Abdest Nedir? - Abdest, Nedir
Frmda.com
+ FRmda.Com Paylasim Platformu » İslam ve İnsan » Dinimiz İslam » Fıkhı Konular
 Abdest Nedir?

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:


 

HEM ARKADAŞ EDİNMEK HEMDE BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE SOHBETE KATIL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Abdest Nedir?
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 265 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Abdest Nedir?  (Okunma Sayısı 265 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 20 Ekim 2007, 02:44:03 »            

kalender'in Bilgileri
kalender
Hossohbetci.Com
Co-Admin
KraL Üye
*





Cinsiyet Bayan
Üye ID 29614
Kayit Tarihi 10 Haziran 2007, 23:22:19
Nerden İstanbul
Mesaj Sayisi 3080
Rep Puani
Rep Puan: 1032
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
WWW Offline Offline

Abdest Nedir?

Www.Hossohbetci.Com " Degisen Dunyanin Degismeyen Yuzu Seviyeli Hossohbet Adresiniz"
ABDEST
Abdest Nedir?
Su ile yapılan, yüzü, kolları, ayakları yıkamak ve başı da mesh etmekten ibaret olan özel bir temizliktir.
Abdestin maddî - mânevî birçok faydaları vardır. Günde en az 5 sefer abdest alan bir Müslüman, temizliği îtiyad hâline getirmiş olur ki, bu, onu hastalığa sebeb olacak hallerden korur, mikroplardan arındırır. Bu, abdestin maddî faydasıdır. Abdestin mânevî faydaları da pek çoktur.
Peygamber Efendimiz, Enes bin Mâlik Hazretlerine hitaben: "Oğulcuğum! Abdestini tam al ki, Hafaza melekleri seni sevsin ve ömrün uzatılsın" buyurmuşlardır.
Abdest, aynı zamanda yüze nur, kalbe sürurdur. Küçük günahların afvına bir vesiledir. Bu hususu Resûl-i Ekrem (asm) Efendimiz şöyle belirtmişlerdir:
"Kim emredildiği şekilde abdest alır, yine emredildiği şekilde namaz kılarsa, geçmiş bütün küçük günahları afva uğrar."
Abdest, mü'minin mânevî silâhıdır. Onunla kendini kötü his ve arzulardan korur. Zihnine hücum eden vesvese ve menfî fikirlerin te'sirinden kurtulur. Yeter ki, her vakit abdestli olmaya dikkat etsin.
Abdestli kimseler, çoğu zaman habis ve şerli varlıkların şerrinden abdestleri hürmetine kurtulur, kötülüklerinden uzak kalırlar.
Bir hadîs-i şerîfte, abdestli iken vefat edenin şehidlik mertebesine çıkmasının dahi mümkün olacağı beyan buyurulmuştur.
Müslümanların abdest âzalarının mahşerde ayın on dördü gibi parlak ve beyaz, yüzlerinin nurlu olacağı, yine hadîs-i şerîflerle sâbittir. Bu, diğer ümmetlere verilmeyen bir hususiyettir.
Abdest, Mâide sûresinin 6. âyeti ile farz kılınmıştır.
Abdestin Sahih Olmasının Şartları Nelerdir?
Sahih bir abdest için, şu üç şartın bulunması gereklidir:
1. Temiz olan suyun cilt üzerine tamamen nüfuz etmesi ve cildi kaplaması. Yani, abdestte yıkanması farz olan uzuv üzerinde hiçbir kuru yerin kalmaması. Yoksa abdest sahih olmaz. Peygamberimiz, abdest alırken topuklarına su değmemiş kimselere hitaben, "Vay o topukların Cehennem'den başına gelenlere.." buyurmuştur.
