|
|
Www.Hossohbetci.Com " Degisen Dunyanin Degismeyen Yuzu Seviyeli Hossohbet Adresiniz"
Çayda çanak kırılmış Kız oğlana vurulmuş Oğlan almam dedikçe Kız boynuna sarılmış
Coştum coştum duruldum Kız peşinden yoruldum Gayri senden vazgeçtim Ben ablana vuruldum Emek verip derdiğim Askere gönderdiğim Gayri dayanamıyom Tez gel gönül verdiğim
Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Görümcem verem olmuş Kaynanama darısı Koyun keçi otlatırım Yükseklerden atlatırım Verselerdi benim yarimi Düşmanları çatlatırdım
Çeşme başı pıtırak Gelin kızlar oturak Ne oturak ne durak Satılak da kurtulak Sepet sepet üzüm var Bende sende gözüm var Senden başkası haramdır Dünya ahret sözüm var
Pınara desti koydum Damla damla olacak Benim sevdiğim oğlan Başöğretmen olacak Dağda tavuk kümesi Başında allı fesi Oğlanlar vezir olsa Yine kızın kölesi
Karşı bağın üzümü Gelin kırma sözümü Utandım diyemiyom Bir öpeyim yüzünü Mendil aldım onbeşe Onu serdim güneşe Gitti yarim gelmeldi Beni aldı telaşe
Kuş kafese girmiyor Buna aklım ermiyor Hiç boşuna ah çekme Annem beni vermiyor Kayalar yarılmasın Yar bana darılmasın Yar bana darılıp da Ellere sarılmasın
Hey hızara hızara Dalda elma gızara Beni sana vermezler Başka yerden gız ara Koyunum var karaman Gaybolursa araman Ben bir reçber kızıyım Şehirliye yaramam
Tut yedim duttu beni Yarim unuttu beni Yarı yola varmadan Hıçkırık tutdu beni Su içtim kana kana, Sular akar ne yana, Yüzün birgün görmedim, Bilmem gidem ne yana.
Kara tavuk olmadın mı Dallara konmadın mı Şebek yüzlü kaynanam Sen gelin olmadın mı. Toprağında taşında, Benleri var kaşında, Sen bahar içindesin, Bense ömrüm kışında.
Karşıdaki gök ekin Aldırdım elimdekin Her soran benzim sorar Sormazlar kalbimdekin Gün kavuştu ırakta, Gözüm karada akta, Herkesin yari geldi, Benim yarim uzakta.
Ekim ektim düzlere Diken oldum gözlere İşte ben gider oldum Buralar kalsın sizlere Duvağı telli gelin, Gümüşten elli gelin, Buğulu gözlerinden Sevdiğin belli gelin.
Yıldırım vurdu bizi, Dal gibi kırdı bizi, Araya girdi düşman, Dağlar ayırdı bizi. Yüzümde çifte benler, Hayran oldu görenler Bilmem nasıl vazgeçe., Sana gönül verenler.
Maşrapanın kalayı, Kızlar çeker halayı, Allah için söyleyin, Var mı aşkın kolayı. Yukarıki dağlardan Yuvarlandı taş geldi Mektubunu okurken Gözlerimden yaş geldi
Bahar gecesi misin ? Aşkın hecesi misin ? Misk gibi kokuyorsun Çiçek bahçesi misin ? Oy gazeli gazeli Dağlar çeker nazeli Orta yerde oynuyor Annesinin güzeli
Mani mani peşine Bak şu feleğin işine Yâre benzer aradım Rastlamadım eşine Leblebi koydum tasa Doldurdum basa basa Benim yârim çok güzel Azıcık boydan kısa
Dereler çakıl taşı Ördekler yeşil başlı Ben bir yâr sevdim Al yanaklı çatık kaşlı Arabası aynalı Şu oğlana varmalı Oğlan pek güzel amma Anası olmamalı
Ayakkabım var benim Yerler çamur olmasa Çok canlar yakarım Yaşım ufak olmasa Keten gömlek giyemem Değme yari sevemem Ben güzel bir yar sevdim Utanırım diyemem
Penceremde tül perde Perdenin ucu yerde Yürek oynar can titrer Yari gördüğüm yerde Ben bahçeyi kazamam Kalemim yok yazamam, Vallahi tövbeliyim Ben tövbemi bozamam.
Giderim dur diyen yok, Kebap oldum yiyen yok, Annem babam olmazsa Bana sahip olan yok. Dağlar dağladı beni, Gören ağladı beni, Çarkı kırılası felek, Çarkına bağladı beni.
