzel görünüyor fakat bir de verilerinizin domino taşları gibi yıkıldığının düşünün! Aynı alana daha fazla veri koyduğunuzda her hangi bir sorun olması durumunda kaybedeceğiniz şey de daha fazla olacaktır. Depolama alanından biraz ödün verme pahasına olsa bile bu teknolojinin güvenilirlik açısından biraz daha geliştirilmesi gerekiyor.
RAID Daha Fazla Yaygınlaşmalı
RAID teknolojisinin veri kayıplarına karşı kullanılabilecek en başarılı çözümlerinden birisi olduğunu biliyoruz. Ancak yine de dizüstü bilgisayarların %99′u tek sabit disk sürücü yuvasına sahip oluyorlar. Küçültme ve çoklu plaka gibi teknolojide sağlanan yenilikler sayesinde üreticiler sabit diskin içinde gelen RAID sistemine sahip ürünler geliştirebilirler.
Eğer sürücüler birden fazla plakaya sahip olabiliyorlarsa ve her bir plakaya dünyanın verisini sığdırabiliyorsak neden depolama alanından biraz ödün vererek sabit diske ikinci bir hayat şansı verilmiyor? RAID teknolojisini büyük kitlelere yaymanın zamanı gelmedi mi? Bence özellikle de dizüstü bilgisayar kullanıcılarının buna ihtiyacı var.
Sonuç
Çıkarılan Dersler:
* 1. Sabit diskler sonsuza kadar çalışmak için üretilmemişlerdir.
2. Isı, sabit disk ölümlerinin birinci nedenidir, fiziksel zarar ikinci sırada gelir.
3. Sürücünün kapasitesi ne kadar fazla olursa sorun olduğunda kaybedeceğiniz veri de o kadar artar.
4. Düzenli yedekleme az sayıda insan tarafından yapılır ama aslında herkesin yapması gerekir!
5. Eğer ileri seviye dizüstünüz RAID 1 özelliğini destekliyorsa bunu kullanın.
6. Arada sırada diskinizin durumunu görmek için S.M.A.R.T. yazılımını çalıştırın.
7. 2.5″ taşınabilir disk teknolojisinde hala geliştirilmesi gereken şeyler var.
Tom’s Hardware Guide
Calvin Chu
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim Dizüstü harddisklerinin bozulma nedenleri teknik bilgiBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim Dizüstü harddisklerinin bozulma nedenleri teknik bilgi
Devamını Okuyun...
01.11.2007
Bilgisayar teknik servis - raid 0 nedir - nasıl yapılır
Nasıl oluyorda raid0 normal diske göre daha hızlı çalışıyor?
En başta dediğimiz gibi olay raid 0 için 2 diskin tek bir disk gibi çalışmasından kaynaklanıyor. Çift harddiskinizi sisteme bağlayıp raid0 sisteminizi kurduktan sonra harddiske kaydedeceğiniz veriler disklerin içerisine 2 ye bölünerek gidiyorlar. Yani diskinize kaydettiğiniz 4mb büyüklüğünde bir mp3′ün 2mb’ı bir diske diğer 2 mb’ı diğer diske yollanıyor. Tabi aynı mp3′ü okuma durumunda da yarısı bir diskten diğer yarısıda 2. diskten geliyor. Böylelikle diskinize kaydedeceğiniz veri sanki olan boyutunun yarısındaymış gibi hızlı okunuyor yada yazılıyor.
Bu bize teorikte 2 kat hız sağlamış olsada pratikte ortalama %10 luk bir toleransla %90 a varan okuma ve yazma artışı sağlıyor.
Raid yapmak için neye ihtiyacım var?
Raid yapmak için aynı kapasitede, aynı özelliklere sahip aynı olması tavsiye edilen 2 adet harddiske ve raid kurabileceğiniz bir anakarta ihtiyacınız var.
Raid yapmadan önce diskimdeki verileri yedeklemeli miyim?
Kesinlikle evet. Çünkü raid sistem kurulmadan önce her iki dikside komple formatlıyor. Bu yüzden raid sistem kuracağınız disklerinizi raid kurmadan önce yedeklemelisiniz.
Biri 160 diğeri 80 gb iki adet aynı marka aynı model diskim var raid yapabilir miyim?
Evet yapabilirsiniz. Ancak 160 gb diskinizin 80 gb lık kısmını kullanamazsınız. Raid0 da toplam kapasite iki diskten küçük olanın (Eşit olduğunda herhangi birinin) kapasitesinin 2 katına eşittir.
Raid yaptığımda diskimi bölebilir miyim?
Evet, raid yaptığınızda diskleriniz artık tek disk gibi çalıştığından istediğiniz oranda yine aynı tek disk varmış gibi bölebilirsiniz.
Raid sistemde format atınca verilerimin tümü gider mi?
Hayır, eğer diskinizi eskisi gibi partitionlara ayırdıysanız format atma sırasında sadece işletim sistemi kurulu olan bölüme format atacağınızdan disklerin diğer bölümündeki veriler duracaktır.
Raid yaptığımda ne kazanırım?
Raid yaptığınızda pratik olarak %90 a varan okuma yazma hızı kazanırsınız. Bu size program yüklemelerinde, diskten diske kopyala yapıştır işlemlerinde, oyun yüklemelerinde, grafik prgramlarında muazzam bir fark yaratacaktır.
Raid 0 ne kadar güvenli?
Raid0 sistemde verileriniz disklere 2 ye bölünüp yazıldığından diskin biri bozulduğu durumda yarım kalan diğer verilerin hiçbir işe yaramama durumu söz konusu. Gerçi bu durum tek disk kullanırkende mevcut. Ancak 1 diskin bozulma ihtimali 2 diskin bozulma ihtimalinden daha düşüktür.
