Ölüm aklıma geldikçe korkuyorum. Bu histen nasıl kurtulurum? - Ölüm, aklıma, geldikçe, korkuyorum, Bu, histen, nasıl, kurtulurum
Frmda.com
+ FRmda.Com Paylasim Platformu » İslam ve İnsan » Dinimiz İslam » Soru-Cevap
  Ölüm aklıma geldikçe korkuyorum. Bu histen nasıl kurtulurum?

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:


 

HEM ARKADAŞ EDİNMEK HEMDE BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE SOHBETE KATIL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Ölüm aklıma geldikçe korkuyorum. Bu histen nasıl kurtulurum?
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 141 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Ölüm aklıma geldikçe korkuyorum. Bu histen nasıl kurtulurum?  (Okunma Sayısı 141 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 19 Ekim 2007, 03:42:51 »            

LiNDa'in Bilgileri
LiNDa
[»ρя£ηѕ£ѕ«]
Network Admin
KraL Üye
*





Kisisel Mesaj ..:: Aякαмα ßαкмαм..' Kєşкє'lєяi Sєνмєм!!.. ::..

Cinsiyet Bayan
Üye ID 30834
Kayit Tarihi 31 Ağustos 2007, 07:04:12
Nerden ..:: GozLerin DaLdigi UzakLik ::..
Mesaj Sayisi 19255
Rep Puani
Rep Puan: 3174
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
Offline Offline

Ölüm aklıma geldikçe korkuyorum. Bu histen nasıl kurtulurum?

Www.Hossohbetci.Com " Degisen Dunyanin Degismeyen Yuzu Seviyeli Hossohbet Adresiniz"



Ahiret kaygısına dayalı olarak biraz korku faydalı olur. Ama bunun vesvese tarzında uykuları kaçıracak tarzda olması kişiyi ümitsizliğe sevkedebilir. Ümitsizlik ise caiz olmaz.
Bu gibi şeyler Allahın emrine ve hikmetine göre gerçekleşir. Onun hikmetine ve rahmetine itimat etmeli ve ecelin bir olup değişmeyeceğini düşünmeli ama devamlıda hazırlıklı olmaya çalışarak korku ve ümit arasında olmalıdır.

Bediüzzaman bu konuda şöyle demiştir;

"İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre hadisatın tazyikatından (olayların sıkıntısından) kurtulabilir. (Risale-i Nur Külliyatı, 23.söz)

İman ve Allah'a kulluk, her türlü iyiliğin kaynağı olduğu gibi, cesaretin dahi kaynağıdır. Her türlü kötülük, küfür ve dalaletten geldiği gibi, korkaklık da aynı kaynaktan çıkmaktadır. Mü'minlerin cesareti, kafirlerin korkaklığı, özellikle savaşlarda çok açık bir şekilde görülmektedir. Mü'mini cesur yapan, temelde şu iki esastır.

a- "Onların ecelleri geldiğinde, bir an geri kalmazlar, öne de geçmezler" ayetinin bildirdiği "ecel birdir, değişmez" gerçeği. (A'raf, 34; Yunus, 49; Nahl, 61) Savaşta ön cephede olanla, arka cephedeki, ölüme aynı uzaklıktadır. Hatta cephede olanla, evinde istirahat eden arasında, ölüme uzaklık-yakınlık farkı yoktur. Niceleri vardır, pek çok savaşa girer, yatağında vefat eder. Niceleri de vardır, ilk defa savaşta hayatını kaybeder.

Halid b. Velîd'in durumu, buna güzel bir örnektir. Yatağında ömrünün son dakikalarını geçirirken, etrafındakilere şöyle der: "Şu kadar savaşa katıldım. Vücudumda ok-mızrak yarası veya bir darbe izi olmayan hiçbir uzvum yok. Ama gördüğünüz gibi, yatağımda vefat ediyorum. Korkakların kulakları çınlasın !"

b- Mü'min için, savaşta iki güzelden biri vardır (Tevbe, 52): Ya şehitlik, ya zafer .
"Ölürsem şehidim, kalırsam gazi" diyen bir mü'min, böyle beklentileri olmayan bir kafirden, elbette daha cesur olacaktır.

Nur Külliyatında imanın bir intisap olduğu ders verilir. “Sultan-ı Ezeliye iman ile intisap eden ve ubudiyetle hizmetine giren bir mümin” cesaretin en büyük kaynağına ulaşmış demektir.

“İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam kainata meydan okuyabilir.”

Ölüm yokluk değildir. Daha güzel bir alemin kapısıdır. Nasıl ki, toprak altına giren bir çekirdek, görünüşte ölüyor, çürüyor ve yok oluyor. Fakat gerçekte daha güzel bir hayata geçiş yapıyor. Çekirdek hayatından ağaçlık hayatına geçiyor.

