DUYURU  : Telif haklarini ihlal eden her turlu materyal Hosfrm'da Yayinlanamaz ve Dagitilamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
| frmda.Com | Kisisel Sayfalar | Anket ve Yarismalar | Ask Doktorunuz | Guncel Haberler | Genel Konular | Eglence Bu Bolumde Kopacaksiniz | Hobileriniz | Definecilik Ile Ilgili Hersey |
| Genel Kultur Konulari | Kultur ve Sanat | Turk Kulturu-Turk sanati | Dinimiz Islam | Videol paylasim Merkezi | Dizi Izle | Muzik ve Mp3 Tanitim | Tum Oyunlar | Elektronik Dunyasi | Bilgisayar-Donanim-Surucu teknik Destek-Programlar | Guvenlik Merkezi |Cep Telefonu-Logo-Melodi-Program | Digital Uydu Dunyasi | Webmaster Yardim | Bilgi Bankasi-Dev Odev Arsivi |frmda.Com Danisman | Kadin Dunyasi | Cocuklara Ozel | Erkeklere Ozel |Araclar Modifiye | frmda Ilan ver |

 

raid 0 nedir - nasıl yapılır

Bilgisayar teknik servis - raid 0 nedir - nasıl yapılır

Nasıl oluyorda raid0 normal diske göre daha hızlı çalışıyor?

En başta dediğimiz gibi olay raid 0 için 2 diskin tek bir disk gibi çalışmasından kaynaklanıyor. Çift harddiskinizi sisteme bağlayıp raid0 sisteminizi kurduktan sonra harddiske kaydedeceğiniz veriler disklerin içerisine 2 ye bölünerek gidiyorlar. Yani diskinize kaydettiğiniz 4mb büyüklüğünde bir mp3′ün 2mb’ı bir diske diğer 2 mb’ı diğer diske yollanıyor. Tabi aynı mp3′ü okuma durumunda da yarısı bir diskten diğer yarısıda 2. diskten geliyor. Böylelikle diskinize kaydedeceğiniz veri sanki olan boyutunun yarısındaymış gibi hızlı okunuyor yada yazılıyor.
Bu bize teorikte 2 kat hız sağlamış olsada pratikte ortalama %10 luk bir toleransla %90 a varan okuma ve yazma artışı sağlıyor.

Raid yapmak için neye ihtiyacım var?

Raid yapmak için aynı kapasitede, aynı özelliklere sahip aynı olması tavsiye edilen 2 adet harddiske ve raid kurabileceğiniz bir anakarta ihtiyacınız var.

Raid yapmadan önce diskimdeki verileri yedeklemeli miyim?

Kesinlikle evet. Çünkü raid sistem kurulmadan önce her iki dikside komple formatlıyor. Bu yüzden raid sistem kuracağınız disklerinizi raid kurmadan önce yedeklemelisiniz.

Biri 160 diğeri 80 gb iki adet aynı marka aynı model diskim var raid yapabilir miyim?

Evet yapabilirsiniz. Ancak 160 gb diskinizin 80 gb lık kısmını kullanamazsınız. Raid0 da toplam kapasite iki diskten küçük olanın (Eşit olduğunda herhangi birinin) kapasitesinin 2 katına eşittir.

Raid yaptığımda diskimi bölebilir miyim?

Evet, raid yaptığınızda diskleriniz artık tek disk gibi çalıştığından istediğiniz oranda yine aynı tek disk varmış gibi bölebilirsiniz.

Raid sistemde format atınca verilerimin tümü gider mi?

Hayır, eğer diskinizi eskisi gibi partitionlara ayırdıysanız format atma sırasında sadece işletim sistemi kurulu olan bölüme format atacağınızdan disklerin diğer bölümündeki veriler duracaktır.

Raid yaptığımda ne kazanırım?

Raid yaptığınızda pratik olarak %90 a varan okuma yazma hızı kazanırsınız. Bu size program yüklemelerinde, diskten diske kopyala yapıştır işlemlerinde, oyun yüklemelerinde, grafik prgramlarında muazzam bir fark yaratacaktır.

Raid 0 ne kadar güvenli?

Raid0 sistemde verileriniz disklere 2 ye bölünüp yazıldığından diskin biri bozulduğu durumda yarım kalan diğer verilerin hiçbir işe yaramama durumu söz konusu. Gerçi bu durum tek disk kullanırkende mevcut. Ancak 1 diskin bozulma ihtimali 2 diskin bozulma ihtimalinden daha düşüktür.

Raid 0 kurulu sistemim var. Anakartımı değiştirmek istiyorum. Ne yapmalıyım?
Bir chipset üzerine kurulmuş raid sistem başka bir chipsette çalışmaz. Eğer Amd sistem kullanıyorsanız, raid sisteminiz varsa ve Core2duo’ya geçmek istiyorsanız. Önce verilerinizi yedeklemelisiniz. Öyleki bazen aynı chipset ve anakartlarda bile sistem değişikliğinde veri kayıpları yaşanabiliyor

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 01.11.2007

Bios güncelleme ipuçları

Bilgisayar teknik servis - Bios güncelleme ipuçları

1. BIOS Güncelleme işleminden önce, BIOS Güncelleme programı sizlere: Kardeşim, bu dosya sizin sisteminizle uyuşmuyor gibisinden bir mesaj verirse, eğer güncellemek istediğiniz dosyanın doğruluğundan eminseniz, bu mesajı es geçebilirsiniz.

2. Bazı anakartlarda, BIOS Güncelleme işleminden önce CPU Level1 ve CPU Level2 Cache lerin BIOS dan [Disabled] edilmesi önerilir. Zira L1 veya L2Cache de kalan bilgiler BIOS kopmasına neden olabilir ve BIOS unuz kullanılmaz hale gelebilir.
 

3. Intel marka Flash ROM a sahip bir anakartın BIOS unu güncellerken, BIOS güncelleme esnasında bununla ilgili bir hata görebilirsiniz. Bu bir problem değil. Intel FLASH ROM ların yapısından kaynaklana bir özellik. Intel marka FLASH ROM ların Boot Block bölgesi yazma korumalı olduğundan bu mesaj belirir. Boot Block, sisteminizin açılması için gereken birkaç ufak bilgi içeriri ve güncellenmesi gerekmiyor.

4. BIOS un Güncellendiğini Nasıl Anlarım? Böyle bu soru çoğumuzun aklına gelmiştir. Çoğu anakartta, AWARD Moduler BIOS V.6.00 , copyright xxxx yazan yerin hemen altında sırasıyla şu ifadeler bulunur:

Anakart Modeli - BIOS Versiyonu

Mesela, Asus CUSL2 Anakartında BIOS Güncelleme öncesi ASUS CUSL2 ACPI BIOS Revision 1002 yazarken, BIOs u güncelledikten sonra, ASUS CUSL2 ACPI BIOS Revision 1003 yazdı. İşte buradaki 1003 rakamı, benim BIOS u güncellediğimi gösteriyor. INTEL anakartlarda ise, en üstte bu versiyon belirtilir. Dediğimiz gibi, ifade standarttır : Anakart Modeli BIOS Versiyonu. Eskisi ile yenisin karşılaştırdığınızda hemen olayı anlayabiliriz.

5. Ezberci olmayın! Anakartınızın üreticisinin talimatlarına uymanız sizin yararınıza olacaktır. Dikkat etmediğiniz en ufak bir nokta, size sorun yaşatabilir. Dolayısı ile okuyun
Kaynak: Murat Kuzu

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 01.11.2007

Bilgisayar teknik servis - İlk yardım 1

Donanım sorunları, özellikle acemi kullanıcıların korkulu rüyasıdır. Yazılım problemleri çoğunlukla birkaç fare tıklaması veya uygun yazılımlarla kolayca çözülebilirken, donanım bileşenlerinin neden olduğu sorunları tespit etmek bile kolay değildir. Problemli bileşen veya hatanın kaynağı bulununca da sorunu çözmek, herkesin cesaret edebileceği bir iş değildir. CHIP, bu yazıda en önemli donanım sorunlarını, bunların kaynaklarını ve nasıl çözülebileceklerini, tek tek donanım bileşenlerini ele alarak açıklıyor. Sorunun kaynağını nerede arayacağınızı bilemiyorsanız, işe “Kontrol Etmeniz Gerekenler” başlığını okuyarak başlayabilirsiniz. Sorunlu bileşeni bulduysanız, hemen ilgili bileşen için ipuçlarımızı okumaya başlayabilirsiniz.

PC KİLİTLENMELERİNDEKİ ADIMLAR

Kontrol Etmeniz Gerekenler

Bilgisayarınız açılmadığında veya Windows genel koruma hatasıyla çakılıp kaldığında, aşağıdaki kontrol listesi problemin çözümünde size yardımcı olacaktır. Maddeleri adım adım gözden geçirin, böylece sistematik bir şekilde problemin kaynağını bulabilirsiniz.

1. Kablo ve Kart Kontrolü

PC’nin yerini çok fazla değiştiriyorsanız, kablo veya kartlardan biri kolayca yuvasından çıkabilir. Mesela IDE bağlantı kablosunun hafif bir şekilde yerinden çıkması, can sıkıcı veri hatalarına ve kilitlenmelere neden olabilir. Bu yüzden öncelikle tüm kabloların ve kartların sıkı bir şekilde yuvalarına takılı olduğundan emin olun. Ayrıca kasa içindeki tüm parçaları şöyle bir bastırıp sarsın, bu sayede gevşemiş kontaklar da kendilerine gelecektir.

2. Aygıt Yöneticisi’ne Başvurun

Aygıt Yöneticisi yardımıyla tüm PC problemlerinin yüzde 80′inin kaynağını tespit edebilirsiniz. Sağ fare tuşuyla Bilgisayarım’a tıklayın ve kısayol menüsünden Özellikler’i seçin. Windows 98/Me’de doğrudan Aygıt Yöneticisi kartına tıklayın. Windows 2000/XP’de ise Aygıt Yöneticisi “Donanım (Hardware)” altında gizlidir. Aygıt Yöneticisi’nde kurulu tüm PC bileşenleri hakkında bilgi bulabilirsiniz. Bir aygıtın yanında sarı ünlem işareti varsa bu şu demektir: Ya yanlış bir sürücü yüklüdür, ya ilgili aygıt için herhangi bir sürücü yüklenmemiştir ya da sürücü düzgün bir şekilde yüklenmemiştir. Tak ve çalıştır (plug&play) uyumlu olmayan aygıtlarda, diğer donanım bileşenleriyle bir kaynak çakışması meydana gelebilir. Bu uyarı donanımın arızalı olduğunu belirtir.

3. Takılı Kartları Sökün

Hatanın kaynağını halen tam olarak tespit edemediyseniz, çoğunlukla çoğu kullanıcının uygulamaktan korkacağı radikal bir müdahale gereklidir: Anakarta takılı ve Windows’un açılması için gerekmeyen tüm kartları sökün. Sadece ekran kartının bilgisayara takılı olması yeterli olacaktır. Daha sonra Windows’u alışık olduğunuz gibi açın ve hatanın yine de ortaya çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Hata ortadan kalktıysa, söktüğünüz kartları sırayla tek tek tekrar takın. Taktığınız her bir karttan sonra bilgisayarı yeniden başlatın ve sistemin tekrar sorunsuz çalışıp çalışmadığını kontrol edin.

4. Bellek Modüllerini Sökün

Bilgisayarınız nedenini anlayamadığınız bir şekilde kilitlenip kalıyorsa, bunun nedeni belleklerle de ilgili olabilir. PC’nizde birden fazla bellek modülü mevcutsa, sadece bir tanesini takılı bırakıp diğer modülleri sökün. Yeni anakartlarda bellek modülünü başka bir RAM yuvasına takmayı da deneyebilirsiniz.

5. Sabitdiskleri Sökün

PC’nizde iki veya daha çok sabitdisk çalışıyorsa, bunların arasında uyumsuzluklar da çıkabilir. Açılış partition’ının bulunduğu disk dışında tüm disklerin bağ- lantılarını sökün. Değişik diskler birbiriyle uyumlu olmayabilir ve bazı sürücüler sadece master olarak düzgün çalışabilir.

6. Jumper’lara Dikkat!

Özellikle yeni bir donanım bileşenini monte ederken jumper ayarını doğru yapmaya dikkat etmelisiniz. Jumper’lar mesela anakartlar üzerinde bulunduğu gibi, sabitdisk veya CD sürücülerinde de mevcuttur ve bunların doğru ayarlanması çok önemlidir: Jumper ayarıyla hangi sürücünün “Master” ve hangisinin “Slave” olarak çalışacağını belirlemiş olursunuz, her IDE kanalında sadece bir “Master” ve bir “Slave” sürücünün çalışabilir olması bu sorunu ortaya çıkartır. Bu ayrım gereklidir, zira IDE denetleyicisi ancak bu şekilde aynı kabloya bağlı iki sürücüyü belirgin bir şekilde adresleyebilir.

CD ve DVD Yazıcı

- Sürücülerin jumper ayarları doğru mu?
- Kasa içinde yeterli soğutma sağlanıyor mu?
- Aygıt Yöneticisi’nde DMA modu açık mı?

Yeni bir sürücü satın aldınız, ancak sürücüyü monte ettikten sonra CD yazıcınız veya sürücünüz çalışmamakta inat ediyor. Bunun nedeni çoğunlukla basit şeylerden kaynaklanır.

