TEFEKKÜR KÖŞESİ - TEFEKKÜR, KÖŞESİ
Frmda.com
+ FRmda.Com Paylasim Platformu » İslam ve İnsan » Dinimiz İslam » Dini Konular
 TEFEKKÜR KÖŞESİ

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:


 

HEM ARKADAŞ EDİNMEK HEMDE BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE SOHBETE KATIL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: TEFEKKÜR KÖŞESİ
Cevap SayisiCevap Sayisi: 2 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 309 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: TEFEKKÜR KÖŞESİ  (Okunma Sayısı 309 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 29 Haziran 2008, 15:05:56 »            

mihrbolu'in Bilgileri
mihrbolu
Global Moderator
KraL Üye
*





Cinsiyet Bay
Üye ID 31639
Kayit Tarihi 26 Eylül 2007, 14:13:14
Nerden BOLU
Mesaj Sayisi 1036
Rep Puani
Rep Puan: 2515
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
Offline Offline

TEFEKKÜR KÖŞESİ

Www.Hossohbetci.Com " Degisen Dunyanin Degismeyen Yuzu Seviyeli Hossohbet Adresiniz"
ALLAH VE İNSAN

Yunus’un söylediğine gelin beraberce bakalım. Diyor ki:
“Bana bende (yani benim içimde) demen (demeyin)
Bende değilem. (Ben bende değilim.)
Bir ben vardır bende, benden içeri. (İçinde bir ben var. Benden başka bir ben.)”
İşte Yunus burada bütün hakikatı söylüyor. Anlaşılması güç. Sırrın verilmesi de mümkün olmadığı için sırrı bilen bilir ama söylemez. Söylemesi mümkün değildir. Bu sebeple gerçekten insan, Allah’ın sırrıdır. Yunus’un ne demek istediğini düşünün sevgili kardeşlerim.
“Bana bende demeyin, ben bende değilim. Benim bende olduğumu sanmayın. Ben bende değilim. Ayrıca bir ben vardır benden içeri (yani benim içimde).” diyor.
İşte eskilerin “vahdet-i vücut” dedikleri bir olayın gerçek mânâsı, sadece bu mısralarda gizlenmiştir. İnsanların zannettiği gibi yani vahdet-i vücuda verdikleri o saçma sapan hüviyet gibi “Herşey Allah’tır.” demek, bu gerçeği hiçbir zaman ifade etmez. O “Herşey Allah’tır.” diyenler, aslında Allahû Tealâ’nın rahmetiyle ve fazlıyla herşeyi kapladığını söylüyor. Mu’min Suresinin 7. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:

40/MU'MİN-7: Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu’minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne âmenû, rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke ve kıhim azâbel cahîm(cahîmi).
Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab’lerini hamd ile tesbih ederler ve ona îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah’tan) mağfiret dilerler: “Rabbimiz, Sen herşeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve senin yoluna (Sıratı Mustakîm’e) tâbî olanları mağfiret et (günahlarını sevaba çevir). Ve onları cehennem azabından koru!”