2. Abdeste münâfi, abdesti hükümsüz kılıcı hallerin ortadan kalkması. Yani, hayız ve nifas hâlinin sona ermesi. Abdest alacak olan kimseden idrar ve kan akıntısı da abdeste münâfi hallerdendir. İdrar ve kan kesilmeden abdest alınmaz. Bu durum, mükellefte bir özür teşkil ediyorsa, bunun hükmü ayrıdır. Burada kasdettiğimiz özür sâhibi olmayanlar hakkındadır. Bu sebeble küçük su döktükten sonra, idrar sızıntısı tamamen kesilmeden abdest alınmamalıdır. Abdest alındıktan sonra gelecek olan en ufak bir akıntı bile, abdesti bozar.
3. Mum, içyağı, hamur, yapışkan, v.s. gibi suyun deriye ulaşmasına engel teşkîl eden şeylerin ciltten kazınması..
Abdestin Farzları Nelerdir?
Abdestin rükünleri, yani, farzları dörttür:
1 - Yüzü bir kere yıkamak..
2 - Elleri dirseklerle beraber bir defa yıkamak..
3 - Ayakları iki topuklarıyla beraber bir defa yıkamak..
4 - Başın dörtte birini bir kere meshetmek..
Yukarıda saydığımız abdest uzuvlarından kol, yüz ve ayakları en az birer kere yıkamak farzdır. Yıkama işini üçe çıkarmakla farzın yanında sünnet de îfa edilmiş olur.
Yüzün Yıkanacak Kısmı Neresidir?
Yüzün abdestte yıkanacak kısmı, uzunlamasına alnın üstündeki tüy biten kısımdan çene sonuna kadardır. Genişlemesine ise iki kulak yumuşağı arasında kalan sahadır. Sakal başları ile kulak arasında kalan kılsız yerler de yüzden sayılır, yıkanması gerekir.
Sakallı Olan Kimseler Çenelerini Nasıl Yıkarlar?
Çeneyi yıkarken seyrek sakallıların sakal tüylerinin diplerindeki deriyi de yıkamaları gerekir. Sakalı seyrek olmayıp gür olanlar ise, tüy diplerindeki deriyi yıkamak mecburiyetinde değillerdir. Onların sadece sakallarını ıslatmaları kâfidir.
Gözlerin İçinin, Kaş ve Bıyıkların Altındaki Derinin de Yıkanması Gerekli midir?
Hayır. Gözlerin içini yıkamak gerekmez. Bu bakımdan lens takanların abdest alırken lenslerini çıkarmaları icab etmez. Kaş ve bıyıkların ise, üstten kıllarının ıslatılması kâfidir. Alttaki derinin ıslanması gerekmez.
Ancak gusülde bıyık ve kaşların altındaki derinin de ıslanması lâzımdır.
Başı Meshetmek Ne Demektir?
Mesh, lügatte, bir şey üzerinde el gezdirmek demektir. Silmek mânasını da taşır.
Dinî mânası ise, başka bir yerde kullanılmamış bir yaşlığı, bir yere değdirmekten ibarettir. Değdirilen yer, baş olur, ayağa giyilen mest olur veya yara sargısı olabilir. Dikkat edilecek nokta, yaşlılığın başka bir yerde kullanılmamış olmasıdır. Meselâ, kolları yıkamaktan artan yaşlık başa sürülmekle, baş meshedilmiş olmaz. Çünkü, bu yaşlık önce kollarda kullanılmıştır. Elin yeniden ıslatılarak başa meshedilmesi gereklidir. (Ancak başın meshinden artan yaşlık ile kolların meshedilmesine cevaz verilmiştir.)
Başın Meshi Farz Olan Miktarı Ne Kadardır?
Başta meshedilmesi farz olan miktar, başın dörtte biridir. Resûlüllah Efendimiz, alnının üst tarafını, yani, başının ön kısmını mesh etmişlerdir. Bu yüzden ön kısmın meshi sünnet olmuştur. Fakat dörtte birden az olmamak ve bir de kulaklardan aşağı olan kısım mesh edilmemek şartıyla, başın herhangi bir kısmı da meshedilebilir. Çünkü, başta meshin yeri, iki kulağın üst kısmında kalan kısımdır. Bu kısmın herhangi bir tarafından dörtte biri meshedilse, mesih tamamdır.