Raid 0 kurulu sistemim var. Anakartımı değiştirmek istiyorum. Ne yapmalıyım?
Bir chipset üzerine kurulmuş raid sistem başka bir chipsette çalışmaz. Eğer Amd sistem kullanıyorsanız, raid sisteminiz varsa ve Core2duo’ya geçmek istiyorsanız. Önce verilerinizi yedeklemelisiniz. Öyleki bazen aynı chipset ve anakartlarda bile sistem değişikliğinde veri kayıpları yaşanabiliyor
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim Bilgisayar teknik servis raid 0 nedir teknik bilgiBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim Bilgisayar teknik servis raid 0 nedir teknik bilgi
Devamını Okuyun...
01.11.2007
teknik servis - dosya formatları ve hangi programla çalıştırılabildiklerini içeren konu
TMP:
geçici dosya
herhangi bir program tarafından oluşturulmuş geçici dosyalardır
Al:
Adobe Illustrator Dosyası
Adobe Illustrator
AIF,AIFF,AIFC:
ses dosyası
media player
ANI:
hareketli kursör dosyası
Denetim masası-fare kısmından mouse göstergesi olarak kullanılabilir
ARJ,A01,A02,A..
Sıkıştırılmıs dosya
Arj,WinARj
ASF:
film dosyası
MEdia Player
AU:
ses dosyası
media player,Real player
AVI:
Film Dosyası
Media player,Real player,Divx,Quicktime gibi Programlarla Açılabilir
Bak:
yedek Dosya
Not defteri gibi Programlarla Açılabilir iç.ine bakılabilir
Bas :
programlama Dili Dosyası
Basic,Visual Basic
BAt:
Çalıştırılabilir Dosya
Çift Tıklanarak Çalıştırılabilir.
Bmp:
Resim Dosyası
Paint Gibi Resim İşemem Programlarıyla Açılıp Değiştirilebilir.
C,Cpp,H,Hpp:
Programlama Dili DOsyası
C,C++ Builder,Visual C
Cab
sıkıştırılmış Dosya
Çift Tıklanarak İçeriği Görüntülenebilir.
CBl.
programlama Dili Dosyası
Cobol
Cda:
Müzik Cd Sinden Alınmış Ses Dosyası
Media Player
Cdr:
Corel Draw Grafik Dosyası
Corel Draw
Cfg:
ayar Dosyası
Not Defteri Gibi Editörlerle Açılabilir.
Chk:
scandisk ve chkdsk tarafından oluşturulmuş dosya
Diskte Oluşan hatalı bilgilerin kaydedildiği Dosya işinize yaramayacağından silebilirsiniz
Cmh
DErlenmiş Html Dosyası
Çift Tıklanarak İçeriği Görüntülenebilir.
Cls:
Programlama Dili Dosyası
Visual Basic
Cnt:
help Dosyası İçeriği
Winhelp
Com:
çalışıtırılabilir Dosya
Program Dosyasıdır Çift Tıklanara Çalıştırılabilir.
Cpl:
denetim masası Uygulaması
Windows/System Klasörüne Kopyalandığında Denetim masası tarafından Açılır.
Cur:
mouse Kursuru
Bazı Resim İşleme Programlarıyla Açılabilir.
Dat:
veri dosyası
bazı programlar verilerini bu uzatıyla saklarlar.
DB,DBF,DB2:
veritabanı DOsyası
Access,Fox Pro,Dbase,Paradox Gibi Veri Tabanı Programlarıyla Açılır.
Dll,386,VXD,SYS,DRV
sistem Dosyaları
Windows’a Veya Başka Programlara Ait Sistem Dosyalarıdır.Bilinçsizce Silinmemelidir
Doc:
Word Dosyası
microsoft Word,Word Pad
Dot:
Word Şablon DOsyası
Microsoft Word
Dwg,Dxf:
Autocad Çizim Dosyası
Autocad
ERr:
hata kayıt dosyası
Not Defteri Gibi Editorlerle Açılabilir
Fon:
Yazı Tipi DOsyası
WINDOWSFonts Klasörüne Kopyalandığında Yazı Tiplerine Eklenir
Gif:
Hareketli veya Sabit Resim Dosyası
Paint Acdsee Gibi Resim işleme Programlarıyla Veya İnternet Explorer Gibi Browserlerle Açılabilir
Grf:
grafik Dosyası
Micrograftx
GZ:
sıkıştırılmış Dosya
Gzip
Hlp:
yardım Dosyası
Winhelp
Htm,Html:
WEb SAyfası
Internet Explorer,Netscape Navigator Gibi Browserlerle İçeriği Görülebilir, Dreamweaver, Front PAge,Word Gibi Programlarla İçeriği Değiştirilebilir
ICl:
çok sayıda Simge Barındıran Dosya
İÇinde Bulunan Simgeler windows Kısayollarında Kullanılabilir
Ico
imge DOsyası
Bazı Resim işleme Programlarıyla Açılabilir
IDx,NDx:
veri tabanı index dosyası
Veri tabanları Tarafından Yardımcı Dosya Olarak Oluşturulur
INf:
Windows Donanm Bilgisi Dosyası
INı:
ayar Dosyası
Not Defteri Gibi Editorlerle Açılabilir
Iso
sıkıştırılmış Cd Dosyası
Win İmage Gibi Programlarla İçeriği Görülebilir Yada Cd ye Yazılabilir.