Kablo ve Jumper Kontrolü

Windows sürücülerini doğru olarak tanımıyorsa, öncelikle güç ve veri kablosunun doğru bağlanıp bağlanmadığını kontrol edin. Veri kablosunu takarken kırmızıyla işaretli tarafın Pin 1′e, yani güç kablosunun hemen yanına gelmesine dikkat edin. Ayrıca sabitdiski ve yazıcıyı aynı IDE kablosuna (IDE Port 0) bağlamanızı tavsiye ediyoruz. Bu durumda sabitdiski master ve yazıcıyı slave olarak konfigüre etmeniz gerekiyor. Böylece yazma programındaki olası hata mesajlarının önüne geçebilirsiniz. Yavaş bir yazıcının kendisiyle aynı kabloya bağlı hızlı bir sabitdiski frenleyeceğine dair eski PC kuralı, yeni anakartlar için artık geçerli değil, bunun için endişelenmenize gerek yok. Slave olarak çalışan yazıcınız eski performansıyla kayıt işlemlerini gerçekleştiremiyorsa tekrar ikinci IDE port’una master olarak bağlayabilirsiniz.

Isı Birikimini Engellemek

Yazıcı kasanın içinde yeterince hava alıp soğutulamazsa, yazma işlemi yarıda kalabilir ve yazılabilir CD’nizi çöpe atabilirsiniz. Bu problemin çözümü, yazıcının havalandırması iyiyse, kolay. Sürücüler arasında bir yuva boş bırakıp sürücülerden birini bir alt yuvaya monte etmelisiniz. Sürücüler arasında böylece hava akımı sağlanabilir. Sadece iki tane 5,25′lik sürücü yuvasına sahipseniz ve arada boşluk bırakma şansınız yoksa, yazıcıyı en azından sabitdiskin hemen üstüne monte etmeyin. Bunun yerine CD-ROM sürücüyü diskin üzerine monte edin. DMA modunu açmak Bilgisayarınız CD yazma işlemi sırasında internette sörf yaptığınızda kilitlenip kalıyor mu? O zaman sürücüler için DMA modunu etkinleştirin ve böylece işlemcinin yükünü azaltın. “Aygıt Yöneticisi”nde CD yazıcıyı işaretleyin ve “Özellikler” altında “DMA” seçeneğini etkinleştirin. Bunu diğer tüm sürücüler için uygulayın. DMA modunu etkinleştiremiyorsanız BIOS Setup’ta CD sürücünüz için “Ultra DMA Mode”u “Disabled” olarak aya! rlayın. VIA chipsetli bir anakartınız varsa, en son VIA 4in1 sürücü paketini kurmanızda da fayda var.

Ses Kartları

- Kablolar bağlı mı?
- Sürücüler sorunsuz çalışıyor mu?
- Kaynaklar paylaştırılmış mı?

Ses kartları kendilerine özgü sorunlara sahiptir.Homurdanıp rahatsız edici sesler çıkarırlar. Ya kabloları yanlış bağlanmıştır ya da başka kartlarla sorunlar çıkartıp onların düzgün çalışmasına engel olurlar. Elbette tüm bunların çözümü var.

Kablolama ve Mixer Kontrolü

Karttan herhangi bir şekilde ses çıkmıyorsa, Windows altında mixer (karıştırıcı) ayarlarını ve kablolamayı kontrol etmelisiniz. Çoğunlukla Windows ayarlarında bazı girişler veya çıkışlar etkinleştirilmemiş veya sesleri kısılıp (mute) iptal edilmişlerdir. Ayrıca bazı önemli girişleri standart görünümde göremeyebilirsiniz. Bunları görünür yapmak için görev çubuğundaki hoparlör simgesine çift tıklayın. Açılan pencerede Seçenekler menüsünden Özellikler’i seçin. Şimdi pencerenin alt bölümündeki tüm seçenekleri önlerine bir onay işareti koyarak etkinleştirin. Tamam düğmesine tıkladığınızda yeni ayarlar geçerli olacaktır.

Windows Aygıt Yöneticisi

Bir diğer kontrol merkezi de hemen herkesin bildiği Aygıt Yöneticisi’dir (Device Manager). Burada, işletim sisteminin ses kartı sürücülerini düzgün bir şekilde yükleyip yüklemediğini görebilirsiniz. Ses kartı kaydının yanındaki küçük, sarı bir ünlem işareti, bir problem olduğuna işaret eder. Bu durumda aygıt kaydına çift tıklayın ve bir sonraki pencerede Kaynaklar sekmesine girin. Windows burada ses kartının sistemdeki başka hangi bileşenlerle çakıştığını gösterir. Sürücü problemi olduğuna dair bir başka işaret de sağ alttaki görev çubuğundaki hoparlör simgesinin görünmemesidir.

Kaynak Çakışmalarının Çözümü

Bir kaynak çakışması söz konusuysa, ses kartının donanım ayarları, başka bir bileşeninkiyle çakışıyor demektir. Burada çözüm için birden fazla olasılık söz konusu: Kartları başka PCI yuvalarına takarak, Windows’un kaynakları yeniden dağıtması sağlanabilir. Bu işlem sorunu çözmüyorsa Aygıt Yöneticisi’nde kaynak dağıtımı için otomatik yapılandırma ayarlarının kullanılması iptal edilebilir. Bunun mümkün olabilmesi için de özellikle yeni PC’lerde bazen BIOS’tan ACPI güç fonksiyonunun iptal edilmesi gerekebilir. Daha sonra Windows’un Aygıt Yöneticisi’nde Windows adresini ve Interrupt’ı (IRQ) kendiniz seçebilirsiniz.
Kaynak: Alev Orhan

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 01.11.2007

Bilgisayar teknik servis - İlk yardım 2

Ses Kesintilerini Düzeltmek

Ses kartlarının diğer tipik bir problemi de ses çalınırken kısa takılmaların, atlamaların, rahatsız edici dip gürültülerinin meydana gelmesidir. Kısa takılmalarda ve rahatsız edici gürültülerde, tekrar sürücü kurulumunu ve kaynak dağıtımını kontrol etmeniz tavsiye edilir. Her şey yolundaysa, bir sonraki adım olan BIOS Setup’ta sıra: Burada PCI ayarlarıyla oynamayı deneyin.

Sabitdiskler

- Jumper’lar düzgün takılmış mı?
- Diskteki hataları düzelttiniz mi?
- Disk yeniden bölümlenmiş mi?

Dakikada 7000′in üzerindeki dönüş sayısı, kafaların milyonlarca defa disk yüzeyi üzerinde gidip gelmesi, sabitdisklerin ne kadar hızlı çalıştıklarının bir göstergesi. Ancak diskler sorun çıkardığında durum çok daha vahim olabilir, zira en önemli verileriniz kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Jumper ve Kablolama Kontrolü

BIOS diskinizi tanımıyorsa öncelikle diskin kablo bağlantılarını ve jumper ayarlarını kontrol etmelisiniz. Uzun süreli çalışma ve ısının düzgün bir şekilde atılmamasından dolayı diskiniz bozulabilir. Bunun ilk işareti diskten gelen garip tıkırtı şeklindeki seslerle kendini belli eder. Böyle durumlarda disk çalışmayabilir ve rahatsız edici sesler çıkartır. Büyük ihtimalle diskin kafası bozulmuştur ve böyle bir durumda maalesef diskin uzun bir garanti süresine sahip olmasını ummaktan başka yapabileceğiniz pek bir şey yoktur…

Disk Üzerindeki Hataları Bulmak

Sabitdisk analizindeki ilk ve en basit adımlardan biri, disk bölümlerinin Scandisk programıyla kontrol edilmesidir. İşletim sistemi artık çalışmıyorsa, programın DOS versiyonunu da (Windows 98 veya Me CD’sinde bulunabilir) kullanabilirsiniz. Scandisk hatayı düzeltemiyorsa, yapabileceğiniz tek şey, diski formatlamak, hatta yeniden bölümlemek olacaktır. Burada da değişik Windows sürümlerinin boot edebilir kurulum CD’leri size yardımcı olacaktır.
 

Disk Hatalarını Düzeltmek

Veri (dizin) yapısındaki hatalarda Microsoft’un yardımcı sistem araçları pek de başarılı değiller. Boş, genişletilmiş disk bölümlerinde partition’lama programı Fdisk, GoBack gibi programlarda da olduğu gibi, pek bir işe yaramıyor. Bunlar diskin Master Boot Record’una (MBR) kendilerini kaydediyorlar ve BIOS’taki sabitdisk geometrisini değiştiriyorlar. Fdisk, diskleri bölümlemede bir işe yaramadığında, ya Low-Level formatlama (ilgili araçları disk üreticilerinin web sayfalarında bulabilirsiniz) ya da Linux sizlere yardımcı olabilir. Bir Linux kurulum CD’sinden (mesela Suse) boot edin. Aynı iş için bir Linux açılış disketi de kullanabilirsiniz. Sistem açıldıktan sonra diski bölümleyebilirsiniz. Linux text modunda kendinizi “root” olarak tanıtın (şifre girmeden). dd if=/dev/zero of=/dev/hdx bs=1k count=1 satırını girerek diskin partition tablosunu güvenilir bir şekilde silebilirsiniz. “hdx” ifadesindeki “x” harfi yerine ilgili diskin sürücü harfini girmelisiniz. Linux’ta hda vey! a hdb birinci IDE kanalındaki Master veya Slave sürücü için, hdc veya hdd de ikinci IDE kanalındaki sürücüyü ifade etmek için kullanılır, bunlara dikkat edin! Bu işlemden sonra boş diski yeniden bölümlemeniz gerekir. Bunun için tekrar FDISK DOS programını kullanabilirsiniz. Burada mutlaka birincil (primary) ve etkin bir disk bölümü oluşturmaya dikkat edin.

Ekran Kartları

- Monitör kablosunu kontrol ettiniz mi?
- En yeni sürücüler kurulu mu?
- DirectX ve programlar için tüm güncellemeler kurulu mu?

Düzgün çalışan bir ekran kartı olmadan, bilgisayarınızda öncelikle hiçbir şey çalışmaz, en kötü durumda da ekranınız kararıp kalır.

Kablo ve Monitör Kontrolü

Ekran kartı problemlerinde yapılacak ilk iş, öncelikle ekran kartını monitöre bağlayan VGA kablosunun kontrolüdür. Kablo bağlantılarında bir sorun yoksa ve ekranınıza halen görüntü gelmiyorsa, en iyi çözüm yolu deneme ve yanılma yöntemidir: Ya bilgisayarınızı çalışan başka bir monitörle ya da monitörünüzü çalışan başka bir bilgisayarla açmayı deneyin. Böylece problemin nereden kaynaklandığını tam olarak bilebilirsiniz. Ekran kartı çalışmasına rağmen görüntü vermeyen bir monitörün teknik servise gitmesi ve tamir edilmesi gerekebilir. Sorun ekran kartındaysa ya yuvasından çıkmıştır ya da gerçekten değiştirilmesi gerekiyordur.

Ekran Kartı Sürücüleri

Boot sırasında bilgisayarın BIOS’u görülüyorsa, bu durumda ekran kartının ya da monitörün DOS modunda görevlerini yerine getirdikleri anlaşılır. Tökezlemeye neden olacak bir sonraki etken, yanlış konfigüre edilmiş bir ekran kartı sürücüsüdür. Burada en çok karşılaşılan durum, ekran kartının yanlış olarak tanıtılması ve ekran tazeleme hızının (refresh rate), monitörün kaldıramayacağı kadar yüksek bir değere ayarlanmış olmasıdır. Böyle bir durumda boot işlemi görünür, ancak ekran kartının Windows sürücüsü devreye girdiğinde, monitör kararıp kalır. Bu durumda bilgisayarınızı kapatın ve Güvenli Kip’te tekrar açın. Windows 95/98 veya Me’de Windows başlatılıyor… yazısı göründüğünde [F8] tuşuna basın. Windows NT, 2000 veya XP’de [F8] tuşuna bastıktan sonra menüden yine Güvenli Kip’in (safe mode) seçilmesi gerekiyor. Windows açıldıktan sonra sağ fare tuşuyla masaüstüne tıklayın ve Özellikler’i seçin. Görüntü Özellikleri penceresinde Ayarlar altında Standart VGA bağdaştırıcısı’nı s! eçin. Bilgisayarı yeniden başlattıktan sonra en azından normal Windows arayüzüne ulaşırsınız, burada daha sonra bilgisayarınız için uygun ekran kartı sürücüsünü kurabilirsiniz.

Sürücü, DirectX ve Oyun Güncellemeleri

Windows gösteriminde bir sorun yoksa, yeni yüklediğiniz 3D oyun her açılışta bir hata mesajıyla açılmıyorsa, ne yapmalı? Böyle bir durumda, ancak yazılım güncelleştirmeleri sorunu çözebilir. Sorunsuz bir 3D keyfi için şu dört bileşenin en güncel konumda olması gerekir:

Ekran kartı sürücüsü: Düzenli aralıklarla mutlaka ekran kartı üreticinizin web sitesini ziyaret edin ve doğrudan bu adresten kart modeliniz için en yeni sürücüyü download edip sisteminize kurun.

DirectX sürümü: Microsoft tarafından geliştirilen multimedia arabirimi de sürekli olarak güncelleniyor. En yeni sürümü
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.microsoft.com/directx
web sitesinden veya eCHIP’te “Basic Kit” bölümünde bulabilirsiniz.

Chipset sürücüleri: Anakartınızın chipseti, ekran kartının sistemin diğer bileşenleriyle koordinasyonunu sağlar. Bu nedenle bu sürücüler de mümkün olduğunca en güncel durumda olmalıdır. Özellikle VIA chipsetli anakartlarda ve eski işletim sistemlerinde VIA 4in1 sürücü paketinin yüklenmesi gerekiyor.

3D oyunun kendisi: Oyun üreticileri, mevcut donanımların özelliklerinden sonuna kadar faydalanmaya çalışıyorlar ve çoğunlukla çıkardıkları güncellemelerle (”patch/update”), oyun piyasaya çıktıktan sonra karşılaşılan uyumluluk sorunlarını gidermeyi amaçlıyorlar. Ayrıca programlama aşamasında gözden kaçan birçok önemli hata da bu yamalarla ortadan kaldırılıyor.