“Arşı tutan melekler ve onların etrafındaki kişi yani devrin imamı, derler ki: ‘Yarabbi, kim mü'min olmuşsa ve nefsi tezkiye eden amellerde bulunuyorsa, Sen onlara mağfiret eyle, onların günahlarını sevaba çevir. Ve onları cehennem azabından koru.”
Arşı tutan melekler, onların etrafındaki kişi yani devrin imamı: “Yarabbi, Senin rahmetin ve ilmin herşeyi kuşatmıştır.” diyorlar. Allahû Tealâ’nın rahmeti ve ilmi gerçekten herşeyi kuşatır. Bütün varlıklar âlemini Allahû Tealâ’nın rahmeti ve ilmi kuşatır. Bu sebeple 6 tane yaratık, kâinatın ötesinde 7. bir varlık mevcut: Allah’ın rahmeti ve ilmi. Ama bir âlem değil. Allahû Tealâ bizi kapladığı zaman içimizi, dışımızı kaplar. O, bütün olarak kaplar, her zerremizi kaplar. Bu sebeple yaptığımız ve yapacağımız herşeyden haberdardır. Kalbinizden ne geçiyorsa, kesin olarak biliniz ki; Allah ondan haberdardır. Bir adım daha ötesi, Allahû Tealâ içinizden geçenleri daha geçmeden evvel bilir. Daha gelecekte olaylar cereyan etmeden, Allah onların ne zaman, nasıl gerçekleşeceğini, bütün zamanları, o zamanlarda neler olacağını, hepsini önceden bilir.
Allahû Tealâ zamanı sıfırlayan sonsuz hızın sahibidir. Bu sebeple Allahû Tealâ zamandan münezzehtir. Biliyorsunuz ki; bir insan 3 boyutludur: Yükseklik, genişlik ve derinlik. Yani göğsünüzden sırtınıza kadar olan kesim derinliğinizi, başından ayaklarınıza kadar olan kesim yüksekliğinizi, bir omzunuzdan öbür omzunuza kadar gelen kesim de genişliğinizi ifade eder. Bunlar 3 boyutunuzdur.
Herkes kendisini 3 boyutlu zannedebilir. Hep öteden beri böyle kabul edilmiştir: “İnsan 3 boyutludur.” Hayır, 3 boyutlu değildir; 5 boyutludur. 4. boyutunuz zamandır, 5. boyutunuz hızdır.
Zamanla hız, ters ilişkiler içindedirler. Yani hız arttıkça, göreceli olarak zaman kısalır. Allahû Tealâ bu sebeple öyle bir sonsuz hızın sahibidir ki; zaman orada durur. Sonsuz hızın Allah’a ait olan son noktasında zaman, bir hüküm ifade etmez. Allahû Tealâ sonsuz hızı dolayısıyla hem zamandan münezzehtir hem de zamandan münezzeh olduğu için mekândan da münezzehtir. Zamanı sıfırlayabilen bir sonsuz hız söz konusu, Yaratıcı olan Allah için. O Allah ki ezelîdir ve ebedîdir. Ne kadar geriye giderseniz gidin, zamanda O hep vardır. Zamandan sonra ne kadar ileriye giderseniz gidin, O hep var olmakta devam edecektir.
Zaman, Allahû Tealâ’nın bir mahlûkudur. Mekân da Allahû Tealâ’nın bir mahlûkudur. Öyleyse Allah’ı bazı sırları bilmeden gerçek anlamda algılayabilmeniz mümkün değildir. O, ezelî aklın sahibidir. Siz aklı kullanamazsınız, akıl sizi kullanır.




! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !


BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA


Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

"Her Şey Bir Gün, Çok Güzel Olacak"


Sohbet Etmenin Tam Zamanı TIKLA Sohbete Gel..

« Yanıtla #1 : 29 Haziran 2008, 15:06:42 »            
mihrbolu'in Bilgileri
mihrbolu
Global Moderator
KraL Üye
*





Cinsiyet Bay
Üye ID 31639
Kayit Tarihi 26 Eylül 2007, 14:13:14
Nerden BOLU
Mesaj Sayisi 1036
Rep Puani
Rep Puan: 2515
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
Offline Offline

