|
|
Www.Hossohbetci.Com " Degisen Dunyanin Degismeyen Yuzu Seviyeli Hossohbet Adresiniz"
NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ VE EDEBLERİ (02) Hz. Peygamber‘in [s.a.v] belirttiğine göre, namazda sağ eli sol elin üzerine koymak, geçmiş peygamberlerin sünnetlerindendir. [Tabarani, el-Kebir, No: 10851; Heysemi, ez-Zevaid, II, 105]
Hz. Ali [r.a] “Venhar/kurban kes” [Kevser 108/2] âyetini, sağ eli, sol el üzerine koymak şeklinde tefsir etmiştir. Bu yorum Hz. Ali’nin [r.a] ince zekasını ve ilmî derinliğini göstermektedir; Çünkü göğsün altında “nâhir” isminde bir damar vardır. Bunu ancak alimler bilirler. Hz. Ali [r.a] ayette geçen “venhar” emrinin, en-Nâhir kelimesinden türemiş bir emir olduğunu söylemiş ve ayeti: “Rabbin için namaz kıl; ellerini “nâhir” denilen damarın üzerine koy” şeklinde anlamıştır. Sûrede namaz emredildiği için Hz. Ali bu yorumu yapmıştır.
Bazı insanlar “venhar” kelimesinin kökünün “nahr” olduğunu iddia etmişlerdir. Nahr ise boğazın alt kısmıdır. Halbuki el buraya konmaz. Bazı dil alimleri ayete: “Göğsünü kıbleye çevir” manasını vermişlerdir. Bu da bir görüştür.
Namazda dizler dikilerek oturulmaz. Dil alimlerine göre “ikâ”nın manası; ayak tabanları yerde olduğu hâlde dizleri dikerek oturmaktır. Hadis ehline göre bu kelimesinin manası, ayak parmakları yerde olduğu hâlde dizler üzerine çökmektir.
Namaz kılan kimse namaz sırasında elbiseyi çekmek ve sarkıtmaktan sakınmalıdır. Buna sedil denir. Sedil, ayakta iken elbisenin kenarlarını yere sarkıtmaktır. Bir görüşe göre: “Sedele” ve “Sedene” aynı manâyı ifâde eder. Harflerin çıkış yerleri birbirine yakın olduğu için bazen lam ve nun yer değiştirir. Sidânetü’l-Ka’be/Ka’benin muhafızları ifadesi buna örnek olarak gösterilebilir. Ka’be’nin muhafızları Ka’benin örtüsünü sarkıtırlardı. Ka’be’ye örtülen kumaşa, Sidânetü’l-Ka’be denir. Bu dil ehlinin görüşüdür.
Hadisçilere göre sedel: “Kişinin elbisesine sarılıp ellerini yenin içine koyarak, o şekilde secde ve rükû yapmasıdır.” Yahudiler namazlarında böyle yaptıkları için müslümanlar onlara benzemekten men edildiler. Kamis olarak bilinen giysi de böyledir. Eller gömlek içinde rükû ve secde yapılmaz. Ancak, bu giysi geniş olursa, elleri içinde iken rükû yapabilir. Veya elinin birisi içerde, diğeri gömleğin dışında olduğu hâlde secde yapabilir. Ancak secdede her iki elin elbisenin içine sokulması mekruhtur.
Fakihlerden birisi “sedel” hakkında üçüncü bir görüş ileri sürerek şöyle demiştir. Sedel; izar denilen ve bel kısmından aşağıyı örten elbisenin ortasını başın üstüne koyup, iki yanını sağ ve sol taraflardan omuzların üstüne koymadan sarkıtmaktır. Bu görüş, sonraki alimlerden birisine ait olup, bana göre herhangi bir değeri yoktur. Bence bu görüşler içinde ilk ikisi güzeldir.
Namaz sırasında elbisenin toplanması (keff) yasaklanmıştır. Keffin, manası, secdeye giderken önden veya arkadan elbiseyi çekerek kaldırmaktır. Gömleğin üzerine izar denen örtünün sarılmasını da mekruh görüyorum. Çünkü o bir çeşit elbiseyi toplamaktır.
İmam Ahmed bin Hanbel’in bu hareketi mekruh gördüğü rivayet edilmiştir. Ömer bin el-Hattab‘ın çocuklarının birinden bunun yapılmasıyla ilgili ruhsat olduğuna dair rivayet vardır. Şöyle ki: Hz. Peygamber (s.a.v) sarığını gömleği üzerine bağlayarak namaz kılmıştır.
Bu toplama, bazen baştaki saçlarda olur. Saçları kafanın üstünde topuz yaparak namaz kılmak mekruhtur. Bir hadisi şerifte:
“Yedi organ üzerine secde yapmakla, saçı ve elbiseyi toplamamakla emrolundum” (Buhari, Salat, 283; Müslim, Salat, 227; Ebu Davud, Salat, 156; Tirmizi, Salat, 88; İbnu Mace, Salat, 58.) buyurulmuştur.
KAYNAKLAR: Kalplerin Azığı (Kutu‘l Kulüp) EBÛ TÂLİB EL-MEKKÎ ÜÇÜNCÜ CİLD Tercüme ve Tahric Dr. Dilaver SELVİ SEMERKAND
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA
|