3D Oyunlara ve Benchmarklara Optimizasyon

Windows 2000 ve XP altında yaygın olarak kullanılan Nvidia sürücülerinin kendilerine özgü bir sorunu var: 3D modunda sadece 60 Hz’le ile çalışıyorlar. Bu problem için birçok çözüm yolu var. Mesela bu ayki eCHIP’te de bulabileceğiniz NVReffix aracı sorunu çözebiliyor. Ayrıca DirectX oyunlarında, Dxdiag32 yardımcı aracını, acil durumlar için çalıştırabilirsiniz. Bu aracı sabitdiskte C:WINDOWSSYSTEM32 dizininde bulabilirsiniz. Programda More sekmesine girin. Burada altta “Click this button to override DirectDraw’s refresh rate (for advanced users only):” seçeneğini göreceksiniz. Burada standart değer yerine Override düğmesine tıklayarak istediğiniz başka bir değeri seçin, mesela 85 Hz.

Anakartlar

- CPU yuvasına düzgün takılı mı?
- Bellek modülleri ve kartlar yuvalarına tam olarak oturmuş mu?
- Kasanın power düğmesi anakartın pin’lerine düzgün takılı mı?

Yeni anakartın üzerine inşa ettiğiniz sistemin montajı bitti, ancak güç düğmesine bastıktan sonra ekranda hiçbir açılış belirtisi yok. Burada sorunun kaynağı birçok nedene dayanabilir: Pin’lere takılan küçük kablolardan bozuk bir işlemciye kadar…

BIOS Ayarları Optimizasyonu

Bu tip sorunlarda akla gelebilecek senaryolardan biri, işlemcinin bilerek veya bilmeyerek overclock edilmiş olarak çalıştırılmaya zorlanmasıdır. Böyle bir durumda sistem açılmıyorsa çoğunlukla BIOS’u reset’lemek işe yarayabilir. Böylece tüm ön ayarlar standart değerlere (orijinal fabrika çıkış ayarları) düşürülür ve sistem açılır. Bunun için gerekli kontakları anakart üzerinde, gümüş renkli, 5 voltluk pilin yakınlarında bulabilirsiniz. “J-Bat” veya “BIOS Rst.” gibi isimler alan bu kontak, bazı anakartlarda jumper halinde bulunur. BIOS’u silmek için önce bu jumper’ı “1-2″ durumundan yaklaşık on saniye için Pin “2-3″ durumuna ve daha sonra tekrar eski haline getirin. Bu noktada herhangi bir jumper yoksa, bunun yerine sadece iki boş lehim kontağı bulunur. Bu iki noktayı bir metal parçasıyla köprüleyin, mesela tornavida ucuyla iki noktaya aynı anda değecek şekilde on saniye boyunca dokunun.

Dikkat! Bu müdahaleden önce sistemi komple kapatın. Aynı müdahaleyi, yüksek bellek zamanlamaları (RAM Timing) veya başarısız overclocking denemeleri sonrasında, sistemin açılmaması durumlarında da uygulamanız gerekebilir. Anakartınız üzerinde BIOS’u reset’lemek için jumper veya lehim kontakları bulunmuyorsa, bu ayarları dip-switch’ler yardımıyla yapmanız gerekebilir. Bu durumda kombinasyonu Default veya Auto olarak ayarlamalısınız. Bunun için gerekli switch konumları doğrudan anakart üzerinde veya kitapçığında yazar. Yeni Athlon anakartlarda çoğunlukla “FSB 100-133″ adında bir jumper veya switch bulunur. FSB, Frontside Bus’ın kısaltmasıdır ve bellek ile işlemci arasındaki çalışma frekansını ifade eder. 100 MHz FSB hızında çalışan RAM veya CPU’lar kullanıyorsanız bunu da anakart üzerinde uygun olarak ayarlamanız gerekiyor.

CPU Fanının Kontrolü

Ekranın karanlık kalmasının bir nedeni de bazen CPU fanıdır. Bazı fanlar çok yüksek güç çekerler ve anakartın/güç kaynağının iflas etmesine neden olurlar. Bazı anakartlar da fandan düzgün bir “Tacho” sinyali beklerler ve daha sonra açılırlar, bunun nedeni fanı çalışmayan bir işlemciyi yanıp kül olmaktan korumaktır. Ancak maalesef, her fan bu sinyali düzgün bir şekilde, anakarta göndermeyi başaramıyor. Bu tip anakartların en popülerleri Abit üreticisinin KT133x chipsetli anakartları. Bu anakartlar dakikada 1500 dönüşlü (rpm) yavaş fanlarda bile hemen çalışmayı kesiyorlar. Bu durumda yapabileceğiniz tek şey, BIOS güncellemesi ile sorunu çözmeye çalışmaktır.

Güç Canavarlarının Tespiti

Fanlar ve sürücüler çalışıyor, ancak ekran yine de açılmıyorsa, sistem bileşenlerinden biri çok fazla güç çekiyor olabilir. Özellikle ülkemizde satılan kasalar çok zayıf güç kaynaklarına sahipler. Güç canavarlığı için bir numaralı zanlı ekran kartlarıdır, özellikle TNT2 veya GeForce chipsetli olanlar. Bunlar, sistem açılırken anakartın kondansatörlerinin sunabileceğinden çok daha fazla güç talep edebilirler. Böyle bir durumda ilk açılışta fazla güç çekmeyen bir ekran kartını sisteme monte etmek yardımcı olabilir. Normal bir PCI veya AGP kartı işinizi görebilir. Böylece ilk açılıştan sonra kondansatörler dolup ikinci açılış için 3D canavarlara ısınmış olurlar. Bu da bir işe yaramazsa, köşeye sıkışmaya başladınız demektir. Son olarak sistemin ilk açılışı için gerekli olmayan tüm kartları ve diğer parçaları sökmeyi deneyebilirsiniz. Yani fanlı CPU, basit bir ekran kartı ve bir bellek modülü açılış için yeterli olacaktır. Eğer sisteminiz buna rağmen açılmıyorsa, kalan parçalarda! n biri bozuk demektir. Bu durumda bileşenleri adım adım ele alarak sorunlu parçayı tespit edebilir ve değiştirebilirsiniz.

Kasalar

- Fan çalışıyor mu?
- Güç kaynağında sorun var mı?
- Anakart ve sürücüler arasındaki kablolar güç kaynağı fanının hava akımına engel oluyor mu?

Can sıkıcı problemlerin başında devamlı kilitlenmeler gelir. Çoğunlukla belli bir işlemle sistemin kilitlenmesi arasında bir bağlantı hemen kurulabilir.

Temel Dorun: Güç Kaynağı

Güç kaynağından kaynaklanan hataların sayısı pek de az değildir, ama sorunun bundan kaynaklandığını tespit etmek de kolay değildir. Güç kaynağınızın yeterli gücü sağlaması gerektiğini söylemeye bile gerek yok sanırız. 250 watt’lık ucuz güç kaynakları, Athlon C ve GeForce3 ekran kartlarının gerektirdiği gücü karşılamakta zorlanırlar. Böyle bir durumda bilgisayarınız açılmaz, sadece güç kaynağı fanının çalıştığını, çıkardığı seslerden anlarsınız. Deneyimli kullanıcılar böyle bir durumda güç kaynağının içinde bir sigortanın yanıp yanmadığını kontrol ederler. Bu sigortanın değiştirilmesi bazen problemi çözebilir.

Dikkat! Elektrik ve elektronik bilginiz yoksa, burada anlatacaklarımızı kesinlikle uygulamayın, bilen bir arkadaşınızdan yardım isteyin, ya da en iyisi işi uzmanına bırakıp bir elektronikçinin yolunu tutun. Ayrıca asla bozuk bir sigortayı tel köprüyle değiştirmeye kalkışmayın. Daha yüksek güç değerine veya farklı taşıyıcılığa sahip bir sigorta da asla kullanmayın. Değiştirilen sigortanın aynı yapıda olması gerekiyor. Güç kaynağını parçalayıp içini açmaya cesaret edemiyorsanız, yeni bir güç kaynağı satın almaktan başka çareniz yok. Paranızı boşa harcamayacağınızdan emin olmak için önce bir arkadaşınızdan ödünç aldığınız çalışır durumdaki bir güç kaynağını kendi kasanıza monte edin ve sorunun gerçekten güç kaynağınızdan mı kaynaklandığını tespit edin. Özellikle Athlon PC’ler ve güçlü bir ekran kartı için güç kaynağının 5 voltta 30 amper, 3,3 voltta ise 15 amper güç sağlaması gerekiyor. Bu değerleri güç kaynağının üzerine yapıştırılmış etiket açıklamasında görebilirsiniz. Ayrıca yeni bir güç kaynağı satın aldığınızda mutlaka P4 güç fişi olan (P4 uyumlu) bir model tercih edin. Bu ek fiş 12 voltluk hatta daha fazla güç sağlıyor ve ilk olarak Intel tarafından Pentium 4′ün beslenmesi için geliştirilmişti. Günümüzde bu ek güç beslemesinden faydalanan Socket A anakartlar da mevcut. Arkadaşınızdan ödünç aldığınız bir güç kaynağı, nedenini bir türlü bulamadığınız kilitlenmelerin ve problemlerin de çözümü olabilir. Böylece güç kaynağınızın yeterli gücü sağlayıp sağlamadığını tespit edebilirsiniz. Eskimiş güç kaynakları problemlere neden olabilir. Aslında güç kaynakları çok dayanıklı cihazlardır, ama yine de zamanla eskiyip bozulabilirler. Örneğin, PC’nizi ne kadar sık açıp kapatırsanız, güç kaynağı da o kadar çabuk eskir. Güç kaynağı içindeki güç transistorları gibi bazı parçalar, bu süreçten etkilenmeden geçebilirken, bazı hassas parçalar yüksek sıcaklıklara uzun süre dayanamazlar. Güç kaynağı, bazı pasif parçalarının çalışmamasına rağmen, çalışmaya devam edebilir. Anakartınız, bu etkileri stabil olmayan voltajlar ve filtrelenmemiş dalgalanmalar şeklinde hisseder. Sonuçta, anakarta zarar verebilecek hatalar ve sistem kilitlenmeleri ortaya çıkar, bu sorunların kaynağı da güç kayna! ğından başka hemen her yerde zahmetli bir şekilde aranır.

Hava Akımının Kontrolü

Bazı kasalarda güç kaynağı 180 derece ters monte edilmiştir ve ikinci fan faydasız bir şekilde güç kaynağının üstündeki havayı çeker. Vidalarını sökerek, güç kaynağını ters çevirip, öyle monte etmeyi deneyin. Ancak kasanın yapısı yüzünden güç kaynağını ters takmak mümkün olmayabilir, böyle bir durumda kasayı değiştirmeniz gerekir.Ya da en azından, kalan parçaların sorunsuz çalışmasını sağlamalısınız. Özellikle ikinci fanı olmayan güç kaynaklarında, kasanın soğutulması ve böylece ekran kartı ve işlemcinin soğutulması, güç kaynağı ile sürücü kafesleri arasındaki dar açıklıktan yeterince serin hava gelmesine bağlıdır. Eğer bu aralıkta kablolar dağınık bir şekilde hava akımına engel oluyorsa, işlemci ve ekran kartı yeterince iyi soğutulamaz. Bu yüzden kabloları düzgün bir şekilde bağlamak ve kabloları salata halini almayacak şekilde birbiriyle bağlamak mantıklı olacaktır. ATAPI sürücülerin bağlanması için sunulan yuvarlak kablolar, normal kablolara göre çok da pahalı değiller am! a buna rağmen daha pratik bir kullanımın yanı sıra daha aerodinamik bir yapıya sahipler.

Toz ve Kirleri Temizlemek

Tüm bu kontrollerde güç kaynağının havalandırma deliklerinin çevresinde biriken toz ve kir dikkatinizi çekmiş olmalı. Bilgisayarınız ne kadar eskiyse, o kadar tozlanıp kirlenmiştir. Tozlu ve kirli bilgisayar da tozu ve kiri kadar sorun yaratır. Özellikle güç kaynağındaki tozlanma, sadece kötü görünmeye neden olmakla kalmaz, aynı zamanda belli bir kirlilik derecesinden sonra, aygıtın bozulmasına bile neden olabilir. Bu durumda bu kirliliği temizlemeniz gerekir. Güç kaynağını dikkatli bir şekilde açın ve uygun, yumuşak bir fırçayla içini temizleyin. Elektrikli bir süpürgenin hortumunu, fırçanın yakınında dikkatli bir şekilde gezdirirseniz, açığa çıkan tozun evinizi tozlatmasına da engel olabilirsiniz.
Kaynak: Alev Orhan

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 01.11.2007

internet hata kodları

Bilgisayar teknik servis - internet hata kodları

600 An operation is pending.
Bir İşlem Beklemede - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

601 An invalid port handle was detected.
Geçersiz bir bağlantı noktası tutamacı algılandı - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

602 The specid port is already open.
Belirtilen bağlantı noktası zaten açık - Ağ bağlantısının kullanmayı denediği COM bağlantı noktası başka bir etkin ağ bağlantısı veya başka bir işlem (örneğin bir faks programı gibi bir telefon hattı izleme programı) tarafından kullanılıyor. COM bağlantı noktasının kullanımını engelleyen uygulamadan çıkın.

603 The caller’s buffer is too small.
Arayanın arabelleği çok küçük - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

604 Incorrect information was specid.
Yanlış bilgi belirtildi - Uzaktan erişim telefon defteri dosyası ve geçerli Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar yapılandırması büyük bir olasılıkla tutarsız. İletişim donanımınızı değiştirdiyseniz (örneğin seri bağlantı noktasını veya modemi) Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar ayarlarını yeniden yapılandırdığınızdan emin olun.

605 The port information cannot be set.
605 Bağlantı noktası bilgileri ayarlanamıyor - Uzaktan erişim telefon defteri dosyası ve geçerli Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar yapılandırması büyük bir olasılıkla tutarsız. İletişim donanımınızı değiştirdiyseniz (örneğin seri bağlantı noktasını veya modemi) Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar ayarlarını yeniden yapılandırdığınızdan emin olun.