[c]: TEFEKKÜR KÖŞESİ

Akıl, vücudunuzun kumanda organı olan beyninizi kullanarak size hükmeder. Herkes kendi aklı diye bir aklın, ne olduğunu bilmediği bir şeyin var olduğunu düşünür. Hiç kimsenin kendi aklı diye bir şey söz konusu değildir. Akıl, kâinat şümûldür. Tek bir akıl. Bütün beyinlere kumanda etmek suretiyle bütün vücutları kullanan tek bir akıl söz konusudur.
Allahû Tealâ’dan o büyük sırrı öğrendiğiniz zaman, herşey o kadar açık ve kesin bir şekilde ortaya çıkacak ki; o zaman Allah’a hayran olacaksınız. Akıl, bütün insanlara kumanda etmek yetkisinin sahibidir. Bütün vücutlar, aklın kendilerini kullanabileceği bir standartta Allahû Tealâ tarafından yaratılmışlardır.
Zaman 4. boyutunuz, hız 5. boyutunuz. Hız arttıkça zaman kısalır. İkisi birbirine ters orantılıdır. Hızın sonsuza ulaştığı noktada, zaman sıfıra ulaşır. İşte Allahû Tealâ zamanı sıfırlayabilen sonsuz hızın sahibi olduğu için zamandan münezzehtir. Ama zamandan münezzeh olduğu için sıfır zaman aralığında, kâinatın her zerresinde bulunabileceği için mekândan da münezzehtir.
Zamanı sıfırlayabilmek demek, sıfır zaman aralığında kâinatın veya kâinatın ötesinde her noktada, kâinatın bütününde, kâinatın her noktasında veya kâinatın da ötesindeki Yokluk’un gene her noktasında, Allahû Tealâ sıfır zaman aralığında bulunmak yetkisinin sahibidir. Zamanı sıfırlayabilen sonsuz hızın sahibidir. Öyleyse sonsuz hızın sahibi olduğu için zamandan münezzehtir.

Devam ediyor…




! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !


BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA


Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

"Her Şey Bir Gün, Çok Güzel Olacak"


Sohbet Etmenin Tam Zamanı TIKLA Sohbete Gel..

« Yanıtla #2 : 29 Haziran 2008, 15:08:25 »            
mihrbolu'in Bilgileri
mihrbolu
Global Moderator
KraL Üye
*





Cinsiyet Bay
Üye ID 31639
Kayit Tarihi 26 Eylül 2007, 14:13:14
Nerden BOLU
Mesaj Sayisi 1036
Rep Puani
Rep Puan: 2515
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
Offline Offline