Abdeste Mâni Olmayan Haller:
* Abdest âzalarından biri veya birkaçı tamamen eksik olursa, o kimseden bu âzaları yıkamak sâkıt olur. Ancak kesik olan âzada, tamamı kesik olmayıp bakıyye varsa, o bakıyyenin yıkanması gerekir. Meselâ, eli kesik bir adam, kolunu dirseklere kadar yıkamalıdır. Kolu kesik bir adamdan ise, artık o kesik kolunu yıkamak mecburiyeti kalkar.
* Abdest aldığını kesinlikle bilip, abdestinin bozulduğunda ise, şübhesi olan bir kimse, abdestli sayılır. Çünkü, yakîn, şek (şübhe) ile ortadan kalkmaz. Tersi olursa, yani abdesti bozulduğunu kesin olarak bildiği halde, sonradan abdest alıp almadığında şübheli ise, o kimse abdestsiz sayılır.
* Abdest sırasında veya abdest aldıktan sonra bâzı uzuvlarını yıkayıp yıkamadığında şübheye düşen kimse, eğer vesveseli biri değilse, o yıkamadığını zannettiği uzuvlarını yıkar, noksanını giderir. Eğer vesveseli biri ise, şübhesine itibar edilmez. Abdesti tam sayılır.
Boyacıların tırnaklarında kalan boyalar, zaruret sebebiyle, abdestlerine zarar vermez. Fakat bir zarurete müstenid olmayıp tırnakların üzerinde ince bir tabaka teşkîl eden ve altlarına suyun geçmesini önleyen boyalar, abdestin sıhhatine mânidir.
* İyi olmuş, ancak kabuğundan henüz ayrılmamış olan çıbanın içi yıkanmaz.
* Parmaklar geçici bir sebeble, arasına su geçirmiyecek şekilde birbirine yapışıksa veya tırnak uzayıp ters dönmüş ve parmak ucunu kapamışsa veya yıkanması gereken uzuvlarda suyun deriye ulaşmasına engel olan mum, hamur, tutkal, yağlı boya gibi yapışkan madde bulunuyorsa, bu mânilerin yok edilmesi gerekir.
* Tırnak kiri ve beden kirleri, pire ve sinek pislikleri abdeste mâni sayılmazlar.
* Parmakta dar olan yüzüğü oynatmalı, yüzüğün altına suyun geçmesi sağlanmalıdır.
* Abdest veya gusül aldıktan sonra kıl yerlerini traş etmekle, o yerlerin tekrar yıkanması ve meshi gerekmez.
* Abdest ve gusülden sonra tırnak kesmek, bıyık kırpmak ve deri kaldırmakla da abdest bozulmaz.


Mehmed Dikmen




! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !


BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA


Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

UNUTMAYIN Kİ FORUMU YAŞATAN YORUMDUR...!



Sohbet Etmenin Tam Zamanı TIKLA Sohbete Gel..

Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ABDEST DUALARI Dualar Almira 0 211 Son Mesaj 03 Eylül 2007, 11:15:41
Gönderen: Almira
Abdest Fıkhı Konular kalender 0 251 Son Mesaj 20 Ekim 2007, 02:46:59
Gönderen: kalender
Abdest Fıkhı Konular kalender 0 307 Son Mesaj 20 Ekim 2007, 02:50:29
Gönderen: kalender
Abdest Hadis-i Siyer GoKTuG 0 132 Son Mesaj 26 Ocak 2008, 17:17:25
Gönderen: GoKTuG
Abdest İslam Arşivi kalender 0 76 Son Mesaj 06 Şubat 2008, 11:44:14
Gönderen: kalender
Arsiv

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Theme Sohbet-Chat | Arrange GoKTuG
Sitemiz En iyi 1024x768 çözünürlükte Mozilla Firefox ile Görüntülenebilir