606 The specid port is not connected.
Belirtilen bağlantı noktası bağlı değil. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

607 An invalid event is detected.
Geçersiz bir olay algılandı. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

608 A device was specid that does not exist.
Varolmayan bir aygıt belirtildi. - Uzaktan erişim telefon defteri dosyası ve geçerli Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar yapılandırması büyük bir olasılıkla tutarsız. İletişim donanımınızı değiştirdiyseniz (örneğin seri bağlantı noktasını veya modemi) Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar ayarlarını yeniden yapılandırdığınızdan emin olun.

609 The device type was specid that does not exist.
Varolmayan bir aygıt türü belirtildi. - Uzaktan erişim telefon defteri dosyası ve geçerli Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar yapılandırması büyük bir olasılıkla tutarsız. İletişim donanımınızı değiştirdiyseniz (örneğin seri bağlantı noktasını veya modemi) Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar ayarlarını yeniden yapılandırdığınızdan emin olun.

610 An invalid buffer was specid.
Geçersiz bir arabellek belirtildi. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

611 A route was specid that is not available.
Kullanılabilir olmayan bir yön belirtildi. - Ağ yapılandırmanız büyük olasılıkla hatalı. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

612 A route was specid that is not allocated.
Ayrılmamış bir yön belirtildi. - Ağ yapılandırmanız büyük olasılıkla hatalı. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın. Bu hata bilgisayarınızın kaynakları azaldığında da ortaya çıkabilir.

613 An invalid compression was specid.
Geçersiz bir sıkıştırma belirtildi. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

614 There were insufficient buffers available.
Kullanılabilir arabellek yetersiz. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

615 The specid port was not found.
Belirtilen bağlantı noktası bulunamadı. - Uzaktan erişim telefon defteri dosyası ve geçerli Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar yapılandırması büyük bir olasılıkla tutarsız. İletişim donanımınızı değiştirdiyseniz (örneğin seri bağlantı noktasını veya modemi) Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar ayarlarını yeniden yapılandırdığınızdan emin olun.

616 An asynchronous request is pending.
Zaman uyumsuz bir istek beklemede. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

617 The modem is already disconnecting.
Modem zaten bağlantıyı kesiyor. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar’ın bağlantısını kapatmasını bekleyin.

618 The specid port is not open.
Belirtilen bağlantı noktası açık değil. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

619 The specid port is not connected.
Belirtilen bağlantı noktası bağlı değil. - Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

620 No endpoints could be determined.
Hiçbir bitiş noktası belirlenemedi. - Ağ yapılandırmanız büyük olasılıkla hatalı. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

621 The system could not open the phonebook.
Sistem, telefon defterini açamadı. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar sistemkökü\System32\Ras klasöründeki Rasphone.pbk dosyasını kullanır. Dosyanın klasörde bulunduğundan emin olun ve Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar’ı yeniden başlatın.

622 The system could not load the phonebook.
Sistem, telefon defterini yükleyemedi. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar sistemkökü\System32\Ras klasöründeki Rasphone.pbk dosyasını kullanır. Dosyanın klasörde bulunduğundan emin olun ve Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar’ı yeniden başlatın.

623 The system could not find the phonebook entry for this connection.
Sistem bu bağlantının telefon defteri girdisini bulamadı. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar telefon defterini buldu, ancak belirtilen bağlantı girdisini bulamadı. Bu hata başka bir uygulama Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar telefon defterini kullanıp geçersiz bir bağlantı girdisi belirlemedikçe ortaya çıkmaz.

624 The system could not update the phonebook file.
Sistem, telefon defteri dosyasını güncelleyemedi. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar sistemkökü\System32\Ras klasöründeki Rasphone.pbk dosyasını kullanır. Diskinizin dolu olmadığından ve bu dosyayı değiştirme izniniz olduğundan emin olun.

625 The system found invalid information in the phonebook.
Sistem, telefon defterinde geçersiz bilgiler buldu. - Rasphone.pbk telefon defteri dosyası bozuk olabilir. Dosyayı sistemkökü\System32\Ras klasöründen silip yeni bir dosya oluşturmak için Ağ ve Çevirmeli Bağlantıları yeninden başlatın.

626 A string could not be loaded.
Bir dize yüklenemedi. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

627 A key could not be found.
Bir anahtar bulunamadı. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar yapılandırma dosyalarından birinde geçersiz bilgiler olabilir.

628 The connection was closed.
Bağlantı kesildi - Bu bir çevirmeli ağ bağlantısıysa, bağlantıyı yeniden çevirin. Bu iletiyi almaya devam ederseniz, modemin başlangıç hızını azaltın ve gelişmiş modem özelliklerini kapatın. Bkz.: En yüksek modem bağlantı noktası hızını değiştirmek için. Sorun devam ederse, sistem yöneticinize başvurun.
Bu bir sanal özel ağ (VPN) bağlantısıysa, erişim bir uzaktan erişim ilkesi veya başka bir kimlik doğrulama özelliği nedeniyle engellenmiş olabilir. Sistem yöneticinize başvurun.

629 The connection was closed by the remote computer.
Bağlantı, uzaktaki bilgisayar tarafından kesildi. - Bağlantı aşağıdakilerden biri nedeniyle kesildi:
Kurtarılamaz bir telefon hattı hatası.
Parazitli telefon hattı.
Sistem yöneticisi bağlantıyı kesti.
Uzaktan erişim sunucusundaki modemle seçilen hızda doğru anlaşma hatası.
Bağlantıyı yeniden kurmak için Yeniden Ara’yı tıklatın. Bağlantının Seçenekler sekmesinde otomatik yeninden aramayı da etkinleştirebilirsiniz. Bu sorun devam ederse, bağlantının modem hızını 9600 bit/sn’ye düşürün ve yeniden aramayı deneyin.
Başka bir sunucuya bağlanmayı deneyip sorunun bağlanmaya çalıştığınız uzaktan erişim sunucusundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını denetleyebilirsiniz. Ayrıca, bağlanmak istediğiniz sunucuya başka bir telefon hattı üzerinden bağlanmayı deneyebilirsiniz.

630 The modem was disconnected due to hardware failure.
Donanım başarısızlığı nedeniyle modem bağlantısı kesildi. - Bağlantı aşağıdakilerden biri nedeniyle kesildi:
Modeminizde (veya başka bir iletişim aygıtınızda) kurtarılamaz bir hata oluştu.
İletişim bağlantı noktanızda kurtarılamaz bir hata oluştu.
Modem kablonuz takılı değil.
Sorunu tanılayıp düzeltmek için aşağıdaki işlemleri yapın:
Modeminizin açık ve modem kablonuzun sıkıca takılı olduğundan emin olun.
Modeminizin doğru çalıştığından emin olun.

631 The user disconnected the modem.
Kullanıcı modem bağlantısını kesti. - Bilgisayarınızdaki bir işlem hattı kesti. Yeniden arayın.

632 An incorrect structure size was detected.
Hatalı bir yapı algılandı. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

633 The modem is already in use or is not configured for dialing out.
Modem halen kullanımda veya çevirme için yapılandırılmamış. - Bu bir çevirmeli bağlantıysa, ağ bağlantısının kullanmayı denediği COM bağlantı noktası başka bir etkin ağ bağlantısı veya başka bir işlem (örneğin bir faks programı gibi bir telefon hattı izleme programı) tarafından kullanılıyor. COM bağlantı noktasının kullanımını engelleyen uygulamadan çıkın.
Bu bir sanal özel ağ (VPN) bağlantısıysa, ağ bağlantısının kullanma girişiminde bulunduğu VPN aygıtı açılamıyor. Sorun devam ederse, sistem yöneticinize başvurun.

634 Your computer could not be registered on the remote network.
Bilgisayarınız uzaktaki ağa kaydedilemedi. - Uzaktan erişim sunucusu bilgisayarınızın adını ağda kaydedemiyor. Bu durum genelde NetBIOS iletişim kuralında ortaya çıkar, ancak TCP/IP veya IPX iletişim kurallarında da görülebilir. Bu sorun genelde bir adres ağ üzerinde kullanımdaysa ortaya çıkar. Sistem yöneticinize başvurun.

635 There was an unknown error.
Bilinmeyen bir hata oluştu. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

636 The device attached to the port is not the one expected.
Bağlantı noktasına bağlanan aygıt, istenen aygıt değil. - Donanım yapılandırmanız ve bağlantınızın yapılandırma ayarları büyük olasılıkla birbiriyle tutarsız. İletişim donanımınızı değiştirdiyseniz (örneğin seri bağlantı noktasını veya modemi) bağlantıyı yeniden yapılandırdığınızdan emin olun.

637 A string was detected that could not be converted.
Dönüştürülemeyen bir dize algılandı. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

638 The request has timed out.
İstek zaman aşımına uğradı. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

639 No asynchronous net is available.
Kullanılabilir zaman uyumsuz ağ yok. - NetBIOS ağ yapılandırmanız büyük olasılıkla hatalı. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

640 A error has occurred involving NetBIOS.
NetBIOS ile ilgili bir hata oluştu. - Modem ayarlanan hız için bir bağlantı anlaşması yapamıyor. Modemin başlangıç hızını azaltın ve yeniden arayın. Bkz. En yüksek modem bağlantı noktası hızını değiştirmek için. Ayrıca, modem sıkıştırmasını ve yazılım sıkıştırmasını devre dışı bırakmayı deneyin.
Yine de bir bağlantı yapamıyorsanız, bağlantıya NWLink IPX/SPX/NetBIOS Uyumlu Aktarma İletişim Kuralını eklemeyi deneyin.

641 The server cannot allocate NetBIOS resources needed to support the client.
Sunucu, istemciyi desteklemek için gerekli Net BIOS kaynaklarını ayıramıyor. - Sistem yöneticinizden uzaktan erişim sunucusunun kaynak sığasını artırmasını isteyin veya Bilgisayar Yönetimi altındaki Hizmetler’de İleti Teslim ve Ağ DDE gibi kullanmadığınız hizmetleri durdurun.

642 One of your computer’s NetBIOS names is already registered on the remote network.
Bilgisayarınızın NetBIOS adlarından biri zaten uzaktaki ağda kayıtlı. - Aynı adı kullanan başka bir bilgisayar uzak ağda oturum açmış durumda. Ağdaki her bilgisayar benzersiz bir adla kaydolmalıdır. Aşağıdakileri denetleyin:
Sizinkiyle aynı adı kullanan başka bir bilgisayar bağlandığınız uzak ağda oturum açmış olmamalı.
Bilgisayarınız bağlanmaya çalıştığınız ağa henüz fiziksel olarak bağlı durumda değil.

643 A network adapter at the server failed.
Sunucudaki bir ağ bağdaştırıcısı başarısız oldu. - Hatayı sistem yöneticinize bildirin.

644 You will not receive network message popups.
Ağ açılan iletilerini alamayacaksınız. - Ağa bağlı olan başka bir bilgisayar sizin ileti adınızı kullanıyor. Sizi gelmesi gereken iletiler diğer bilgisayara gönderiliyor. Uzak iş istasyonunuzdan ileti almak istiyorsanız, bir sonraki ağa bağlanma girişiminizden önce ofis bilgisayarınızda oturum kapatmayı unutmayın.
Bu hata Microsoft Outlook, Microsoft Outlook Express veya Microsoft Exchange iletilerini etkilemez.

645 There was an internal authentication error.
İç kimlik doğrulama hatası oluştu. - Bir iç hata oluştu. Yapılan son değişikliklerin geçerli olmasını sağlamak için bilgisayarınızı yeniden başlatın.

646 The account is not permitted to log on at this time of day.
Hesabın, günün bu saatinde oturum açmasına izin verilmiyor. - Hesabınız ağınıza sınırlı erişim için yapılandırılmış durumda. Ağa geçerli yapılandırmada belirtilen saatlerden başka saatlerde bağlanmanız gerekiyorsa, sistem yöneticinizden yapılandırmayı değiştirmesini isteyin.

647 The account is disabled.
Hesap devre dışı bırakıldı. - Kullanıcı hesabı devre dışı. Bu durum yinelenen hatalı oturum açma girişimleri veya sistem yöneticisinin hesabı güvenlik gerekçeleriyle devre dışı bırakması nedeniyle ortaya çıkabilir. Sistem yöneticinizden hesabınızı Yerel Kullanıcı ve Gruplar’da etkinleştirmesini isteyin.

648 The password for this account has expired.
Bu hesabın parolasının kullanım süresi sona ermiş. - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar üzerinden bağlanıyorsanız, parolanızı değiştirmeniz otomatik olarak istenir. Rasdial komutunu kullanarak bağlanıyorsanız, parolanızı aşağıdaki işlemleri yaparak değiştirebilirsiniz:
CTRL+ALT+DEL tuşlarına basın.
Parolayı Değiştir’i tıklatın ve ekrandaki yönergeleri izleyin.
Yönetici grubuna üyeyseniz ve parolanızın süresi dolduysa, parolanızı başka bir yöneticinin değiştirmesi gerekir. Parolanızı kendiniz değiştiremezsiniz.