Jpg,Jpeg:
Resim DOsyası
Paint,Acdsee Gibi Resim İşleme Programlarıyla Açılabilir
Lnk:
Kısayol Dosyası
Çift Tıklanarak Çalıştırılır
Lzh:
sıkıştırılmış Dosya
Lha
Mdb,Mde:
veritabanı dosyası
Microsoft Access
mid:
nota içeren Müzik Dosyası
Media PLayer,real Player,Winamp gibi Programlarla Çalınabilir
Mov:
film Dosyası
Media Player,Real Player İzlenebilir
Mp3:
Müzik Dosyası
Winamp,Media Player Gibi Programlarla Çalınabilir
MPG,MPeg:
film Dosyası
Media Player,Real Player,Quick Time Gibi Programlar İzlenebilir
Ocx,Vbx:
activex Kontrolleri
Visual Basic,Delphi gibi Dillerde Kullanılır
Pas
programlama Dili Dosyası
Pascal,Delphi
Pcx
resim Dosyası
Paint Shop Pro Ve Photoshop Gibi PRogramla Açılabilir
Pdf:
Pdf Dökümanı
Adobe Acrobat REader
Pıf
Dos Programları İçin Ayar Dosyası
Çift Tıklanarak Çalıştırılabilir . Virusler bu uzantıyı sık kullanır dikkat edin
PPT,Pps:
Powerpoint Animasyon Dosyası
PowerPoint
Psd:
adobe photo shop dosyası
Adobe Photo Shop
Psp
Resim Dosyası
Paint Photo sHop PRo
PWa,Pwl,Pwd:
Şifrelerin Kaydeildiği Dosya
Özel PRogramlarla İçerdiği şifreler Görülebilir
Ra,Ram:
ses Dosyası
Real Player
Rar
sıkıştırılmış Döküman
Winrar
Rtf
Döküman
Word Pad,Word Gibi Kelime İşlemciler Açılabilir
Scr:
Ekran Koruyucu
Windows Klasörüne Kopyalanarak Ekran koruyucu Olarak Kullanılabilir
Swf:
animasyon Dosyası
macromedia Flash
Swp:
takas Dosyası
Bellek Yetmediğinde Windows Tarafından Kullanılır.
Tıf,Tıff:
Resim DOsyası
Paint Pro,Photo Shop Gibi Resim İşleme Programlarıyla Açılabilir
TTf:
Yazı Tipi
Çift Tıklanarak İçeriği Görüntülenebilir.
Txt:
Formatsız Metin DOsyası
Not Defteri,Word Pad VE Word Gibi Programlarla Açılabilir
Vbs:
visual Basic Script Dosyası dır.Çift Tıklanarak Çalıştırılabilir.
NOt DEfteri,Visual Basic Gibi Programlarla İçeriği Değiştirilebilir
Waw
sEs Dosyası
Winamp,Media Player Gibi Programlarla Dinlenilebilir
Wks:
microsoft Works Hesap Tablosu
Microsoft Works
Wma
ses Dosyası
Media Player
Wmf,Emf:
Grafik Dosyası
Paint Shop Pro,Photo Shop Gibi Resim Editorleri ile Açılabilir
Wps:
Microsoft Works Dökümanı
Microsoft Works
WRi
Döküman
Word PAd,Word Gibi Kelime İşlemcilerle Açılabilir
Xlm:
Excel Macro Tablosu
Microsoft Excel
Xls:
Excel HEsap Tablosu
Microsoft Excel
Xlt:
Excel Şablon Dosyası
Microsoft Excel
Zip:
sıkıştırılmış Dosya
Winzip,Winrar ile açılır
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim teknik bilgiBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim teknik bilgi
Devamını Okuyun...
01.11.2007
Bilgisayar teknik servis - teknik bilgiler - ms-dos bilgi bankası - msdos nedir - ms-dos komutları
MS-DOS İle Neler Yapabiliriz?
MS-DOS, uygulama programlarınız için bilgisayarın işleyişini koordine eder. Bu gerçekten de çok önemlidir, ama MS-DOS’ un avantajları yalnızca bundan ibaret değildir.
Her ne kadar insanlara basit ve kullanması garip olarak düşünülen MS-DOS işletim sistemi bilgisayarın zarar görmesi durumunda bir numaralı ilaçtır. MS-DOS donanım kurucularının bir numaralı kullandıkları sistemdir. Örneğin Windows açılmıyor, devamlı sorun veriyor ? Bu sorunları genellikle HDD’ ye format atarak ve işletim sistemini tekrar yüklemekle becerirler ama hatadır. Çünkü devamlı HDD’ ye format atılırsa HDD zarar görürür “bad sector” (kullanılamayan veya bozuk alan) oluşmasına “boot sector”un (HDD’ nin bilgilerinin tutulduğu yer) zarar görmesine neden olur. Ama format atmadan MS-DOS’ tan yine yararlanarak bilgisayarın sistemi dahil geri getirilebilir. Bunların yapılması çok güzeldir ama bunları yapmak için grafik ekrandan (Windows Ekranı) biraz vazgeçip MS-DOS’ ta çalışmak gerekir. Bu yüzden, Microsoft Windows 95/98/ME sürümleriyle kullanıcının DOS ile olan iletişimini minimuma indirmeye çalışmış olsa bile DOS’ tan tam olarak vazgeçememiştir.
Ayrıca, Windows 95/98/ME kullanıyor olsanız da bazen DOS’ a işiniz düşebilir. Örneğin bir çok oyun programı Windows ile çalışmaz veya oynanamayacak kadar yavaş çalışır. Ayrıca Windows’ a giremediğiniz durumlarda da sorunu DOS’ tan halletmeniz gerekebilir. Bazen de tek bir dosyayı kopyalamak için bilgisayarınızı açtığınızda, Windows’ un çalışmasını beklemeniz gerekmez.