Kaleden indim bağa, Saçım değdi yaprağa, Ne kız oldum ne gelin, Cahil girdim toprağa. Ala karga olaydım Kavaklara konaydım Yoldan geçen yolcudan Ben yârimi soraydım
Sim, sim şekerler içine gül ekerler Vermezler sevdiğimi Günahımı çekerler. Uykum geldi esnerim Yar sinemde beslerim Yedi türlü meyveyi Bir manide isterim
Çapa vurdum pancara Teslim ettim kantara Hile yapma kantarcı Basmam artık mantara
Yaylaların yoğurdu Seni kimler doğurdu Seni doğuran ana Bal ile mi yoğurdu
Zindan cihan gözüme Ah inanmaz sözüme Öldüğüme yanmazdım Bir gün gülse yüzüme Şu dağlar kireç olsa Duvarı erkeç olsa Güzel çirkin aramam Sevdiğim güleç olsa
Şu dağlar olmasaydı Lalesi solmasaydı Ölüm Allah'ın emri Ayrılık olmasaydı Ufacık iğnesine Mailim cilvesine Ben yarime kavuştum Darısı cümlenize
Ufacık badem içi Yarimin siyah saçı Yar derdinden ölürüm Nedir bunun ilacı Sarı hırka giyersin Neden boynun eğersin Doğru söyle mekteplim Hangimizi seversin
Sarı pabuç çuhalı Bizde körük buhalı Salma eldeki yarı Şimdiki yarlar pahalı Pencere parmağına Düştüm yarin ağına Bir sofrada olursak Çay koysam bardağına
Rakımda mezem sensin Gül yüzlü nazım sensin Her nereye gidersem Kalbimde gezen sensin Limonu soyamadım Konsola koyamadım Ne ılık kanın varmış Ben sana doyamadım
Oldum ben pek avare Gidin söyleyin yare Gençliğime acısın Yakmasın beni nare Tüfeğim dolu saçma Gel yarim benden kaçma Yedi yerde yaram var Bir yare de sen açma
Ufacık fiske taşı Yandı yüreğim başı Ne yarimden haber var Ne dindi gözüm yaşı Şu dağlar orman içi Katipler ferman içi Bir katip yazı yazmış Derdime derman içi
Tastan içtim ayranı Geldi kurban bayramı Salın benim yarimi Burda yapsın bayramı Siyah saçın örgüsü Yüreğimde sevgisi Arayıp da bulduğum Bu da Hûda vergisi
Su gelir bendi gelir Güzeller fendi gelir Selam edin yarime Gelmezse kendi bilir Sandık üstü gezerim Üstüne gül dizerim Zengin evin kızıyım Gurbet elde gezerim
Sarı ipek bükerim Gergefimi işlerim Küçüklüğüme bakmayın Ben de sevda çekerim Pencerede sarmaşık Sormadan oldum aşık Yar kapıdan girince Elimden düştü kaşık
Rafta duran siniler El vurmadan iniler Yar aklıma geldikçe Kulaklarım çınılar Ladik halısı mısın Elmas yarası mısın Her gelen seni sorar Bağdat valisi misin
Minarede ezan var Has bahçede gezen var Düzce'nin içinde Yüreğimi ezen var İki dalda bir kiraz Biri al biri beyaz Katip kölen olayım Bir güzel de bana yaz
Karşıda gördüm seni Gül ile derdim seni Gözüme güvenmezken Yadlara verdim seni Gülüm kurutmam seni Suda çürütmem seni Senelerce görmesem Yine unutmam seni
Havuzum dört köşeli İçi mermer döşeli Sararıp soluyorum Ben bu aşka düşeli Eğmeler eğmeleri Beğenmez değmeleri Yeni fistan diktirdim Alırsın düğmeleri
Elimde sarı kağıt Ağlarım saat saat İşte ben gidiyorum Oturun rahat rahat Dama çıkasım geldi Çadır kurasım geldi Çadır değil muradım Seni göresim geldi
Deniz üstü piyade Muhabbetler ziyade Ölüm var ayrılık yok Bizim için dünyada Çıktım pınar başına Sabun koydum taşına Anası kurban olsun Kızının oynayışına
Dağdan kestim çınarı Çınarın dalı sarı Ağlamaktan kurudu Gözlerimin pınarı Kara tavuk tepeli Kulakları küpeli Beni everiyorlar Şimdi kızlar şüpheli
Iraftaki siniler El vurdukça iniler Köyümde bir yiğit var Haftada yar yeniler Fırın üstünde fırın İnekler geri durun Güzel yarim geliyor Altın sandalye kurun
Gül ektim ocak ocak Deşirdim kucak kucak Elin gülü kurumuş Senin ki de domurcak Elbisesi mor imiş Yar sevmesi zor imiş Ben bir tane yar sevdim Müşterisi çok imiş
Damda kırat beslerim Ben İzmirli isterim Onu bana verseler Şekerle beslerim Duman bastı dağlara Yayıldı ovalara Ela gözlü Eminem Geldi mi buralara
Karadağ'da kar kalmadı Yüreğimde yağ kalmadı Daha yazacağım çok idi Mektubumda yer kalmadı Deniz dibinde börek Yine ah çekti yürek Herşeylere dayandın Buna da dayan yürek
Zora dağlar dayanmaz Yar sözüme inanmaz Yıllar sel gibi geçti Yar gibisi bulunmaz Zeytinyağı şişesi Ak gülün menekşesi Oturmuş yazı yazar Ciğerimin köşesi
Dağlar dağladı beni Gören ağladı beni Feleğin devri dolsun Çapraz bağladı ben
Çıktım mezar taşına Baktım hilal kaşına Vereceksen beste ver Taş atarım başına
Uzun kavak özün var Dallarında üzüm var Evde yaren dururken Niçin elde gözün var Çeşme başında beklerim Vay benim emeklerim Eller yarim dedikçe Sızılar kemiklerim
Masa üstü pekmez Bu pekmez bana yetmez Memleketimin kızları Altınsız gelin gitmez Camiler medreseler Yarin gelir deseler Tende bir canım kaldı Veririm isteseler
İğnem düştü bakarım Çok hastayım yatarım Balıkesirli yar gelmiş Ölü olsam kalkarım
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA
|