649 The account does not have permission to dial in.
Hesabın çevirme için izni yok. - Aşağıdalerden biri nedeniyle hesabın arama izni yok:
Seçtiğiniz etki alanında geçerli bir hesabınız var, ancak hesabınızın ağa uzaktan erişim izni yok. Sistem yöneticinizden kullanıcı hesabınız veya Yönlendirme ve Uzaktan Erişim için arama iznini etkinleştirmesini isteyin. Hesabınızın süresi doldu, devre dışı bırakıldı, kilitlendi veya arama erişiminiz kilitlendi. Sunucuda oturum açmak veya arama erişimi için izin verilen saatler dışında bağlanmaya çalışıyorsunuz veya hesabınız için geçerli olan ilke arama izni sağlamıyor.
Bir arayan kimliği kuralı bağlanmanızı engelliyor olabilir. Örneğin, hesabınız için belirli bir numaradan arama zorunluluğu konmuş olabilir.
Uzaktaki bilgisayar yalnızca yerel hesapların bağlanmasına izin verebilir.
Bilgisayarınızın anlaşma yapamadığı bir kimlik doğulama iletişim kuralı gerekli olabilir veya bilgisayarınız uzaktaki bilgisayardaki ilke tarafından yetki verilmeyen bir iletişim kuralını kullanmayı deniyor olabilir.
Başka bir etki alanına arama izni olan bir hesabınız varsa, hesabınız bu etki alanında kullanmak için aşağıdaki işlemleri yapın:
1. Bağlantı simgesini sağ tıklatın, sonra da Özellikler’i tıklatın.
2. Seçenekler sekmesinde Ad ve parola, sertifika vb. sor ve Windows oturum açma etki alanını ekle onay kutularını işaretleyin.
3. Güvenlik sekmesinde, Otomatik olarak Windows oturumu açma adımı, parolamı ve varsa etki alanımı kullan onay kutularını temizleyin ve Tamam düğmesini tıklatın.
4. Bağlantı simgesini çift tıklatın, sonra da Numarayı Çevir’i tıklatın.
5. Uygun kullanıcı adını, parolayı ve etki alanını belirtin.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 01.11.2007

Bilgisayar teknik servis - Bilgisayarın vista uyum - uyumsuzluğu

Bilgisayar teknik servis - Bilgisayarın vista uyum - uyumsuzluğu
Bilgisayarının hangi özelliklere sahip olduğunu bilmeyenler ve cihazlarının Vista’ya uyumlu olup olmadığını anlamak isteyenler Microsoft’un web sayfasına girerek, “Windows Vista Yükseltme Danışmanı RC” sürümünü karşıdan yükleyerek, var olan bilgisayarı çözümleyip, ayrıntılı geribildirimden yararlanabilirler.

Kullanıcılar ayrıca, PC Pitstop’ın web sayfasına buradan girerek, ücretsiz olarak bilgisayarlarının Vista’ya hazır olup olmadığını anlamak için taratabilirler.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 01.11.2007

Bilgisayar soğutma sistemleri

Bilgisayar teknik servis - Bilgisayar soğutma sistemleri

Soğutma teknikleri
Günümüzde yaşanan bir diğer değişim ise bilgisayar teknolojilerinin hızla gelişmesine paralel olarak işlemcilerin artan ısınma sorunlarıdır. Bu sorunları aşabilmek, bilgisayar soğutma teknikleri bilmek ve uygulamaktan geçer.

Sogutucular:
Genelde çok ısı üreten, işlemci gibi paçalara takılırlar. Kullanılan malzeme genelde alüminyum, bakır ya da her ikisinin karışımıdır. Isı dağıtıcılarının iki temel işlevi vardır. Bunlardan ilki, ısı üreten malzemenin üzerine takıldığı için üretilen ısının bir kısmını emmektir. Isı dağıtıcıların ikinci işlevi ise, hava ile temas yüzeyini artırarak ısı transferini arttırmaktır. Isı dağıtıcılarının pratikteki bir diğer işlevi ise tek başlarına yeterli olamadıkları durumlarda üzerlerine fan montajını kolaylaştırmalarıdır.
Isı dağıtıcılarda kullanılan malzemelerden alüminyumun özelliklerine kısaca deyinmek gerekirse; özkütlesi düşük bir metaldir. Dolayısıyla, hava ile temas yüzeyini artıracak geniş alanları alüminyum ısı dağıtıcılar kullanarak daha hafif bir şekilde elde edilebilir. Bu malzemenin diğer bir özelliği ise, ısıyı bakıra göre havaya daha iyi iletebilmesidir
Bakır; alüminyuma göre ısıyı daha iyi ileten bir metaldir. Bu nedenle ısı dağıtıcının, en sıcak bölümü ile en soğuk bölümü arasında, alüminyum ısı dağıtıcılara göre çok daha az sıcaklık farklı vardır. Bakırın, alüminyuma göre en büyük dezavantajı özgül kütlesinin çok daha büyük olmasıdır. Bu nedenle aynı büyüklükteki bakır soğutucular, alüminyum soğutuculardan çok daha ağır olurlar.

İyi bir ısı dağıtıcısı geniş bir yüzey alanına sahip ve görece hafif olandır. Özellikle sıcak yüzeye temas eden bölüm bakır olmalıdır. Isı boruları sistemin performansını artıracağı için bol miktarda olmalıdır.

Fanlar

Günümüzde yaygın olarak 4cm ile 12cm arasında değişen ebatlarda fanlar kullanılmaktadır. Fanların performansını belirleyen iki şey vardır. Bunlardan ilki kanatlarının genişliğidir. Bir fanın kanadı ne kadar geniş olursa üfleyeceği hava miktarı o kadar artar. Dolayısıyla hava soğutmalı sistemlerde performansı artırmak için daha büyük fanlar kullanılır. Fanların performansını belirleyen ikinci şey ise dönüş hızıdır. Bir fan ne kadar hızlı dönerse performansı da o kadar artar. Fanların dönüş hızı RPM (Revolutions Per Minute – bir dakikadaki dönüş hızı) ile ölçülür. Fanların performansları genelde ürünün kutusunda ya da üretici sitelerde verilir ve CFM (Cubic Feet Per Minute – bir dakikada kaç Fit küp hava üflediği) ile ölçülür.
Fanlarda genellikle (sleevebearing ya da ballbearing olmak üzere) iki tip yatak kullanılır ve kullanılan yatak tipi fanın gürültüsünü ve ömrünü önemli ölçüde etkiler. Bunlardan ilkinin (sleevebearing) yatak tipi, üretim maliyetleri daha düşük olmakla birlikte kullanım ömrü daha kısadır. Ayrıca bu yatak tipini kullanan fanlar diğer yatak tiplerini kullanan fanlara göre daha gürültülü
çalışırlar. Bu nedenle kullanıcılar arasında tercih edilmemelidirler. Diğer (Ballbearing) yatak tipini kullanan fanların maliyetleri, diğer (sleevebearing )yatak tipini kullanılan fanlara kıyasla daha yüksektir. Buna rağmen, kullanım ömrünün daha uzun olması ve daha sesiz çalışma gibi avantajları taşımaları nedeniyle kullanıcılar arasında tercih edilmelidirler.
Fanların gürültüleri genelde ürünün kutusunda ya da üretici sitelerde verilir ve dBA (decibels as per the a scale) ile ölçülür. Fanların gürültü düzeyinin insanlarda oluşturduğu rahatsız edici etki kişiden kişiye değişmektedir. Bununla birlikte okuyucuda genel bir fikir oluşması için şu örnekler verilebilir. 22,5dBa ve altı gürültü üreten fanları 1m uzaktan duymak mümkün olmadığı için bu fanları sessiz olarak nitelendirebiliriz. 30dBa bir çok kişi tarafından tahammül edilebilir gürültü sınırı olarak nitelendirilir. Bu düzeyin üstünde gürültü üreten fanlar kullanıcılarında rahatsız edici bir etki oluşturmaktadır. 40dBa ve üzeri fanların ürettiği gürültü saç kurutma makinesi ile yarışabilecek düzeydedir.
Termal Macun:
Genelde beyaz renklidir, beyaz tutkala benzer. Zaten kokusu da tutkalı andırır. Biraz yapıştırıcı özelliği vardır. Böylece sürüldüğü maddelerin birbirinden kolayca ayrılmasını engeller, ama tek başına yapıştırıcı işi görecek kadar da güçlü değildir. Katılaşmaz, akıcı da değildir.
İşlemci ile fanın metal heatsink’i arasında sürülerek, iki madde arasındaki ısı iletimini kolaylaştırmak için kullanılır. İşlemcinin üzerine takılan heatsink+fan ikilisi, işlemcinin sıcaklığını düşürmek için kullanılır. İşlemcinin ısısı iyi bir ısı ileticisi olan heatsink’e geçer ve heatsink’in üzerindeki fan heatsink’e doğru hava üfleyerek heatsink’in üzerinde biriken ısıyı dağıtır. İşlemci ile heatsink arasındaki iletim ne kadar iyi ise, işlemcinin sıcaklığı da o kadar kolay düşürülür.
İşlemci ile heatsink dediğimiz metal parça arasındaki ısı iletiminin aksamasına neden olan ise, iki yüzey arasındaki ufak boşluklarda kalan havadır. Her ne kadar çıplak gözle bakınca işlemcinin üst yüzeyi de, heatsink’in alt yüzeyi de pürüzsüz gözükseler de, aslında her iki yüzeyde mikroskopik boyutta oldukça engebeli bir dokuya sahiptir. Bu nedenle, iki yüzeyi birbirine bastırdığımızda, aslında birbirine fiziksel olarak temas eden alan çok düşüktür, arada kalan hava ise kötü bir ısı ileticidir. Bu nedenle heatsink ile işlemci arasında termik macun sürülür.
Sıcaklığı Ne Kadar Düşürür?
Bu çok çeşitli faktörlere bağlıdır. Kasanın içi ferah ve heatsink+fan ikilisi kaliteliyse, 8-10 derecelik bir düşüş sağlayabilir. Fakat genellikle 5-6 derecelik bir düşüş sağlar. Sıcaklığın düşüş miktarı mevsim, işlemcinin tipi gibi faktörlere de bağlıdır. En kötü koşullarda bile 2-3 derecelik bir düşüş sağlaması beklenir.
Nasıl Sürülür?
Mümkün olduğunca az ve ince sürülmelidir. Fazla kaçarsa, işlemci ile heatsink arasında çok kalın bir katman oluşturacaktır ve bu durumda olumlu etkisi görülmeyebilir. Ama işlemci ve heatsink arasındaki boşluğu dolduracak kadar fazla sürülmelidir. Önce heatsink alınır ve kare şeklinde bir bölgeye, yandaki resimde görüldüğü gibi sürülür. Daha sonra, heatsink işlemcinin üzerinde mümkün olduğunca sıkı bir şekilde takılır. Her ne kadar macun elektriksel iletken özellik taşımasa da, yine de macunu kenarlara taşırmamaya dikkat etmeniz önemlidir. Özellikle AMD Athlon ve Duron işlemcilerde, macunun işlemci üzerindeki kontaklara bulaşmamasına dikkat ediniz.

SOĞUTMA ÇEŞİTLERİ

HAVA SOĞUTMA : (Kla*** pervaneli soğutucu)
Hava soğutmanın üç şekilde yapıldığı söyleyebiliriz. Bunlardan ilkine doğal soğutma diyebiliriz. Bu yöntemde ısı üreten parçanın üzerine hiçbir ilave yapılmaz, parçanın kendi yüzeyi ve doğal hava akışı parçanın soğutulması için yeterlidir. Örnek olarak anakart üzerindeki sata kontrolcüsü ve donanım kontrolcüsü gibi çiplerin soğutulma şeklini verebiliriz.
Doğal soğutmanın yetmediği durumlarda ısı dağıtıcı (heatsink) ile soğutma yöntemi gündeme gelir. Bu ikinci yöntemde, kullanılan ısı dağıtıcılar vasıtasıyla parçanın ısısı emilir ve buna ek olarak ısıyı havaya ileten alan genişletilerek soğutma performansı artırılır. Bu yönteme örnek olarak anakart üzerindeki güney köPage Rankingüsü gibi parçaların soğutulması verilebilir. Bu iki yönteme genel olarak pasif soğutma da denir. İkinci yöntemin soğutmaya yetmediği durumlarda sisteme bir fan eklenerek üçüncü yöntem olan fanla soğutma yöntemine başvurulur. Bu yönteme aktif soğutma da denir. Günümüzde bilgisayarın birçok parçası bu yöntemle soğutulmaktadır.
Gazlar ve özellikle hava, ısıyı çok kötü ilettir. Bu nedenledir ki hava soğutma sistemlerinde fanlar kullanılır. Fanların tek işlevi vardır. Bu da havanın yerini değiştirmektir. Dolayısıyla hava soğutma sistemlerinde de fanların amacı, bu temel işlevi yerine getirmektir. Bunun anlamı, ısınan yüzeylerin çevresinden biriken sıcak havayı uzaklaştırmak ve sıcak havanın yerine soğuk hava yollamaktır.
En yaydın olarak kullanılan soğutma tipidir. Maliyeti diğer soğutma sistemlerine göre çok ucuzdur. Amaç Isınan parça uzerine konan (Şimdilerde Genelde Bakır) yapraklı plaka ile ısıyı dağıtırken üzerindeki fanda soğuk havayı plakanın yapraklarına üfler.

Avantajları :
1.)Ucuzdur.
2.)Bulunması kolaydır.
3.)Çeşit bakımından çok zengindir.

Dezavantajları :
1.)Sesli çalışırlar
2.)Çok iyi bir soğutma performansları yoktur. (En fazla oda sıcaklığına kadar soğutur)

SU SOĞUTMA : (Su Bloğuyla)

Sıvıların ısıl iletimi havaya göre daha yüksektir. Bu nedenle sıvı soğutma çözümleri hava soğutma çözümlerine göre daha yüksek performans sağlarlar. Bu nedenle overclock (hızaşımı) uygulamalarında çoğunlukla tercih edilirler. Su soğutma sistemlerini bir diğer olumlu özelliği; diğer soğutma çözümlerine nazaran daha az gürültü üretmeleridir.
Su soğutma sistemleri temelde şu parçalardan oluşur ;
1-Blok :
Cpu, kuzey köPage Rankingüsü, gpu gibi sistem bileşenlerinin üzerine monte edilen ve bu sistem bileşenlerinin ürettikleri ısıyı suya aktaran, genellikle dikdörtgen ya da kare prizma şekilli, içi boş parçalardır. Isıyı daha iyi ilettiği gerekçesiyle bakır CPU blokları tercih edilmelidir.
2-Radyatör (Isı yayıcı):
Sistem bileşenlerinden sıvıya aktarılan ısının sistemden uzaklaştırılmasını kısaca sistemin ve sıvının soğumasını sağlayan parçalardır. Ülkemizde Thermaltake başta olmak üzere su soğutma çözümleri için radyatör üreten firmaların ürünlerini bulmak mümkün. Ayrıca bir çok kullanıcı sıvı soğutma sistemlerinde kullanmak üzere oto-kalorifer radyatörü kullanılmaktadır.
3-Pompa :

Soğutma sıvısının sistem içerisinde hareket etmesini sağlayan parçadır. Kapalı devre sistemlerde pompa sürekli aynı sıvının devirdaim etmesini sağlar. Pompalar normal ve dalgıç olma üzere ikiye ayrılır. Dalgıç pompalar büyük bir su deposunun içine yerleştirilirler. Normal pompalar ise su deposunun içine yerleştirilmeyen pompalardır.