MS-DOS’ un kendisini de belirli işler için kullanabilirsiniz.; komut adı verilen yönergeleri (talimatları ) kullanarak MS-DOS’ u dosya yönetiminde, iş akışının denetlenmesinde ve ek yazılımlar gerektirmeden günlük işler gerçekleştirmede yönlendirebilirsiniz.
Örneğin MS-DOS metinlerden (text) oluşan dosyalar yaratmakta ve değiştirmekte kullanabileceğiniz bir program içerir.MS-DOS editör bir sözcük işlemci olmasa da, kısa yazışmalar listeler için çok kullanışlıdır. Onu kullanarak, küçük belgeleri bir sözcük işlemciye göre çok daha kısa sürede yazabilirsiniz. Veya bilgisayarı açtığınızda yüklenmesini veya çalışmasını istediğiniz dosyaları da bilgisayarın açılırken okuduğu Autoexec.Bat dosyasına koyarak otomatik olarak çalışmasını sağlamış oluruz.
MS-DOS’ ta özel gereksinimlerinizi karşılamak için olan komutları birleştirerek güçlü komutlar, hatta kendi küçük uygulamalarınızı yaratabilirsiniz. Örneğin bu kitapta, yalnızca MS-DOS komutları kullanarak, basit bir dosya yöneticisi ( belirli bilgiler için dosyalarda arama yapan bir program ) oluşturabilirsiniz.
MS-DOS’ un 4.0 ve sonraki sürümleri, komut ve dosyaları menü adı verilen listelerden seçmenize olanak sağlayan ayrı bir program içerirler. Shell adı verilen bu program ile tüm rutin işlerinizi gerçekleştirebilir, ondan zaman zaman yararlanabilir ya da isterseniz hiç kullanmayabilirsiniz.
Artık tüm bu uygulamalar, MS-DOS için oluşturulan Windows ara yüzünden (interface) sonra Dos’ un uygulamaları daha kolay ve anlaşılır olmuştur. Aynı zamanda MS-DOS’ u soğuk gösteren siyah beyaz ekran da ortadan kalkmıştır.
3. MS-DOS Dosya Yapısı
Dosya(File)
Tüm bilgiler ve programlar dosya (file) adı verilen bilgi topluluğu olarak disk/diskete kaydedilir. DOS işletim sisteminde bir dosya iki kısımda oluşur, dosya adı ve dosya uzantısı. Genel olarak bir dosyanın yapısı DOSYA_ADI ve DOSYA_UZANTISI şeklindedir. Burada DOSYA_ADI en fazla 8, DOSYA_UZANTISI en fazla 3 karakterden oluşur. Dosya isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük yada küçük yazmak aynı dosyaya karşılık gelmektedir.
MS-DOS’ ta dosyaların ifadesi;
LATS.TXT (Lats isimli yazı dosyası)
LATS.* (İsmi Lats olan bütün dosyalar)
*.COM (Uzantısı Com olan bütün dosyalar)
*.* (Bütün dosyalar)
????????.??? ( “ )
. ( “ )
MS-DOS dosya ismi ve dosya uzantısı kuralları;
· Dosya ismi en fazla 8 karakterden oluşur.
· Dosya uzantısı en fazla 3 karakterden oluşur.
· Dosya ismi ile uzantısı arasında nokta (.) işareti bulunur.
· Dosya ismi ve uzantısı içerisinde boşluk karakteri bulunmaz.
· Dosya isimleri büyük küçük harfe duyarlı değildir.
· Dosya ismi ve uzantı ismi yazılırken 0-9 arası rakamları, A’ dan Z’ ye harfleri ve bazı özel karakterleri ($, %, &, #…) kullanabiliriz. Fakat bazı özel karakterlerde (*, ., ? gibi) kullanılmaz.
XXXXXXXX . XXX
Dosya adı Uzantısı
Örneğin : COMMAND.COM, CONFIG.SYS, AUTOEXEC.BAT ve LATS.DOC gibi
Dosya İsmi Uzantıları ve Anlamları
COM : Makine dilinde yazılmış program dosyalarını ifade eder. Büyüklüğü en fazla 64K olabilir.
EXE : Executive’ den gelmektedir ve hemen çalıştırılabilir program dosyalarını ifade eder.
BAT : Toplu işlem dosyasını ifade eder.
Yukarıda belirtilen 3 dosya MS-DOS’ ta dosya isminin yazılması ile çalıştırılabilir, geriye kalan dosyalar ise başka programlar yardımı ile çalıştırılır. Bu 3 dosya ismi uzantısı aynı isimli dosyalara verilse (yani, LATS.EXE, LATS.BAT ve LATS.COM gibi) çalıştırılma sırası dosyanın büyüklüğüne ve küçüklüğüne bakılmaksızın bu dosyaları çalıştırma önceliği COM, EXE ve BAT sırasındadır.
TXT : Text (metin) dosyasını ifade eder.
SYS : Sistem Dosyalarını (System File) ifade eder.
HLP : Yardım dosyasını ifade eder.
DOC : Word’ de oluşturulmuş dosyaları ifade eder.
XLS : Excel’ de oluşturulmuş dosyaları ifade eder.
PPT : Powerpoint’ de hazırlanmış dosyaları ifade eder.
WIN : Windows’ la oluşturulmuş dosyaları ifade eder.
INI : Windows’ un sistem dosyalarını ifade eder.
MS-DOS’ un açılması için gerekli 3 dosya vardır. Bunlar Config.sys, Autoexec.bat, Commmand.com’ dur. Ayrıca, sistem dosyası olarak Msdos.sys (Dos ile ilgili sistem bilgilerini tutar. Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır.
