Cinsel Birleşmeden Kaçma - Cinsel, Birleşmeden, Kaçma
Frmda.com
+ FRmda.Com Paylasim Platformu » Aşk Doktoru » Evlilik ve İlişkiler » Cinsellik-Sorunlar
 Cinsel Birleşmeden Kaçma

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:


 

HEM ARKADAŞ EDİNMEK HEMDE BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE SOHBETE KATIL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Cinsel Birleşmeden Kaçma
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 222 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Cinsel Birleşmeden Kaçma  (Okunma Sayısı 222 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 19 Ağustos 2007, 04:39:44 »            

NiSaNn'in Bilgileri
NiSaNn
Co-Admin
KraL Üye
*





Kisisel Mesaj Ayakta Ölmek Diz Üstü Yasamaktan Daha Onur Werici

Cinsiyet Bayan
Üye ID 29564
Kayit Tarihi 23 Mayıs 2007, 02:07:01
Nerden izmir
Mesaj Sayisi 2359
Rep Puani
Rep Puan: 1054
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
Offline Offline

Cinsel Birleşmeden Kaçma

Www.Hossohbetci.Com " Degisen Dunyanin Degismeyen Yuzu Seviyeli Hossohbet Adresiniz"
Cinsel birleşme, Avrupa Medeni Hukuku'nun anlayışına göre, evlilikte her iki eş açısından yükümlülüktür. Bunun kökeninde Katolik düşüncesinin evlilikte, cinsel birleşmeden kaçmayı günah sayması yatmaktadır. Öte yandan İslam ve Musevi dinleri cinsel birleşmenin her iki tarafın da isteğiyle gerçekleşmesi gerektiğini söyler. Bir erkeğin karısını bu konuda zorlamasını doğru bulmazlar. Cinsel birleşmeden uzak durmak, boşanma gerekçesi olarak kullanılabilmektedir. Öte yandan son yıllarda Batı'da cinsel özgürlük savunucuları yasalardaki bu zorlayıcılıktan yakınmakta, bunun bireyin cinselliğe "hayır" diyebilme özgürlüğünü çiğnediğini ileri sürmektedirler. Yasaların, bireyi cinsel birleşmeye zorlamasının tam karşıtı olarak beliren bir başka eğilim, belli zamanlarda cinselliği kısıtlayan toplum kurallarının, örf ve geleneklerin, dinsel yasaklamaların varlığıdır. İnsan toplumlarının çoğunda cinsellikle ilgili tabular uygulanmaktadır. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak uygulanan bu yasaklamaların temelinde cinsel birleşmenin kirlilik ve bunun yanı sıra tehlike içermesi inancı yatar. Tehlike, cinsel birleşmenin erkeği gücünden alıp götürmesiyle bağlantılıdır.  Kuzey Amerikalı Creek kızılderilileri, cinsel birleşmenin erkek üzerinde sinirleri uyarıcı bir etkisi olduğuna, dolayısıyla da erkeğin savaşçılığına zarar verdiğine inanırlardı. Birleşmeden sonra erkeğin yaşadığı fiziksel güçsüzlük hali, aynı zamanda kirli olmayla bağdaştırılır. Bu yüzden bazı Güney Amerikalı yerlilerde olduğu gibi, cinsel birleşmeyi bir temizlenme töreni izler. Cinsel birleşmenin erkekliği azaltacağı düşüncesi, pek çok Amerikalı kızılderili toplumunda görülmüştür. Eski Yunan'da savaştan önce bir kadınla cinsel birleşmede bulunmanın erkeği korkak yapacağı düşünülürdü. Oysa bir genç erkekle birleşmede bulunmak kişinin savaşçılığını azaltmazdı. İlkel toplumlarda cinsel birleşmeden kaçınmanın bir başka nedeni de ölümle ilişkilidir. Eşi ölmüş bir kimsenin pek çok toplumda
belli bir süre cinsel ilişkide bulunması doğru sayılmaz. Dulluk yasının süresi çeşitli yörelerde farklılık gösterir. Afrika' da Kongo'lar arasında dul kalmış bir kadının, eşinin ölümünden sonra yeniden evlenmek için iki yıl beklemesi gerekir. Öte yandan yine bu insanlar arasında erkek, karısını gömer gömmez evlenebilir. Cinsel birleşme yasağı bazen ölen kimsenin yakınlarına da uzanabilir. Bunun örneği Güney Amerika'daki Jivaro yerlileri arasında görülür. En aşırı örnekler yasaklanmanın tüm bir topluluğun üyelerine kadar uzanması şeklindedir. Cinsel birleşmeden kaçınma, insanın kendi kendine yarattığı tabuların dışında, içinde yaşadığı çevrenin koşulları tarafından da belirlenebilir. Avcı toplumlarda erkeğin av dönemi süresince eşinden uzak durması gerekir. Hayvancılıkla uğraşan kimselerde de uzak otlaklarda çobanlık etmek üzere eşinin yanından ayrılan erkek, benzer bir kısıtlamaya uyar. Bazen de bir boyun erkeklerinin balık avına çıkmadan ya da tarımsal etkinliklerden önce bir dönem cinsel birleşmeden uzak durdukları gözlenmiştir. Bu, sonucu belirsiz bir girişimden önceki cinsel perhizin, olumlu sonuç almaya katkısı olacağı inancına dayanmaktadır.
Yakın çağlarda kişilerin cinsel yaşamları üzerinde en çok söz sahibi olan kurum, din olmuştur. Cinsellik konusunda en büyük kısıtlamaları Hıristiyanlık dini getirmiştir. Özellikle dinin ilk yıllarında, cinselliğe karşı belirgin olan temel anlayışı, tensel isteklerin tümünün günahla özdeş olduğu yolundaydı. Evlilik, sadece üreme adına katlanılan bir durumdur. Bekaret ise en yüce erdemlerden biri sayılıyordu. İsanın yolunda giden tüm din görevlilerinin birinci ödevleri, bekaretlerini korumaktı. Bu anlayışın zamanla, değişen çağa ve insanın biyolojik gereksinimlerine ayak uydurması için belli aralarla toplanan Konsey'lerde ilk dönemlerin katı tutumunu değiştiren kararlar alındı.
Hristiyanlığın ilk dönemlerindeki bu bağnazlık, ancak Rönesans sonrasında yerini daha insanca tutumlara bıraktı. Yumuşamanın ilk belirtilerinden biri, 16. yüzyıldaki
Reform hareketinden sonra cinsel suçların din mahkemelerinde değil de sivil yargı organlarında yargılanmaya başlaması oldu. Luther ayrıca evli çiftler için haftada iki kez cinsel birleşmenin uygun olacağı görüşündeydi. Üstelik konunun daha çok beden sağlığını ilgilendirdiğini düşünüyordu. Cinsel birleşmeden kaçınmak, adet görmeyle ilgili tabulara konu olmaktan başka gebelikle ilgili olarak da gündeme gelmektedir. Gebe kadın her ne kadar çoğu toplumlarda cinsel bakımdan dışlanmaktaysa da boylar halinde yaşayan bazı ilkel topluluklarda gebelik sırasında cinsel birleşmeye izin verildiği, hatta bunun gerekli görüldüğü de olmaktadır. Güney Afrika'da yaşayan Kgatla boyu, cinsel birleşmenin dölütün büyümesi için çok yararlı olacağı inancındadır. Yeni Gine'li Arapeş topluluğu, gebeliğin ilk iki ayında sürekli cinsel birleşmeyi şart koşar. Ancak bu süre içinde sarfedilen çaba  sonucunda dölüt, dölyatağına iyice yerleşmiş sayılır. Bu gibi örnekler arasında en aşırı olanı, gebeliğin cinsel birleşmeyi sıklaştırdığı durumlardır. Güney Nijerya'da yerleşik bazı boylarda durum böyledir. Burada yaşayan çiftler, gebelik sırasında başka zamanlarda olduğundan daha sık biçimde cinsel birleşmeyi doğuma dek sürdürürler. Cinsel birleşme yasağı, doğumdan hemen sonrası için de geçerlidir. Çoğu toplumlarda yeni anne olmuş kadın kirli ve tehlikeli sayılarak yanına yaklaşılmaz. Kadının yeniden arınması için bir süre geçmelidir. Bu, bazı yerlerde çocuk bir yaşını doldurup memeden kesilene dek sürer, ya da iki üç yıla dek uzayabilir. Cinsel birleşme yasağının beş altı yıl sürdüğü yerler bile vardır. Paraguay' da yaşayan bazı yerliler arasında ve Kuzey Amerika'nın Pavni kızılderililerinde böyle bir gelenek saptanmıştır. Fakat bu gibi yasaklar sadece kadın için geçerlidir. Doğum sonrası cinsel birleşmeden kaçınmanın gelenek olduğu toplumların hemen hepsi çokeşlilik uygulayan, dolayısıyla erkeğin başka kadınlarla cinsel birleşmede bulunabildiği toplumlardır.




! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !


BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA


Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

Karanlığa Kufur Edecegine Mum Yak



SuskunLuGum AsaL£timĐendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama ßir Lafa ßakarım Laf mı Điye, ßir d£ SöyLeyene ßakaRım AĐam Mı Điye!... Biz akıL vermez, gösteririz.. Konuşmaktansa susar, ses bekLeriz.. Değer verdikmi karşıLığını isteriz..


Sohbet Etmenin Tam Zamanı TIKLA Sohbete Gel..

Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Cinsel Sorunlar Cinsellik-Sorunlar NiSaNn 0 260 Son Mesaj 19 Ağustos 2007, 04:28:21
Gönderen: NiSaNn
Cinsel Roller Cinsellik-Sorunlar NiSaNn 0 207 Son Mesaj 19 Ağustos 2007, 04:35:03
Gönderen: NiSaNn
Cinsel Sorunlar 2 Cinsellik-Sorunlar NiSaNn 0 262 Son Mesaj 19 Ağustos 2007, 04:43:27
Gönderen: NiSaNn
Cinsel Tedavi Cinsellik-Sorunlar NiSaNn 0 267 Son Mesaj 19 Ağustos 2007, 04:49:24
Gönderen: NiSaNn
Seni Sewiyorum Demekten Kacma... Yaşanmış Gerçek Aşk Hikayeleri NiSaNn 1 154 Son Mesaj 07 Kasım 2007, 00:16:03
Gönderen: VAROL
Arsiv

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Theme Sohbet-Chat | Arrange GoKTuG
Sitemiz En iyi 1024x768 çözünürlükte Mozilla Firefox ile Görüntülenebilir