4-Su kabı : Sıvının bulunduğu kaptır. Reservuar da denir.
5-Hortumlar : Sıvının taşıyan parçalardır.
Sıvı soğutma sistemimize, bir kompresör ilave edilerek gaz destekli su soğutma sistemi elde edebiliriz. (Burada bir bilgi hatası oluşmaması açısından belirtmemiz gereken nokta bir nokta var. Gaz soğutma sistemlerinde kullanılan komprasörlerin içinde komprasör (gazı sıkıştıran bölüm), kondanser (gazı yoğunlaştıran ve gazdan sıvıya dönüşümün olduğu bölüm), ve kılcal (evaporatöre giden gazın basıncını kontrol eden aygıt) bulunur. Ayrıca tüm sistemi soğutmak için yerleştirilen evaporatör (gazın kılcaldan çıkıp buharlaşarak sıvı halden gaza dönüşüm olduğu bölüm) bulunur.)

( Evaporatör, su kabı içindeki sıvıyı soğuttuğu için su soğutma sistemlerindeki radyatörlere gerek yoktur.) Gaz destekli sıvı soğutma çözümleri kompresörün tipine ve genel sisteme göre sıvının sıcaklığı -40c’lara kadar inebilir. Tabi ki bu sıcaklıkta su donduğu için sistemde saf su kullanılmaz. Saf suya bazı katkı maddeleri eklenerek suyun donma noktası düşürülür ya da başka sıvılar kullanılır.

Bunun dışında gaz destekli sıvı soğutma sistemleri, mantık olarak sıvı soğutma sistemlerinden pek bir farklı yoktur. Fakat bu sistemlerde kullanılan kompresörlerin elektrik sarfiyatı çok yüksektir. Dolayısıyla uzun süreli kullanımlara uygun olmayabilir. Ayrıca kompresörler çok sessiz ürünler değildir. Dolayısıyla bu gaz destekli sıvı soğutma sistemleri, normal sıvı soğutma sistemlerinden daha gürültülüdür. Fakat sistemde termostat kullanılırsa ve ilave ayarlar yapılırsa sıvı sıcaklığına göre kompresör zaman zaman kapanıp açılabilir. Bu da elektrik sarfiyatını ve gürültüyü bir derece azaltır. Gaz destekli sıvı soğutma çözümlerinin bir diğer olumsuz özelliği ise, çok düşük sıcaklılara ulaşabilmesi nedeniyle su bloğu ve hortumların yalıtılması ihtiyacıdır. Aksi durumda bu parçalar üzerinde terleme (havada bulunan suyun yoğunlaşması) sorunu ortaya çıkabilir ve bu sorun bilgisayarlarımız için tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarabilir.
Daha yeni yeni uygulanmaya başlayan soğutma tipidir.Prensip olarak arabadaki soğutmanın aynısıdır. CPU gibi ısınan parçanın üzerine konan bir ceket (Su Bloğu) in içinden sessiz (akvaryum pompası) bir pompa ile gönderilen su işlemciyi soğturken ısınan suyuda bir radyatörün içinden geçirilir.Radyatöre de büyük bir 120mm lik bir fan takılarak soğutulabilir.

Avantajları:

1.)Hava soğutmaya göre çok iyi bir soğutma performansı vardır.
2.)Sessiz çalışırlar (120mm lik bir fanı az devirde çalıştırsanız soğutmaya bir engel olmaz)
3.)Biraz büyük yaparsanız ekrankartı ve chipsetide soğutursunuz.

Dezavantajları

1.)Pahalıdır. (Radyatör, pompa,su haznesi,rekorlar)
2.)Kasanın içine sığdıramazsanız taşırken uğraştırır.(Sök-Tak)
3.)taşınması sorun olur.
4.)Rekorlar iyi bağlanmazsa su sızdıra bilir.Sizin için iyi olmaz.

GAZ SOĞUTMA : [Özel Soğutucu (Soğutmax)]

Gaz ile soğutma sistemlerinin yapısı, gaz destekli sıvı soğutma sistemlerinin yapısına benzetebiliriz. Bu sistemlerin en önemli farkı evaporatörün bir sıvı kabı içinde durmayıp, bir soğutma bloğu şeklinde tasarlanıp takıldığı parçayı soğutmasıdır. Bu nedenle gaz ile soğutma sistemlerinin içinde sıvı soğutma ve gaz destekli sıvı soğutma sistemlerindeki gibi radyatör, pompa ya da soğutma sıvısı bulunmaz.
Gaz destekli soğutma sistemleri bilgisayarın ancak bir bileşenini (örneğin sadece CPU) soğutabilecek ürünlerdir. Bu sistemlerde kompresör sadece bir parçayı soğutur. Bunun etkisiyle o parçanın sıcaklığı, sistemin yapısına ve kompresörün performansına göre -50c dereceye kadar düşebilir. Bu sistemler hiç durmadan sürekli ve her zaman tam performans altında çalışır. Bu nedenle de elektrik sarfiyatı bundan önceki çözümlere göre çok daha yüksektir. Bu soğutma çözümünde terleme sorunu daha baskındır. Bu nedenledir ki, bu sistemler günlük kullanıma uygun değildir.
Su Soğutma ile Hava Soğutmanın Farkları

Hava Soğutma
Genelde, doğal veya fan destekli olarak hava soğutması kullanılması, elektronik parçaların soğutulması için çok yaygın bir yöntemdir. Eğer doğal hava akışı, yüzey arttırma* yapmadan parçayı soğutmak için yetersiz ise, parçaya eklenecek bir soğutucu, ısı transferini arttırır ve parçadan ısı emerek parçanın sıcaklığını düşürür.
Daha fazla soğutma gerekliyse, eklenecek bir fan yardımıyla soğutucunun üzerinden geçen hava akışı arttırılır ve daha fazla sıcaklığın havaya geçmesi sağlanabilir. Fan hariç, hava soğutma ilave bir cihaz gerektirmez ve soğutma işlemini performanslı olarak yapar. Ama su soğutma, çeşitli ilave ekipmanlar gerektirmektedir.

Elektronik parçaların işlem gücü, sahip olduğu transistor sayısı ile arttırılmaktadır. Her ne kadar silikon işleme teknolojisinin küçülmesi ve transistor boyutlarının da buna bağlı olarak ufalmasıyla birim bazında enerji sarfiyatları azalsa da, bu seferde belirli bir alana düşen adetleri arttığı için toplamdaki enerji sarfiyatları artmaktadır.
Bu sarfiyatın çöpü ise ısıdır.

Akılcı tasarımlar ile yüzey alanı arttırmak mümkünse de, bugünlerde soğutucu büyüklükleri ve ağırlıkları anormal artmaktadır. Büyüklük arttıkça, fan tarafından üflenen havaya karşı oluşan geri basınç da artmaktadır, bu fanların da soğutucuyla orantılı olarak büyümesini gerektirmektedir.
Fanlar büyüdükçe, fanın kendisi, montaj parçaları, hava girişi ve çıkışı soğutucu üzerinde çok değerli bir kısım alanı kapatmakta, soğutma fonksiyonu için ufak bir tepkiye bile sebep olabilmektedir.

Su Soğutma

Su soğutma sistemleri, hava soğutmanın dezavantajlarına göre daha iyi sonuçlar vermektedir. Daha az akışkan hacmi ile daha fazla ısıyı üzerine alabilir, daha tutarlı bir ısı kontrolü sağlar ve tüm bunları daha sessiz bir şekilde yapar.

Soğutma maddesinin fiziksel özellikleri, ısı iletimi ile soğutmanın temelini teşkil eder. Yoğunluğunun az olması sebebiyle hava, ısı iletimi açısından birim ağırlıkta daha az sıcaklık taşıyabilir. Kıyaslama yaparsak, su daha yoğundur ve birim ağırlıkta daha fazla sıcaklık taşır.
Kısaca soğutma maddesinin yoğunluğu ve özgül sıcaklığı, onun yüklenebileceği ve taşıyabileceği ısıyı belirler.

Hava ve su akışkanlarının fiziksel özellikleri şöyledir.

Madde Özgül Isısı Yoğunluğu
Su 4217 J/kg·°C 998 kg/m3
Hava 1060 J/kg·°C 1.2 kg/m3

Isıyı alma ve taşıma kabiliyeti, aşağıdaki temel akışkan formülüyle hesaplanır.

Akışkanın ısı alması = Güç (Watt) / (Özgül Isı x Yoğunluk x Hacim)

Örnek olarak 103 Watt�lık enerji ihtiyacı olan bir Prescott işlemciyi soğuturken sıvıda 10 C yükselme olmasını istiyorsak, gerekecek akışkanın miktarını aşağıda hesaplayalım;

Hava ile soğutma;
Akışkanın ısı alması = Güç (Watt) / (Özgül Isı x Yoğunluk x Hacim)

10 derece C = 103 / (1060 J/kg C x 1,2 kg/m3 x Hacim m3/sn)
Hacim m3/saniye = 103 Watt / (1060 J/kg·° C x 1.2 kg/m3 x 10° C)
Hacim = 0.0081 m3/sn = 8 litre/saniye

Su ile soğutma
Akışkanın ısı alması = Güç (Watt) / (Özgül Isı x Yoğunluk x Hacim)

10 derece C = 103 / (4217 J/kg C x 998 kg/m3 x Hacim m3/sn)
Hacim m3/saniye = 103 Watt / (4217 J/kg·° C x 998 kg/m3 x 10° C)
Hacim = 0.0000024 m3/sn = 0,0024 litre/saniye

Hava kullanıldığında, 103 Watt ısıyı, akışkanı en fazla 10C yükseltmek için dakikada 0,5 m3 havayı soğutucu üzerinden geçirmeniz gerekir.
Soğutma maddesi su olduğunda ise, dakikada 0,144 litre suyu soğutucudan geçirmeniz yeterli gelecektir.

Hava soğutmanın diğer bir dezavantajı ise rakımdır. Deniz seviyesinden yükseldikçe, fanların soğutma performansı da düşer. Sebebi ise çok basittir, deniz seviyesinden yükseldikçe, havanın yoğunluğu azalır.
Örneğin, deniz seviyesinden 1500 metre yukarıda yaşayan bir kişinin (Elazığ, Ardahan, Ağrı vb) fanla soğuyan bilgisayar parçaları, deniz seviyesinde yaşayan bir kişinin bilgisayarına göre %14 daha az soğumaktadır. Bunun sebebi fanların sabit hacim transferi yapmalarıdır. Yani deniz seviyesinde üfledikleri hava miktarı ile, 1500 metre rakımda üfledikleri hava miktarı aynı olmasına rağmen, yoğunluk azaldığı için ısı çekme miktarı azalmaktadır.

Soğutucu Büyüklüğü Karşılaştırması
Sıcaklığı akışkana aktarmak için ne kadar yüzey alanının gerekli olduğunun hesaplanması gerekir. Temel ısı transferi kurallarına göre, ısı aktaran yüzey alanı ile ısı aktarım oranı çarpıldığında, ısı aktarım miktarı hesaplanabilir.

Formül Q = H x A x Dt şeklinde olup
Q = Watt cinsinden aktarılan ısı
H = ısı transferi katsayısı (m2�de transfer edilen ısı)
A = yüzey alanı (m2)
Dt = ısı farkı (soğutma akışkanındaki sıcaklık yükselmesi)

Hava için tipik ısı transferi katsayısı 20 Watt/m2 C�dir.
Su için tipik ısı transferi katsayısı ise, 9000 Watt/m2 C�dir. Sıvıların daha yüksek ısı transfer katsayıları olduğu için, ısı transferi yapmalarını sağlayan yüzey de daha küçük olabilmektedir.

Örneğin;

Yukarıdaki düzenekte hava ile soğutmak için gerekli olan yüzey alanı;
Alan = Q / (H x DT) = 103 W/(20 W/m2°C x 10°C) = 0,5 m2 dir.

Yukarıdaki düzenekte su ile soğutmak için gerekli olan yüzey alanı;
Alan = Q / (H x DT) = 103 W/(9000 W/m2°C x 10°C) = 0.001 m2 olacaktır.

Görüldüğü üzere, Prescott işlemciyi havayla soğutmak için gerekli olan yüzey alanı, suyla soğutmak için gerekli olan yüzey alanından 500 kat büyüktür.

Pratikte, böyle bir hesabın bize faydası, işlemciyi havayla soğutmak için, anormal büyük bir soğutucu kullanmak gerektiğidir.

Operasyonel Ses Karşılaştırması
Fanlı hava soğutmanın etkili olabilmesi için, soğutucu yüzeyinde bulunan yaprakçıkların ısıyı üzerine alması ve havaya aktarımını da dengeli yapabilmesi gerekmektedir. Yüksek ısılar üreten parçaları soğutan fanların üfledikleri hava, saniyede 5 metre sürate erişebilmektedir. Bu süratteki soğutmanın ses yapan 2 kaynağı vardır. İlki havayı hareketlendiren paller ve motorun çıkardığı ses, ikincisi ise, soğutucu yapraklarına temas eden havanın sürtünme sesi.