CONFIG.SYS
Bu dosya, bilgisayarın donanım özelliklerini değiştirmemizi sağlayan bir metin dosyasıdır. Yani bu dosyaya eklenecek komutlar aracılığı ile memory, fare, klavye, ekran ve bunun gibi araçların nasıl çalışacağı belirlenir. CONFIG.SYS dosyasının MS-DOS tarafından okunup işlenebilmesi için açılış diskinin ana dizininde bulunması gerekir.
AUTOEXEC.BAT
Bu dosya, DOS çalıştığında bazı programları otomatik olarak çalıştırma olanağı verir, ekran ve dil düzenlemesini sağlar. Bu sayede bilgisayarın her açılışı sırasında yüklemek zorunda kalacağımız klavye, fare, monitör dil … programları yüklenmiş olur.
COMMAND.COM
Bu dosya, bilgisayar komutlarını yazdığımız komut derleyicisini görüntüler. COMMAND.COM bilgisayarın açılış diskinin ana dizininde bulunması gerekir. Bu olmadan bilgisayarın açılması mümkün değildir. Direk makine dilinde yazılmış olduğu için çok hızlıdır.
4. Dizin (Directory) Yapısı
Bilgisayarda dosyalar içeriklerine veya özelliklerine göre dosya gruplarına ayrılabilir. Bu gruplara dizin adı verilir. Windows ortamında dizin ismi yerine klasör ismi kullanılır. 3 değişik dizin tipi vardır. Bunlar,
1. Root Directory (ana veya kök dizin)
Bilgisayarın ana dizinidir. Kullanılan sürücüyü tanımlar (a:\ , b:\ , c:\). Kullanıcı root directory yaratamaz ve silemez.
2. Directory (dizin)
Root directory altında oluşturulan dizinlerdir.
3. Subdirectory (alt dizin)
Directory’ lerin altında oluşturulan dizinlerdir. Alt dizinler root directory’ de iken sadece DIR komutunun yazılması ile ekranda görülmezler.
5. MS-DOS Komutları
Komutlar İkiye Ayrılır ve komut isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük yada küçük yazmak aynı komuta karşılık gelmektedir.
İç Komutlar : COMMAND.COM dosyası içinde bulunan temel komutlardır ve çalıştırılması ile belleğe yüklenerek çalıştırılan komutlardır. Örnek : Ver, Dir, vs.
Dış Komutlar : Çalıştırılabilmesi için disk veya disket içinde dosya halinde bulunması zorunlu olan komutlardır. Örnek : Xcopy, format, vs.
a) İç Komutlar
DOS’ ta çalıştırılan komutun, çalışması için herhangi bir dosyaya ihtiyaç duymadan çalışan komutlara iç komutlar denir (Bilgisayarın açılışında kullanılan Command.com dosyasının içinde bulunan komutlardır). Çalışması için program dosyasının varlığına ihtiyaç duyulan komutlara Dış Komutlar denir. Dış komutları çalıştırabilmek için, o komutun programlama dosyasına ihtiyaç vardır. Örneğin format komutunu kullanabilmek için DOS’ da Format.com programının bulunması gerekir. Önemli İç Komutları, aşağıda inceledik. Bunlar ;
CLS komutu: Ekranı temizler.
Örnek: C:\> CLS <ENTER>
DIR komutu: Disk veya disket üzerindeki dosyaları görüntüler.
Örnek: C:\> DIR <ENTER>
DIR Parametreleri :
/P : (Dosyaları sayfa sayfa listeler) C:\> DIR/P <ENTER>
/W : (Dosyaları yan yana listeler) C:\> DIR/W <ENTER>
/A: (Gizli dosyaları listeler) C:\> DIR/A <ENTER>
JOKER KARAKTELER (? , *)
* : Bilinmeyen bir isim veya uzantının yerine kullanılan joker karakterlerdir.
Örnek: C:\> DIR *.EXE <ENTER> (Dosya Adı ne olursa olsun, uzantısı EXE olan dosyaları listeler)
C:\> DIR LATS.* <ENTER> (Dosya Adı LATS olan, tüm dosyaları listeler)
? : Bilinmeyen bir karakter yerine kullanılan jokerdir.
Örnek: C:\> DIR A??S.EXE <ENTER> (İlk harfi A , 4.harfi S olan , EXE uzantılı dosyaları listeler)
VOL komutu: Disk veya disketin etiketini ve seri numarasını görüntülemeyi sağlar.
Örnek: C:\> VOL <ENTER>
VER komutu: MS-DOS’ un versiyonunu görüntülemeyi sağlar.
Örnek: C:\> VER <ENTER>
DATE komutu: Bilgisayarın sistem tarihini görüntülemeyi sağlar.
Örnek: C:\> DATE <ENTER>
TIME komutu: Bilgisayarın sistem saatini görüntülemeyi sağlar.
Örnek: C:\> TIME <ENTER>
PROMT komutu: Komut satırı uyarısını değiştirmeyi sağlar. Bulunduğumuz yeri gösterir.
Örnek: C:\> PROMPT <ENTER> (sürücüyü ilkel PROMT’ a dönüştürür.)
C> (ilkel PROMT)
PROMPT Parametreleri
$P: Aktif sürücüyü ve dizini görüntüler.
$G: “>” işaretini görüntüler.
$T: Enter’ e basıldığı andaki saati gösterir.
$D: O gün ki tarihi gösterir.
Görüntüsü değiştirilen PROMT’ u eski haline getirmek için;
C:\> PROMPT $P$G <ENTER> tanımlaması yazılır.
COPY CON komutu: Dosya oluşturmayı sağlar. Ama artık bunun yerine Word gibi programlar vardır.
Örnek: C:\> COPY CON LATS.TXT <ENTER> (TXT uzantılı, LATS adlı dosya oluşturur)
Oluşturduğumuz bu dosyayı kaydedip bitirmek için ^Z (Ctrl+Z) tuşlarına basılır. Kayıt yapmadan çıkmak için ^C (Ctrl+C) tuşlarına basılır.