Aynen bunun gibi, ölen bir insan da görünüşte toprağa giriyor, çürüyor ama geçekte berzah ve kabir aleminde daha mükemmel bir hayata kavuşuyor.

Beden ile ruh, ampul ile elektrik gibidir. Ampul kırılınca elektrik yok olmuyor ve var olmaya devam ediyor. Biz onu görmesek te inanıyoruz ki, elektrik hala mevcuttur. Aynen bunun gibi, insan ölmekle ruh vücuttan çıkıyor. Fakat var olmaya devam ediyor. Cenab-ı Allah Ruh’a münasip daha güzel bir elbise giydirerek, kabir aleminde yaşamını devam ettiriyor.

Bu sebeple Peygamberimiz, “Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, yada Cehennem çukurlarından bir çukurdur.” buyurarak, kabir hayatının varlığını ve nasıl olacağını bize haber veriyor.

İmanlı bir insan iyileşmeyen bir hastalıktan ölürse şehittir. Böyle şehitlere manevi şehit diyoruz. Şehitler ise kabir hayatında serbest dolaşırlar. Kendilerinin öldüğünü bilmezler. Sanki yaşadıklarını zannederler. Sadece daha mükemmel bir hayat yaşadıklarını bilirler. Peygamberimiz, “Şehit ölüm acısını hissetmez.” buyurur.

Kur’an-ı Kerim de şehitlerin ölmediği bildirilir. Yani kendilerinin öldüğünün farkında değillerdir. Mesela iki adam düşünün. Rüyada çok güzel bir bahçede beraber bulunuyorlar. Biri rüya olduğunu bilir. Diğeri ise rüya olduğunun farkında değil. Hangisi daha mükemmel lezzet alır? Elbetteki rüya olduğunu bilmeyen. Rüya olduğunu bilen, şimdi uyanırsam şu lezzet kaçacak diye düşünür. Diğeri ise tam ve gerçek lezzet alır.
İşte normal ölüler, öldüklerinin farkında olduğu için lezzetleri eksiktir. Halbuki şehitler öldüklerini bilmediğinden aldıkları lezzet tamdır.

İmanlı ölen ve kabir azabı görmeyen insanların ruhları serbest dolaşır. Bu sebeple pek çok yere gidip gelebilirler. Bir anda çok yerde bulunabilirler. Aramızda dolaşmaları mümkündür. Hatta şehitlerin efendisi Hz. Hamza pek çok insana yardım bile etmiştir, ve halada yardım ettiği insanlar vardır.

Ruhlar aleminden anne karnına gelen insanlar, oradan dünyaya doğarlar. Burada buluşup görüşürler. Aynen bunun gibi bu dünyadaki insanlar da, ölüm ile öbür tarafa doğarlar ve orada dolaşırlar. Nasıl ki buradan öbür tarafa gideni uğurluyoruz. Kabir tarafından da buradan gidenleri karşılayanlar var. İnş bizleri de başta Peygamberimiz olmak üzere, bütün sevdiklerimiz orada karşılarlar. Yeter ki bizler Allah’a gerçek kul olalım.

Yeni doğan çocuğu burada karşıladığımız gibi, buradan öbür tarafa giden bizleri de inş dostlarımız karşılayacaktır. Bunun şartı Allah’a iman, O’na ve Peygamberine uymak ve iman ile ölmektir.


Selam ve dua ile...





! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !


BİNLERCE HEDİYEDEN BİRİNİ KAZANMAK İSTERMİSİN?
HEMEN TIKLA VE ÜYE OL HEM ARKADAŞ HEMDE HEDİYE KAZANMAYA BAŞLA


Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged




Sohbet Etmenin Tam Zamanı TIKLA Sohbete Gel..

Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Gerçek Ölüm ve Görünen Ölüm Dini Mülti Medya GoKTuG 0 115 Son Mesaj 01 Temmuz 2007, 16:29:07
Gönderen: GoKTuG
ESKİ TÜRKLERDE ÖLÜM VE ÖLÜM GELENEKLERİ Parapsikoloji LiNDa 0 89 Son Mesaj 27 Eylül 2007, 16:31:57
Gönderen: LiNDa
Çocuga ölüm nasıl anlatılmalı ! Rehberlik Yazıları LiNDa 0 80 Son Mesaj 26 Temmuz 2008, 08:19:43
Gönderen: LiNDa
Kepek Nedir ? Nasıl Kepekten Kurtulurum ? Saç Bakımı LiNDa 0 158 Son Mesaj 24 Ekim 2008, 02:59:47
Gönderen: LiNDa
Gözlerin Düştü Yüreğimin Aklıma Üşüdüm... Resimli Şiirler LiNDa 0 46 Son Mesaj 08 Ocak 2009, 07:36:12
Gönderen: LiNDa
Arsiv

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Theme Sohbet-Chat | Arrange GoKTuG
Sitemiz En iyi 1024x768 çözünürlükte Mozilla Firefox ile Görüntülenebilir