Sıvı soğutmalı sistemler ise, ses çıkaran üniteleri azaltmasıyla ünlü olup, her geçen gün daha da ilginç tasarımlarla karşımıza çıkmaktadır. Devir daim pompası çok az miktarda sıvı dolaştırdığı için, çıkardığı ses de azdır. Saniyede 2 metrelik bir sıvı transferi ile rahatlıkla benzer sıcaklık düşürülebilmekte, soğutucu boyutları ise yüzey alanı itibariyle 500�de 1 küçüklükte olabilmektedir. Devir daim pompasının, radyatörün ve fanın uzakta olması da, toplam ses miktarını düşürmektedir.

Ç.N.: Yüzey arttırma: Isınan parçanın ısısını alabilmek ve soğutabilmek için, ısıyı daha büyük bir alana yaymak gerekmektedir. Mesela CPU�nun üzerindeki metal korumanın alanı 4 cm2 ise, buna bir soğutucu takarak yüzey alanını 400 cm2�ye çıkarmak ve ısıyı geniş alana yaymak mümkündür. Soğutucunun kanatları ve bu kanatların havayla temas eden tüm yüzeyleri, soğutulacak alan hesabına eklenir. Böylece 4 cm2�deki ısı, daha az bir eforla soğutulabilir. (Zalman CNPS7000 serisindeki yüzey alanı 3170 cm2�dir.)

Kaynak; The Benefits of Liquid Cooling over Air Cooling for Power Electronics / Chris Soule, Aavid Thermal Products, Inc.

Termal macun

Bir çok arkadaş sistemlerinin aşırı ısınmasında şikayetçi. Aşırı ısınında birtakım sebepleri ve çözümleri var
bu konuda izlenecek bir takım yollar var.
Yüksek ısının en büyük sebeplerinden biri yetersiz kasa havalandırılmasıdır. Sıcak bir kasa sadece işlemci
değil ekran kartı ramler chipset ve harddiskinde daha sıcak olmasına yol açacaktır. Bunu engellemek için
öncelikle kasamız içinde bir hava yolu oluşturmalıyız. Bu yüzden fanlarımız gelişi güzel konumlandırılmamalıdır.
İçerideki devamlı hava sirkülasyonu kasanın içinin çok daha serin olmasını sağlayacaktır. Bunun için
en çok kullanılan yöntemlerden biri kasanın ön panelindeki ve yankapaktaki fanlarla içeri hava alınması
tüm parçaların ve işlemcinin üzerinden geçerek ısınan havanın kasanın arka tarafındaki eksoz fanı ile dışarı atılmasıdır.
Bir çok kişi yazın kasa kapağını açarak kasasının daha serin olduğunu düşünmekte ama bu genelde
yanlış bir uygulama, çünkü yeterli bir hava sirkülayonu olan kapalı kasa açık bir kasadan çok daha serin olacaktır.
Bilindiği üzere ısınan hava yukarı yükselir bazı arkadaşlar kasanın üst tarafına fan deliği açarak
buraya dışarı doğru üfleyen bir fan koymaktadır. Bu son derece doğru bir davranıştır. AMA birazda zahmetlidir.

İşlemci ısınması: Üzeri toz bağlamış dönmekte bile zorlanan bir fan ve alüminyumun gri renginden veya
bakırın sarısından eser kalmamış bir heatsinkten(demire benzeyen işlemci fanının hemen altındaki
ağır metal )
işlemcinizi düzgün soğutmasını bekleyemezsiniz. Temizlik ilk kural.
Olası diğer ısı sorunlarından bazıları.
1) Heatsinkin işlemci üzerine tam oturmamış olması işlemcinin heatsinki işlemcinin ısısını tam olarak
alamayacağından işlemcinin çok ısınmasına sebep olacaktır. Bazen taktığınız heatsinkin yönü bile ısınmada
büyük rol oynamaktadır. Eğer bu parçayı çıkardıysanız yerine mümkün olduğunca özen göstererek takmaya
yeni aldıysanız kullanım klavuzundaki tüm yönergelere dikkat ederek takmaya özen göstermelisiniz.
2) Termik macun kullanılmaması: en çok yapılan hatalardan biridir. Macun sürülmediği taktirde hiçbir
işlemci soğutucusu görevini layıkıyla yerine getiremez. Burada macunun görevi işlemci ile heatsink arasındaki
en küçük boşlukları dahi doldurarak mükemmel ısı iletimi sağlamasıdır. Macunumuzu işlemcimizin üzerine sürerken
mümkün olduğunca ince bir tabaka halinde yaymaya özen göstermeliyiz daha çok macun daha çok soğutma demek değildir.
ukarıdaki tablonun HERNEKADAR ABARTILDIĞINI düşünsemde termik macunun soğutmaya etkisi sanılanın üzerindedir.
3) oem işlemci aldıysak veya yeni bir soğutucu alacaksak: Eğer oem işlemci aldıysak bize işlemci ile birlikte
bir soğutucu verilmez. Kendi soğutucumuzu kendimiz seçeriz. Çok ucuz dandik fanlı takoz gibi soğutucular
yüksek hıza sahip işlemcimizi tam anlamıyla soğutamayabilir. Soğutucularda genellikle bakır yada alüminyum kullanılır.
Bakır ısı iletkenliği alüminyumdan çok daha fazla olan bir maddedir. Bakır soğutucular daha iyi
performans vereceklerdir. Ayrıca heatsink üzerindeki yüzey alan ne kadar fazla ise fan o kadar
yere hava üfleyecek ve sıcaklığı ona göre dağıtacaktır. Alacağınız soğutucunun üzerindeki yapraklar
ne kadar sık ve yüzey alanı nekadar fazla ise işlemciniz o kadar soğuk olur.
4) Fanın heatsinke montajı: Fan bir taraftan üflerken diğer taraftan hava çeker. Bazı arkadaşlar fanın
işlemcinin üzerinden hava çekilerek daha iyi soğuyacağını düşünmekte veya yanlışlıkla fanı heatsink
üzerine ters takabilmektedir. Ben tüm denemelerimde işlemci üzerine üfleyen bir fanın daha serin bir
işlemci sağladığını gördüm.

Gürültü ve Sesli Fanlar

Gürültü kirliliği:Günümüz bilgisayar parçaları artan performansla birlikte daha çok ısıyıda
beraberinde getiriyor
parçalarımızı soğutmak için kasamızı donattığımız fanlar ise yüksek gürültüleriyle bazen çekilmez oluyorlar.
Dönen fanlar elbetteki gürültü yapacaklardır ama amaç bu fanları mümkün olan en az gürültüde çalıştırmak.
Gürültü çıkaran fanların çıkardığı gürültülerin bir takım sebebleri var bunları sıralayacak olursak:
1) Fanın dönmesinden kaynaklanan bilyelerinden gelen sesler(genelde ucuz fanlarda karşılaştığımız
bir sorun ucuz fanlar az iş çok gürültü yapıyorlar maalesef.)
2) Fan ile bağlı bulunduğu yerden kaynaklanan titreşimden oluşan gürültü :fanlar hızlı devirde dönüyorsa
birtakım titreşimler oluşturur bu titreşimler monte edildiği kasa kapağı,heatsink üzeri,ön panel,
arka çıkış yeri gibi alanları titreştirerek tırıltı şeklinde gürültünün oluşmasına sebep olurlar.
(mümkünse fanı monte etmeden
önce ince musluk contası veya ona benzer yumuşak bir takım materyalleri vidayı sıkmadan önce
herbir vida için vidanın altına koyarsak bu materyaller titreşimi absorbe edecek ve titreşimden
kaynaklanangürültüyü azaltacaktır.)
3) Fanın bulunduğu yerdeki hava geçen boşlukların düzeni:

fanınız ne kadar kaliteli ne kadar sessiz olursa olsun titreşim ne kadar az olursa olsun.
Fanınız dışarıdan havayı çekerken yada hava üflerken hava bu aralıklardan geçecek ve uğultu
gibi bir ses oluşturacaktır.
Ben çözümü bu kısmı keserek hallettim. Fanın açıkta kalarak tehlike oluşturmaması içinse ince tel
şeklindeki fan ızgaralarını kullanabilirsiniz.

4) Küçük çaplı fanların sebep olduğu gürültü: Fanlarınızın boyutu ne kadar küçükse o kadar
devirli dönecek ve o kadar ses yapacaktır. Fanlarda çap büyüdükçe devir sayısı daha az olur
ama yinede gerekli havayı sağlayacaklardır. Mümkün olduğunca büyük çaplı fanlar kullanmanız
daha düşük devir ve daha az ses anlamına gelmektedir
5) Kirli ve tozlu fanlar: Üzerinde toz birikmiş fanlarda gürültü miktarı arttırdığı gibi hava üfleme
miktarıda azalmaktadır. Fanlarınızı düzenli olarak temizleyerek bu sorundan kurtulabilirsiniz.
Bu işlemi elektrik süpürgesi veya nemli bezle yapabilirsiniz.

Bunların dışında piyasada bulunan fan kontrolörlerde fan seslerini kısmada oldukça etkililer
bazen sistemimizle benchler alır oyun oynar sıkıştırma encoding işler yaparız. O zaman fan sesinede
bir nebze katlanılabilinir. Ama gecenin 2 sinde download yaparken uyumaya çalışmak kadar sinir
edici bir durum yoktur. Bu durumda makinamız zaten minumum yükte çalışacağından çok fazla ısınmayacak ve soğutma ihtiyacı duymayacaktır. Gün içinde sadece internette sörf yaparkende aynı durum geçerli.
İşte fan kontrolor bu gibi durumlarda devreye sokarak bazı fanlarımızı tamamen kapatarak
bazılarını minumum devire ayarlayarak seside en aza indirebiliriz.

Fan kotrolorümüz yoksa: Küçük bir ipucu molex bağlantılı fanlarımızın hızını azaltıyoruz.
Molex kablolar normalde 12 voltla çalışır küçük bir hile ile bağlantını birini ters bağlayarak 12-5=7 voltla
çalışmasını sağlayacağız.
Bunun için molekslerde sıralı 4 renk kablo var bunlar
Sarı,kahverengi,siyah ve kırmızıdır
Şimdi burada küçük bir iğne vb yardımı ile kırmızı ve kahverengi renkli olan kabloları çıkarıyoruz
ve kahverengi olan yere kırmızıyı kırmızı olan yere ise kahverengiyi takıyoruz. Artık 7 voltla çalışan
daha sessiz bir fanımız var.
(tarafımdan defalarca denenmiştir. hiçbir sorunla karşılaşmadım. Herkesin kendi sorumluluğundadır.)

geleneksel ısı sorunları için
Bir çok arkadaş sistemlerinin aşırı ısınmasında şikayetçi. Aşırı ısınında birtakım sebepleri ve çözümleri var
bu konuda izlenecek bir takım yollar var.
Yüksek ısının en büyük sebeplerinden biri yetersiz kasa havalandırılmasıdır. Sıcak bir kasa sadece işlemci
değil ekran kartı ramler chipset ve harddiskinde daha sıcak olmasına yol açacaktır. Bunu engellemek için
öncelikle kasamız içinde bir hava yolu oluşturmalıyız. Bu yüzden fanlarımız gelişi güzel konumlandırılmamalıdır.
İçerideki devamlı hava sirkülasyonu kasanın içinin çok daha serin olmasını sağlayacaktır. Bunun için
en çok kullanılan yöntemlerden biri kasanın ön panelindeki ve yankapaktaki fanlarla içeri hava alınması
tüm parçaların ve işlemcinin üzerinden geçerek ısınan havanın kasanın arka tarafındaki eksoz fanı ile dışarı atılmasıdır.
Bir çok kişi yazın kasa kapağını açarak kasasının daha serin olduğunu düşünmekte ama bu genelde
yanlış bir uygulama, çünkü yeterli bir hava sirkülayonu olan kapalı kasa açık bir kasadan çok daha serin olacaktır.
Bilindiği üzere ısınan hava yukarı yükselir bazı arkadaşlar kasanın üst tarafına fan deliği açarak
buraya dışarı doğru üfleyen bir fan koymaktadır. Bu son derece doğru bir davranıştır. ama birazda zahmetlidir.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 27.10.2007

Bilgisayar teknik servis - Bilgisayar güvenliği

Bilgisayar teknik servis - Bilgisayar güvenliği

MODERN ÇAĞIN MİTLERİ

Web yöneticileri ve İnternet kullanıcıları hala bir takım ‘myth’lere inanıyor.

Hackerların, bir tarayıcı penceresini ve birkaç küçük iş hilesini kullanarak, bir Web sayfasına ait veritabanlarına(kredi kartı bilgileri dahil) ulaşabildiği, bu veritabanlarının kopyasını alabildiği veya veritabanlarını tamamen silebildiği bir ortamda, Web yöneticileri ve Internet kullanıcıları halen daha bir takım ‘myth’lere(yanılgılara) inanıyor.

Günümüzde standard hal alan güvenlik duvarları(firewall) ve yama yönetimi(patch management) uygulamaları ile r0;networkr1; (ağ güvenliği) çok güvenli bir hal amıştır. Her zaman bir adım önde olmayı hedefleyen hackerlar ise, web sayfalarının kendisine -yani uygulama (kod, veritabanı, sunucu) tarafına- yönelmişlerdir. Uluslararası araştırma kurumlarının araştırmaları da bu sonucu doğrulamaktadır. Bugün, yapılan her beş saldırının dört tanesi web uygulamalarını hedef almaktadır Peki web yoneticilerinin ve kullanıcılarının ne yaplamarı bekleniyor? Web sayfalarının güvenliğini artırmak için, aşağıda verilen beş büyük yanlış inanıştan kaçınmak gerekiyor.

1. “Web sayfası SSL kullanıyor, o zaman güvenlidir.”