[c]: TEFEKKÜR KÖŞESİ


Allahû Tealâ’nın indinde hız, öyle bir noktadadır ki; daha ötede bir hız yoktur. O Allahû Tealâ, sonsuz hızın sahibidir. Bu sebeple zaman, O’nun standartlarında sıfır göstergesindedir. Allah bu sebeple sonsuz hızın sahibi olduğu için zamandan münezzehtir. Ama sıfır zaman aralığında kâinatın her noktasında bu sebeple bulunabileceği için mekândan da münezzehtir. Onun için “Allah’ın ilmi ve rahmeti herşeyi kuşatmıştır.” dediğimiz zaman Allahû Tealâ da aslında her noktada her an var olabilecek olan bir özelliğin sahibidir.
Einstein, ulaşılabilecek en büyük hızın ışık hızı olduğunu zannediyordu. Oysaki ışık hızının üstünde de hız var: Sonsuz hız. Sonsuz hıza kadar ulaşan bir hız limiti, ışık hızının ötesinde mevcuttur. İşte problem oradan başlar zaten. İnsanların Allah’ın bize öğrettiklerine henüz inanamamaları, bu açıdan geçerlilik kazanır.
Elektronlarla karşıt elektronlar arası ilişkilerde, elektron ağırlığı ya da elektronun kütlesi, karşıt elektron kütlesinin daima 2 katıdır. Işık hızının altındaki bütün hızlarda var oluş aslı budur. Ama ne zaman bir kütle ışık hızına ulaşırsa, onun elektron devir sayısıyla karşıt elektronun devir sayısı, bir başka ifadeyle; elektron kütlesiyle karşıt elektron kütlesi birbirine eşit olur. Bu, sıfır ağırlıktır.
Işık hızında, bir kütlenin kütlesi sıfır olur. Artı değer ve eksi değer birbirini götürdüğü için. Yani bir elektron ağırlığını 2A kabul ederseniz, bir karşıt elektron ağırlığı sadece A’dır. Işık hızının altındaki hızlar. Zamanımızda henüz bilim, ışık hızının ötesine ulaşmayı öğrenemedi.
Ne zaman bir sistemdeki elektron ağırlığıyla ya da elektron kütlesiyle karşıt elektron kütlesini eşit seviyeye getirebilirseniz bu, elektron kütlesinin azalması, karşıt elektron kütlesinin de yani negatif kütleni de çoğalması ve bir noktada da buluşmaları seviyesinde gerçekleşen bir olaydır. Burada ışık hızı elde edilir. Işık hızında kütle sıfırdır. Ama ne zaman pozitronun yani karşıt elektronun kütlesi elektron kütlesinin ötesine geçerse, orada ışık hızı aşılmıştır.
Işık hızını aşmak mümkün müdür? Evet, mümkündür. Dünyamızı, sonsuz uzaklıklarda bulunan gezegenlerden gelen uzaylılar ziyaret etmektedir. Bu hava gemilerini incelediğiniz zaman orada sadece şunu görüyorsunuz: O hava gemilerindeki statü, karşıt elektronların -ya da adına pozitron diyelim- pozitronların devir sayısı, spin sayısı, elektron spin sayısından fazladır. Bir başka ifadeyle, karşıt elektronların negatif kütlesi, elektronların pozitif kütlesinden fazladır. Bu noktada o nesne, o hava gemisi görünmez olur.
Gelecekte bu tarzda hava gemileri yapılacaktır. Henüz dünya böyle bir teknolojiyi bilmiyor. Ama uzaydan dünyamıza ulaşan birçok gezegenden gelenler, dünyamıza ulaşmaktadırlar. Ve o statüde gemilerini ortalıkta bıraksalar bile o gemiyi görmeniz mümkün olamaz.
Allah’ın kanunları var ve bizim dünyamız henüz bu kanunları bilmiyor. İnsanlar bir defa negatif ağırlığa inanmıyorlar. Oysaki bütün karşıt elektronların ağırlığı, negatif ağırlıktır. Eksi değer taşırlar. Biz adına ağırlık diyoruz. Yerçekimi kuvveti olan bir dünyada yaşadığımız için ağırlık diyoruz. Aslında kütle demek daha doğru. Çünkü yerçekimi kuvvetine göre kütle, farklı değerler ifade eder.
Allahû Tealâ’nın indinde insan, kâinattaki en değerli mahlûktur. Bütün gökler, bütün arzlar, dünyamız gibi dünyalar, hepsi biz insanlar için yaratılmış. Ve insanlar sadece bu dünyada yaşamıyor. Göklerdeki insanlar var, yerlerdeki insanlar var, bir de ikisinin arasındaki insanlar var.
Allah’ı tanımak istiyorsanız, o zaman yeriniz tasavvuftur. O zaman Kur'ân-ı Kerim’in sırlarıyla alâkadar olacaksınız ve de Allahû Tealâ’nın sadece mukaddes sırrın sahibi kıldığı insandan öğrenebilirsiniz son, nihai aşamaları. Negatif kütleye inanmayan bir ilim hastaları dizaynı, bugün dünyaya hâkimdir. Ama değil ışık hızını aşmak, ışık hızına ulaşamazlar. Ulaşmanın yolu, hızı motor kuvvetiyle arttırmak değildir, maddenin yapısını değiştirmektir.
Gelecekte ulaşılacak olan ışık hızı ve ışık hızının ötesi, sadece bir tek şart altında gerçekleşebilir: Pozitronların devir sayısının ve ağırlığının ya da kütlesinin, elektron kütlesinden öteye geçmesi temel şarttır.



! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !


BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA


Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

"Her Şey Bir Gün, Çok Güzel Olacak"


Sohbet Etmenin Tam Zamanı TIKLA Sohbete Gel..

Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
bir damlacık tefekkür Dinimiz İslam LiNDa 0 225 Son Mesaj 10 Eylül 2007, 17:21:14
Gönderen: LiNDa
Tefekkür İslam Arşivi kalender 0 104 Son Mesaj 19 Mart 2008, 12:42:41
Gönderen: kalender
Arsiv

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Theme Sohbet-Chat | Arrange GoKTuG
Sitemiz En iyi 1024x768 çözünürlükte Mozilla Firefox ile Görüntülenebilir