TYPE komutu: Dosya içeriğini görüntülemeyi sağlar.
Örnek: C:\> TYPE LATS.TXT <ENTER>
C:\> TYPE LATS.TXT | MORE <ENTER> (LATS.TXT dosyasını sayfa sayfa görüntüler)
REN komutu: Dosya adının veya uzantısının değiştirilmesini sağlar.
Örnek: C:\> REN LATS.TXT TUFAN.DOC <ENTER> (LATS.TXT dosyasının ismini TUFAN.DOC yapar)
MD komutu: Dizin oluşturmayı sağlar.
Örnek: C:\> MD LATS <ENTER> (LATS adlı dizin açar)
CD komutu: Dizin değiştirmeyi sağlar.
Örnek: C:\> CD LATS <ENTER> (LATS adlı dizine girer)
C:\LATS> CD.. <ENTER> (LATS adlı dizinden çıkar) (Aktif olan dizinden bir önceki dizine çıkışı sağlar)
C:\LATS\DENEME> CD\ <ENTER> (LATS ve DENEME dizinlerinden çıkar) (İç içe girilmiş dizinlerden bir seferde köke (ROOT) çıkmayı sağlar)
RD komutu: Dizinleri silmeyi sağlar, yalnız dizin içinde hiçbir dosya veya altdizin olmamalıdır. Eğer varsa öncelikle altdizinler ve dosyalar silinmelidir. Silinecek dizin içinde hiçbir şey bulunulmaması gerekir. Eğer silinecek dizin içinde dosya veya dizin bulunuluyorsa önce o dizinin bir önündeki dizine çıkılmalı ve sıra ile temizlemelidir. Bu işlemi DELTREE komutu ile dizin içerisine bakmaksızın silebiliriz.
Örnek: C:\> RD LATS <ENTER>
COPY komutu: Dosya veya dosyaları belirtilen ortama kopyalamayı sağlar. Kullanım şekli ise nereden nereye şeklindedir. İlk belirtilen yer nerden olduğu ikinci belirtilen yer ise nereye kopyalanacağıdır. Copy komutu, birden çok dosyayı bir seferde kopyalamaz her dosyayı tek tek kopyalar.
Örnek: C:\> COPY C:\LATS.TXT C:\DOS <ENTER> (C Root’ unda bulunan LATS.TXT dosyasını C’ nin altındaki DOS dizinine kopyalar)
DEL komutu: Dosya veya dosyaları silmeyi sağlar
Örnek: C:\> DEL LATS.TXT <ENTER> (LATS dosyasını siler)
C:\> DEL *.* <ENTER> (Tüm dosyaları siler)
C:\> DEL *.EXE <ENTER> (EXE uzantılı dosyaları siler)
Dış Komutlar
Bilgisayarda dosyalar halinde bulunması gereken komutlardır. Kullanılacak komuta ait dosyanın çalışılan sürücüdeki disk veya diskette bulunması gerLATSektedir. Aksi taktirde komut ile ilgili çalışma gerçekleştirilemez.
FORMAT komutu: Yeni alınan disk veya disketi biçimlendirir ve kullanılır hale getirir yanı sıra dolu olan bir disk veya diskete uygulandığında içindeki tüm bilgileri siler, disk veya disketteki bozuk olan sektörleri düzeltir (düzelebilecek durumda olanları), virüslü olan disk veya disketteki virüsleri temizlemeyi sağlar (temizlenebilecek durumda olanları).
Örnek: C:\> FORMAT A: <ENTER> a disketini biçimler, kullanılır hale getirir.
FORMAT Parametreleri
/s : Disk veya diskete bilgisayarı açmayı sağlayan sistem dosyalarının yüklenmesini sağlar.
Örnek: C:\> FORMAT a:/s <ENTER>
/q : Disk veya disketin hızlı bir şekilde Formatlanmasını sağlar. Q parametresi ile Formatlanan disk veya disketin bozuk olan sektörleri düzeltilmez.
Örnek: C:\> FORMAT a:/q <ENTER>
/v: : Disk veya diskete Formatlama sırasında isim vermeyi sağlar. Verilecek isim
11 karakteri aşmamalıdır.
Örnek: C:\> FORMAT a:/v:ÇALIŞMA <ENTER>
/F: : Formatlanacak DD bir disketin kapasitesini tanımlamayı sağlar.
Örnek: C:\> FORMAT A:/F:720 <ENTER>
/u : Disketi kurtarılmayacak şekilde Formatlamayı sağlar.
Örnek: C:\> FORMAT A:/U <ENTER>
Gerektiğinde birden fazla parametre aynı komut satırında tanımlanabilir.
Örnek: C:\> FORMAT A:/S/V:DERS/F:720/u <ENTER>
UNFORMAT komutu: Yanlışlıkla Formatlanmış bir disk veya disketi eski haline getirmeyi sağlar. U parametresi ile Formatlanmış kayıt ortamı UNFORMAT ile kurtarılamaz.
Örnek: C:\> UNFORMAT A: <ENTER>
LABEL komutu: Disk veya disketin ismini değiştirmeyi sağlar. Verilecek isim 11 karakteri aşmamalıdır.
Örnek: C:\> LABEL EĞİTİM <ENTER>
DISCOPY komutu: Diskcopy işlemi aynı kapasitedeki 2 disket veya disk arasında gerçekleşir. Kaynak (A) disketteki tüm dosyalar, hedef ( diskete kopyalanmadan önce hedef disket formatlanır. İşlem bittikten sonra her iki disket içindeki dosyaların aynı olduğu görülür. İşlem sırasında disket isterken karşılaşılan mesajlar;
Source : Kaynak disketi tanımlar. Mesaj görüldüğünde sürücüye kaynak (kopyası alınan) disket takılır.