Kendi başına SSL, bir Web sitesini güvenli kılmaz. Web sitelerinin, sayfaların alt kısımlarına koydukları SSL (küçük kilit) logoları, kullanıcı oturumundaki veri aktarımının uygun şifrelendiğini (encryption) gösterir. SSL, bilgi akışından sonra sayfada saklanan veriyi korumaz. Daha doğrusu; SSL’in, kullanıcı bilgilerinin web sayfalarının veritabanlarında saklanması ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Kişisel bilgiler, veritabanına işlendikten sonra, risk data akışında değil server’dadır. Bu yüzden hackerlar, aradaki veri akışının şifrelenip şifrelenmemesini umursamazlar bile. Onlar için asıl yol, web sayfalarda yer alan kod açıklarından veritabanlarına ve sunuculara erişmek, burada yer alan kullanıcı bilgilerini elde etmektir.

2. “Firewall(Güvenlik Duvarı) Web sitesini koruyor, o zaman sayfa güvenlidir.”

Güvenlik duvarları, bir sayfaya yönelen trafiği kontrol ederler ama sayfayı kötü niyetli kod saldırılarından koruma yeterlilikleri yoktur. Bu yüzden; firewall ile korudukları serverlarda yer alan web sayfalarında, web uygulamalarını yoğunlukla kullanan e-ticaret firmaları, bankalar ve başta büyük sanayi kuruluşları olmak üzere e-business süreçleri olan tüm kurumlar saldırılara karşı güvensiz kalıyorlar. Geleneksel ağ güvenliği mantığıyla, r0;iyi trafiğe izin ver, kötüsüne izin vermer1; yolunu izleyen firewall eirişim-kontrol listeleri(ACLs) bir ağdan geçen herşeyi engelleyerek, sadece bir kısım activiteye(Web, e-mail) izin verebilir. Bunun dışındaki tüm trafik firewall tarafından bloke edilir. Hacker tarayıcı satır çubuğundan normal bir kullanıcının sayfayı ziyaret etmesi gibi girer, bu durumda firewall’un bir anlamı kalmaz.

3. “Vulnerability Scanner (Zaafiyet Tarayıcı) herhangi bir güvenlik açığı raporlayamadı, o zaman web sayfası güvenlidir.”

Doksanların başından beri kullanılan ve r0;Vulnerability Scannerr1; adıyla anılan araçlar, çok bilinen bir kısım ağ güvenliği açıklarını ortaya çıkarırlar. Bununla birlikte, Web server’da çalışan, açıklarla dolu Web uygulamalarındaki zaafiyetleri tesbit edemezler. Güncel bir zaafiyet tarayıcı, ağ güvenliği açıkları kapsamında önceden bilinen zaafiyetlerin yüzde doksanlık bir kısmını raporlayabilir, ancak uygulama güvenliği konusunda, örneğin bir web sayfasının kendine özgü kodlaması ile ilgili, önceden bilinen standart açıklardan söz edilemez.

4. “Web uygulama güvenliği yazılım geliştiricilerin bir problemidir.”

Web sayfasının yazılımını yapan kişinin veya ekibin muhakkak problemde payı vardır ama uygulama güvenliği risklerini ortaya çıkaran birçok faktör onların kontrolü dışında gerçekleşmektedir. Mesela, kaynak kod yazılırken dışardaki sistemlerden alınmış olabilir ve dışardan sağlanan kod ile sonradan geliştirilen / değiştirilen kod birbirine karışmış olabilir. Hatta yazılım geliştiriciler örnek kod veya açık kod kullanabilirler. Yani, bir yazılım projesi için üretilen kod tabanının tek olduğu veya birbirine karışan kodların güvenli olup olmadığı hiç bir zaman kesin değildir. Mesela iki yazılımcının ayrı ayrı geliştirdiği iki yazılım kendi başlarına çok güvenli olabilirler. Ancak ikisi birer modül gibi birbirine veya ortak bir projeye entegre edilirse, olası bir güvenlik açığı riski çok daha fazladır. Düşündüğümüzde on binlerce satırlık, onlarca modüllük bir projede ortak bir tabandan bahsetmek imkansızdır. Bu da sistemin, güvenlik açığı verme riskini fazlasıyla artırmaktadır.

Yazılım geliştiren ekibin secure coding (güvenli kod yazmak) konusunda eğitilmesi uygulama güvenliğinin sağlanması konusunda ciddi bir adım olacaktır.

5. “Web sayfamız her sene güvenlik değerleme testlerine tabi tutuluyor, o zaman güvenlidir.”

Web sayfası kodlarınındaki sürekli güncellenme ihtiyacı, en güncel güvenlik değerlendirme raporlarının(security assessment report) bile doğruluğu hakkında akıllarda soru işaretleri bırakıyor.

Uygulama güvenliği süreci - her ne kadar daha sık gözden geçirme veya denetlemeleri gerektirse de - web sayfaları yılda bir veya en erken altı ayda bir değerlendirme testlerine tabi tutuluyor. Oysa web sayfasına eklenen her yeni uygulamada sayfada kod açığı oluşma riski artar.

Mesela sevgililer günü, ramazan bayramı veya yılbaşı gibi özel günlerde, e-mağazalarına ait web sayfaların sürekli güncellenmesi için çaba harcayan teknik ekip görev yoğunluğu nedeniyle, güvenliği ikinci plana atabilmektedir. Bu tarihlerde, web sayfalarında yeni eklenebilecek ürünler, özellikler, kampanyalar vs. ile ilgili acil guncellemeler gerekmektedir ve bu yogunluk esnasında güvenlik kaygıları umursanmayabilir. Yeni eklenen kodlar güvenlik açıklarıyla dolu olabilir. Ve yılda bir yapılan denetlemeler bu açıkları buluncaya kadar, Web sayfaları çok büyük riskler taşıyabilir.

Özetle ;

Yılda bir defa denetleme yapılarak, vulnerability scanner adı verilen çeşitli araçlarla ağ taranarak veya gereksiz yere firewall’lara, SSL’lere onbinlerce dolar harcanarak sağlanan güvenlik çoğu hacker için hiçbir anlam ifade etmez. Bu şekilde yapılan yanlış yatırımlarla Web sayfalarının güvenliği sağlanamaz.

Tüm bu saydığımız nedenlerle, güvenlik profesyonelleri projelerin tüm aşamalarında görev almalıdırlar. Firmalar, güvenlik konusunda yetkin personel sıkıntısı çekmeleri durumunda ise, web sitelerinin güvenliğini, güvenlik danışmanlığı firmalarına outsource etmelidirler.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 27.10.2007

Bilgisayar teknik servis - vista cpu z indir

Bilgisayar teknik servis - vista cpu z indir

Bu program sayesinde bilgisayarınızdaki işlemci, anakart ve bellekler hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. İşlemcinizin hızını, üreticisini, overclock edilip edilmediğini, çekirdek voltajını, dahili ve harici saat hızları ve çarpanlarını, tüm ön bellek

düzeylerini öğrenebiliyorsunuz. Bunun yanında anakartın adı, üretici ismi, BIOS özellikleri, yongaseti (kuzey ve güney köprüsü ) hakkında ve hafıza kartları ve AGP hakkında ayrıntılı bilgi verebiliyor.

Download aDresi = Tıklayınız

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 27.10.2007

bilgisayar teknik servis - everest full indir

bilgisayar teknik servis - everest full indir

Bilgisayar teknik servisi - Everest programı indir

Everest programı yardımıyla bilgisayarınızın donanım özelliklerini ayrıntıyla öğrenebiliriz. Everest programı içerisinde hangi driver’ a ihtiyacınız olduğunu görecek ve size verilen link ile o driver ‘ı kolayca bulabileceksiniz.

EVEREST Ultimate Edition Son versiyon(Sisteminizin Donanımsal ve Yazılımsal Yapısı) KATILIMSIZ KURULUM

Tanıtım:
EVEREST Ultimate Edition bir sistem bilgilendirme yazılımıdır.
Sisteminizin donanımsal ve yazılımsal yapılanması hakkında en ince ayrıntılarına kadar bilgi alabileceğiniz yazılım size bu bilgileri rapor halinde de sunabilmektedir. Almış olduğunuz raporu html biçiminde görüntüleyip kaydedebilir, çıktısını alabilir ve bir e-posta adresine gönderebilirsiniz.
Donanımsal olarak işlemci, ana kart, ekran kartı, bellek, depolama birimleri, sürücüler, ses kartı monitör, klavye, fare ve diğer aygıtlar hakkında oldukça ayrıntılı ve sisteminizi daha iyi yapılandırıp kullanabilmenizi sağlayacak olan bilgiler verebilmektedir.
Yazılımsal olarak işletim sistemi, sistem üzerinde çalışan uygulamalar, sistem sürücüleri, servis ve hizmetler, ses ve görüntü kodekleri, ağ bağlantıları, sistemde yüklü yazılımlar, başlangıç uygulamaları ve yazılımsal anlamda aklınıza gelebilecek tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.
Güvenlik bilgilerine ayrı yer veren yazılım Windows güvenlik güncelleştirmeleri hakkında ayrıntılı bilgi vermekte, kullanmakta olduğunuz güvenlik yazılımlarını göstermektedir.
Karşılaştırmalı test yapma imkanı sunan yazılımla özellikle bellek ve işlemciniz için testler yapabilir, diğer bellek ve işlemciler arasındaki yerlerini görebilirsiniz.

EVEREST Ultimate Edition Son versiyon(Sisteminizin Donanımsal ve Yazılımsal Yapısı) KATILIMSIZ KURULUM

Tanıtım:
EVEREST Ultimate Edition bir sistem bilgilendirme yazılımıdır.
Sisteminizin donanımsal ve yazılımsal yapılanması hakkında en ince ayrıntılarına kadar bilgi alabileceğiniz yazılım size bu bilgileri rapor halinde de sunabilmektedir. Almış olduğunuz raporu html biçiminde görüntüleyip kaydedebilir, çıktısını alabilir ve bir e-posta adresine gönderebilirsiniz.
Donanımsal olarak işlemci, ana kart, ekran kartı, bellek, depolama birimleri, sürücüler, ses kartı monitör, klavye, fare ve diğer aygıtlar hakkında oldukça ayrıntılı ve sisteminizi daha iyi yapılandırıp kullanabilmenizi sağlayacak olan bilgiler verebilmektedir.
Yazılımsal olarak işletim sistemi, sistem üzerinde çalışan uygulamalar, sistem sürücüleri, servis ve hizmetler, ses ve görüntü kodekleri, ağ bağlantıları, sistemde yüklü yazılımlar, başlangıç uygulamaları ve yazılımsal anlamda aklınıza gelebilecek tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.
Güvenlik bilgilerine ayrı yer veren yazılım Windows güvenlik güncelleştirmeleri hakkında ayrıntılı bilgi vermekte, kullanmakta olduğunuz güvenlik yazılımlarını göstermektedir.
Karşılaştırmalı test yapma imkanı sunan yazılımla özellikle bellek ve işlemciniz için testler yapabilir, diğer bellek ve işlemciler arasındaki yerlerini görebilirsiniz.
Yazılımın Bu Sürümündeki Yenilikler
# Intel Core 2 “Conroe” ve “Merom” için destek.
# Dosya aktarımı ile uzaktan canlı denetim.
# EVEREST CPUID paneli onarılıp yeniden tasarlanmış.
# Nvidia başarı arttırma profili için destek.
# Sistem kararlılık testi.
# Akıllı batarya bilgilendirmesi.
# Monitör tanılamada LCD ayarlama ekranı.
# Son çıkan donanımlar ve yazılımlara destek.
Yazılımın Bu Sürümündeki Yenilikler
# Intel Core 2 “Conroe” ve “Merom” için destek.
# Dosya aktarımı ile uzaktan canlı denetim.
# EVEREST CPUID paneli onarılıp yeniden tasarlanmış.
# Nvidia başarı arttırma profili için destek.
# Sistem kararlılık testi.
# Akıllı batarya bilgilendirmesi.
# Monitör tanılamada LCD ayarlama ekranı.
# Son çıkan donanımlar ve yazılımlara destek.

Dosyayı indir

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 23.10.2007


Bilim Teknoloji ve Saglik

Cocuk Arsivi

Kadin Arsivi

Erkek Arsivi

Cinsellik

Msn-Yahoo ICQ Messenger

Ekonomi, Finans, Borsa

Egitim-Ogretim

Bilgisayar Donanim-Hardware Yazilim-Software Yardim

Program Arsivi

Oyun Arsivi

Cep Telefonlari Melodiler Oyunlar

Animasyonlar Linkler VideoLar

Mp3 Arsivi

Sarki Sozleri

Digital Uydu-Frekans-Guncel Key

Kultur Ve Sanat

Enterasan Sozler

Ilginc-Tuhaf

Islam ve Insan

Webmaster | Web tasarim

ALT MENU

Etiketler

Arşivler

  • UserOnline

  • Most Users Ever Online Is On

    Users: 2 Guests
    1 User Browsing This Page.
    Users: 1 Guest

    SON UYELERIMIZ

  • ISTATISTIKLER

    • Toplam Üye Sayısı: 20180
    • Toplam Mesaj Sayısı: 95725
    • Toplam Konu Sayısı: 44067
    • Toplam Kategori: 32
    • Toplam Bölüm: 1074
  • TAKViM

    Temmuz 2009
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « May    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728293031  

    KATEGORiLER

    Son Yazilar



    XML-Sitemap - Aci Hayat, Yalanci Yarim, - Digital Uydu, msn nickleri, Frekanslar, Guncel Keyler
    - Kv Pusu Karacadag Mp3 indir - Kurtlar Vadisi Pusu 8. bolum download indir izle seyret -
    |1|2|3|4|5|6|7|8|9|10|11|12|13|14|15|16|17|18|19|20|21|22|23|24|25|26|27|28|29|30|31|32|33|34|35|36|37|38|39|40|41|42|43|44|45|46|47|48|49|50|51|52|53|54|55|56|57|

     

     

    Sohbetci- Sohbet - Sohbet - Sohbetburada - Chat - Chat - Muhabbet - MIRCSOHBET
    ......