Target : Hedef disketi tanımlar. Mesaj görüldüğünde sürücüye hedef (alınan kopyayı konacağımız) disket takılır.
Örnek: C:\> DISKCOPY A: B: <ENTER>
MEM komutu: Bilgisayarın hafızası (MEMORY) ile ilgili bilgilerin ve bellek bilgilerinin görüntülenmesini sağlar.
Örnek: C:\> MEM <ENTER>
ATTRIB komutu: Dosyalara özellik vermeyi veya iptal etmeyi sağlar. Özellikler, (+) işaretinin ardından özelliğin baş harfinin yazılması ile verilir, (-) işaretinin ardından yine özelliğin baş harfinin yazılması ile iptal edilir. Özellikler şunlardır;
Özelliğin Adı Verilmesi İptali
1. READ ONLY (Okunabilir) +R -R
2. HIDDEN (Gizli) +H -H
3. SYSTEM (Sistem) +S -S
4. ARCHIVE (Arşiv) +A -A
Örnek: C:\> ATTRIB <ENTER> (Tüm dosyalardaki özellikleri görüntüler)
C:\> ATTRIB +H LATS.TXT <ENTER>
C:\> ATTRIB -H LATS.TXT <ENTER>
C:\> ATTRIB +H,+R LATS.TXT <ENTER>
C:\> ATTRIB -H,-R LATS.TXT <ENTER>
TREE komutu: Dizinleri, altdizinleri ve dosyaları ağaç yapısında görüntülemeyi sağlar.
/f : Dizin ve altdizin içindeki dosyaları ağaç yapısında görüntüler.
Örnek: C:\> TREE <ENTER> (Sadece dizinleri ve altdizinleri ağaç yapısında görüntüler)
C:\> TREE/F <ENTER> (Dizin ve altdizinleri içlerindeki dosyalarla beraber görüntüler)
MOVE komutu: Dosya veya dosyaları belirtilen ortamlara taşımayı sağlar. İşlem bittikten sonra tanımlanan dosyaların kaynak ortamdan silindiği ve hedef ortama aktarıldığı görülür. Copy komutunda olduğu gibi Move komutunda da “NERDEN” ve “NEREYE” sorularına yanıt aranır. (Bunu bir evden başka bir eve taşınmayı örnek alabiliriz. Artık eski adreste kalmıyoruz ve yeni adresteyiz gibi düşünebiliriz.)
Move NERDEN NEREYE
Örnek: C:\> MOVE A:\LATS.TXT C:\SINIF <ENTER>
Diğer bir özelliği de dizinlerin isimlerini değiştirmeyi sağlar.
Örnek: C:\> MOVE SINIF DERS <ENTER>
MORE komutu : /P parametresi olmayan komutlar için sayfa sayfa döküm almayı sağlar.
MORE Parametreleri
| : Sayfa sayfa döküm almayı sağlar.
Örnek: C:\> TREE | MORE <ENTER>
C:\> ATTRIB | MORE <ENTER>
< : Dosya içersine yazılmış uzun metinlerin sayfa sayfa alınmasını sağlar.
Örnek: C:\> MORE < LATS.TXT <ENTER>
SYS komutu: Disk ve veya disket içersine sadece bilgisayarı açmaya yarayan sistem dosyalarını yüklemeyi sağlar. Yapılan işlemden kayıt ortamındaki diğer dosyalar etkilenmez.
Örnek: C:\> SYS A: <ENTER>
DELTREE komutu: Dizinleri içlerindeki altdizinler ve dosyalarla beraber silmeyi sağlar. Komut satırına ROOT’ a bağlı olan dizin adı yazılır.
/Y : Onay almadan silme işleminin doğrudan gerçekleştirilmesini sağlar.
Örnek: C:\> DELTREE DENEME <ENTER>
C:\> DELTREE/Y DENEME <ENTER>
XCOPY komutu: Dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber belirtilen ortamlara kopyalamayı sağlar. Kullanım şekli copy komutu ile aynıdır, fakat birkaç tane ek parametresi vardır. Xcopy komutu dosyaları copy komutu gibi tek tek değil bellek kapasitesine göre, topluca kopyalamayı da sağlar.
XCOPY Parametreleri
/S : Dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber kopyalamayı sağlar.
/E : İçi boş olan dizinleri kopyalamayı sağlar.
Örnek: C:\> XCOPY DOS\*.* A:\DOS/S/E <ENTER>
UNDELETE komutu: Del komutu ile silinen dosyaları, kurtarmayı sağlar. Silinen dosyaların ilk karakterlerinin yerine (?) görülür. Buraya dosyanın ilk karakteri yazılarak kurtarılması sağlanır)
UNDELETE Parametreleri
/LIST : Kurtarılacak veya kurtarılamayacak dosyaların listesini görüntüler. Kurtarılamayacak olan dosyalarının yanında (**) görülür.
/ALL : Silinmiş dosyaların bilgisayar tarafından kurtarılmasını sağlar. Kurtarılan dosyaların ilk karakterinin yerinde (#) görülür.
Örnek: C:\> UNDELETE/LIST <ENTER>
C:\> UNDELETE/ALL <ENTER>
C:\> UNDELETE LATS.TXT <ENTER>
DOSKEY Komutu: Komut satırına yazılan tanımlamaları, belleğe yükleyerek tekrar kullanma olanağı sağlar. Bilgiler bellekte bilgisayar açık kaldığı süre içinde saklanır. Bilgisayar kapandığı andan itibaren tüm bilgiler silinir. Doskey komutunu bilgisayara yüklemek için komut satırına DOSKEY yazılarak enter tuşuna basılır.
Örnek: C:\> DOSKEY <ENTER>
BACKUP komutu: Hard Disk’ teki dosyaları diskete yedeklemeyi sağlar. Yedekleme sırasında bilgisayar her diskete bir numara verir. Fakat bu işlem dosyaları sıkıştırmadan gerçek boyutu ile yaptığı için pek kullanışlı değildir, bunun yerine sıkıştırma programları ile yedek almak daha karlıdır.
/S : dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber yedekler.
Örnek: C:\> BACKUP C:\WINDOWS\*.* A: <ENTER>
C:\> BACKUP C:\WINDOWS A:/S <ENTER>
RESTORE komutu: Backup ile diskete yedeklenmiş dosyaları hard disk’ e geri yüklemeyi sağlar.
Örnek: C:\> RESTORE A: C: <ENTER>
C:\> RESTORE A: C:/S <ENTER>
ARJ komutu: Dosyaları sıkıştırmak veya sıkıştırılan dosyaları açmayı sağlar. Sıkıştırılan dosyalar tek bir dosya haline gelir. Ayrıca dosyalar döküm alındığında görülürler. Bunun yerine günümüzde çoğunlukla Winzip kullanılmaktadır.
ARJ Parametreleri
X : Dosya açmayı sağlar.
A : Dosya sıkıştırmayı sağlar.
-V1440 (720) : 3.5 HD veya 3.5 DD standardına göre dosyayı sıkıştırır yada açmayı sağlar. Bu parametre kullanıldığında dosya uzantıları ARJ, A01, A02 ve bunun gibidir.
-R : Bulunulan ortamdaki directory’ lerin sıkıştırılıp açılmasını sağlar.
Hard Disk İçinde Sıkıştırma
Örnek: C:\> CD YEDEK <ENTER>
C:\YEDEK> ARJ A -R ÇALIŞMA.ARJ <ENTER>
Hard Disk İçinde Açma
Örnek: C:\> CD YEDEK <ENTER>
C:\YEDEK> ARJ X -R ÇALIŞMA.ARJ <ENTER
Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim dos komutları ms msdos nedir teknik bilgiBilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim dos komutları ms msdos nedir teknik bilgi
Devamını Okuyun...
01.11.2007
anakart nedir - mainboard nedir - bilgisayar teknik servis - donanım anakart - anakart çeşitleri - anakart resimleri - anakart sorunları - anakart tamiri
Anakart
Tüm sistem bileşenlerinin üzerine bağlandığı sistemimizdeki parçaları yöneten aralarındaki bağlantıları sağlayan kasanın tabanında boylu boyunca uzanan en büyük parçadır.
Üzerinde işlemci için, amler için, kran kartı için, yuvalar vardır. Resimden inceleyebilirsiniz. AMD ve İNTEL işlemciler için ayrı
anakartlar üretilmektedir. Yine destekledikleri işlemciye göre kendi içinde kategorilere ayrılmaktadır.
Anakart Nedir ?

Anakart, bir bilgisayarin tüm parçalarini üzerinde barindiran ve bu parçalar arasindaki iletisimi saglayan elektronik devredir.
Bir anakartin üzerinde islemci, ram, ses karti, ekran karti, modem, ethernet, tv karti, radyo karti ve scsi karti vb.. girebilecegi yuvalar, klavye, sabit disk, flopy disk ve seri - paralel port denetçileri, ve bunlarin koordinasyonunu saglayan chipset’ler bulunur.
Anakartin üzerinde genisleme kartlarinin takilabilecegi yuvalara slot adi verilir. Bu slotlar, VESA, EISA, ISA, PCI ve AGP olmak üzere çesitli bölümlere ayrilir. Bunlardan su anda en çok kullanilanlari ISA, PCI ve AGP dir. VESA slotlar eski 486 islemcili anakartlarda kullanilmaktaydi. Pentium islemcilerin devreye girmesiyle birlikte 32 bit veri yolunu destekleyen PCI slotlar kullanilmaya baslandi. Zamanla Pentium II ve Pentium III’lerin çikmasiyla ISA slotlar yerini tamamen PCI slotlara birakmaktadir.
Anakartin üzerindeki kartlara veri akisi “bus” adi verilen elektronik yollar üzerinden yapilir. Buslar kendi içinden ikiye ayrilir. Bunlar System Bus ve I/O Buslardir. System Bus, islemci ile RAM arasindaki veri akisini saglar. I/O Bus ise çevre kartlarin iletisimini ve bunlarin islemci ile arasindaki iletisimi saglar. Anakart üzerindeki köprü chipsetler (bridge) I/O Bus’i System Bus’a baglar.
anakart nedir Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim teknik bilgianakart nedir Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim teknik bilgi
Devamını Okuyun...
01.11.2007
bilgisayar teknik servis -anakart nedir - anakart resimleri - donanım anakart - anakart arızası - anakart tamiri
anakart resmi 1

anakart resmi 2
anakart fotoğrafları - anakart resimleri- anakart şekilleri - anakart devreleri

anakart resmi 3

anakart resmi 4
anakart fotoğrafları - anakart resimleri - işlemci soketleri - anakart slotları

anakart resmi 5
anakart fotoğrafları - anakart resimleri- anakart şekilleri - anakart devreleri

anakart resmi 6
anakart fotoğrafları - anakart resimleri- anakart şekilleri - anakart devreleri

anakart resmi 7
anakart fotoğrafları - anakart resimleri- anakart şekilleri - anakart devreleri

anakart resimleri Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim teknik bilgianakart resimleri Bilgisayar Donanim Hardware Yazilim Software Yardim teknik bilgi
Devamını Okuyun...
01.11.2007